X

Rüyaların rehberliğinde yaşama sanatı

“Şamanik geleneklere sahip insanların rüyalar hakkında söylediklerine bakarak, kişi tecrübeye dayanarak rüya gerçekliğinin paralel süreklilik olduğu idrakine gelir… Paralel süreklilik fikrini ciddiye almamızı öneririm ve akıl ve bedenin rüyada gömülü olduğunu, rüyanın yüksek bir düzende uzaysal boyut olduğunu söylerim. Uykuda kişi, çok aslına uygun bir geometrik açıdan, uyanık dünyanın sadece yüzeyi olduğu gerçek dünyaya salınır… Biz öncelikli olarak aklın bir çeşit yanardöner, biyoloji düzeninin daha yüksek seviyelerinde bir çeşit epifenomen (yan tesir) olarak ortaya çıkmasıyla birlikte biyolojik değiliz. Aslında biz, maddeye gölge atan bir çeşit aşırı uzaysal nesneleriz. Maddedeki gölge bizim fiziksel organizmamızdır.”
Terrence McKenna

Basit sınırların içinde yaşadığımız ve gerçekliğimizin de bu olduğu bilgisi artık günden güne daha fazla insanın bu durumu sorgulamasına neden oluyor. Bu sorgulamaların ardında pek çok neden yatsa da, ben burada rüyadan gerçeğe uyanmanın üzerinde durmak istiyorum. Uyanık hayatta algımızın somut sınırlarının içinde sıkışıp kaldığımız için uykuda, özellikle uykunun REM döneminde neler olabileceğini, neler yapabileceğimizi gördüğümüzde “Çok enteresan bir rüyaydı” diyoruz.

Gerçeklik algımızdaki nesneler kullanılarak bize içsel benliğimizin verdiği mesajlar artık günümüz insanlarında bir aydınlanma yaşatmaya başladı. Duru görümüzden ve düşüncelerimizin ne kadar etkili olduğunu bilgisinden tamamen uzaklaştırılarak çekildiğimiz sınırlarda negatif düşünce, kaygı, korku ve kıtlık frekansında titreşmemiz sağlandı. Oysa irademizi kontrol dışı bırakarak çalışan robotlar haline gelmeden önce rüyalarına değer veren, içerideki sesin ne anlatmaya çalıştığını anlamaya çalışan insanlar olarak epeyce kalabalıktık.

Rüyalarımız tesadüfi değil. Daha önce de birçok yazımda belirttiğim gibi günlük olayların etkisinde kaldığımız rüyalar dışında gördüklerimizi takip ederek uyanıklığımızı yaşadığımızda mutlaka etkilerini görebiliriz.

Rüya Gören Evren” adlı kitaptan aldığım yukarıdaki metinde de söylendiği gibi, uykudayken gerçek dünyamıza yolculuk yaparız. Korkunun, kaygının, negatif yaptırımların tesiri altında kalmadan gerçekliğe doğru uzanırız. Gördüğümüz mekanlar, çevremizdeki insanlar idrak etmemizi kolaylaştırmak içindir. Bu yüzden rüyadan uyandığınızda hissettiğiniz duygular çok değerlidir.

Rüyaların hastalıklar üzerindeki etkileri bu yollarla uygulanmaktadır. Bedenin hasta olduğu bölgeye odaklanarak, o bölgedeki duyguyu anlamlandırmak veya tıbbi tedaviye destek olabilecek duyguları uyumadan önce sakin, dingin bir zihinle soran cümlelerle uykuya dalmak da çözümlerden bir diğeridir.

Rüyalarınızı yorumlatmak ve rüyalarınızın rehberliğinde ilerlemek konusunda eğitim almak isterseniz @nefesle.terapi Instagram hesabını takip edebilir, sorularınız için benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Rüyada insanlığın ortak sembollerini nasıl yorumlayabiliriz?

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale