X

Rüyaların rehberliği ile bilinçdışına erişmek mümkün mü?

“Bilinçli zihin papağan gibi eğitilmeye izin verir, bilinçdışı izin vermez.” C.G.Jung

Jung, rüyaların rehberliği ile ilgili birçok araştırma yapmış önemli psikiyatrdır. İnsanların iç dünyalarını anlarken rüyalarından yardım alınabileceğini paylaşmıştır.

Özellikle bildiklerinizin dışında farklı yollar görmek konusunda ve yolları kabullenmeye, değiştirmeye karşı direnç gösteren bir yapınız varsa rüyalarınızı hatırlamak istemez, onların size gösterdiklerini saçma, abuk sabuk bulabilir ya da bir anlam yüklemeyi tercih etmezsiniz.

Rüyalar bir bilinçaltı çalışması uygulaması yapılmadan bilinçdışına erişebildiğimiz tek kaynaktır. Bize kaygılarımızı, öfkelerimizi pasif olarak yaşadığımız bize zarar veren duygularımızı gösterdiği gibi, bize karar verirken en iyi seçim olanı da gösterebilir. Bazen uzun süredir haber alamadığımız bir dostumuzun yaşadıkları ile yardımımıza ihtiyacımız olduğuna dair işaretler de gönderebilir. Çok zor geçtiğimiz bir dönemde bilinçdışı uğradığınız hayal kırıklıklarını ve haksızlıkların iç yüzlerini ve hangi alanlarda rahatlayıp zihninize, bedeninize iyi gelecek olanları da size rüyalarınızda gösterebilir. Bu kaynak her gece uykuya daldığımızda bize verilmiş olan bir değerdir. O nedenle onların rehberliğini ve iç dünyamızı aydınlatan bize destek olan bilge tarafını sevgiyle kabul etmeliyiz.

Uykuya yattıktan bir süre sonra, derin uyku dönemine geçtiğimizde rüyalarımız da akar. Bazen gergin bir gün geçirdiğimizde nefes egzersizleri, dualar, telkinlerle, duş alarak bedenimizi rahatlatarak uykuya geçmek daha avantajlı olabilir. Gergin günlerin sonunda o günün etkisi uyku sürecinde devam eder, gördüğünüz rüyalarda da ifade edemediklerinizi, anlatamadıklarınızı anlatmaya çalışırken, beden gün içerisinde verdiğiniz tepkilere benzer tepkiler verir. Zihnininiz ve bedeniniz dinlenemeden  sabah olmuş olur. O nedenle uyumadan önce gerginlikleriniz varsa uykuya yatarken bedeninize ve zihninize destek vererek uykuya dalmak hem sabah dinlenmiş kalkmanızı sağlar hem de ulaşmak istediğimiz davranışlarımız ve duygularımızla ilgili her türlü bilgi rüyalarımız yoluyla bize iletilir.

Rüyalar bize direk akmayabilir, çoğunlukla sembollerle karşımıza çıkar. Semboller yabancı değildir bize aittir, bizim sembollerimizdir. Sembollerin ne anlama geldiği de bizim kendimize soracağımız sorularla ortaya çıkar. Hep yazdığımız gibi semboller bize aittir. Herkesin bilinçdışındaki sembolün anlamı farklılık gösterir. Örneğin kalem birimiz için bilgi, eğitim demektir ama çocukken eline kalem batan başka biri için acı anlamına gelebilir.

Rüyaların farkındalığına varmak ve onların bize yol göstermesi için bir rüya defterine notlar almalı ve sembollerimizi not almalıyız. Bir defterimiz olduğunda sembolleri ve takip eden günlerde neler yaşadığımızı not alırsak anlamlandırmış oluruz.

Rüyalarınızı yorumlatmak ve rüyalarınızın rehberliğinde ilerlemek konusunda eğitim almak isterseniz @nefesle.terapi Instagram hesabını takip edebilir, sorularınız için benimle iletişime geçebilirsiniz.

 

İlginizi çekebilir: Rüyalarınızı ayrıntılı bir biçimde hatırlamak için ne yapabilirsiniz? 

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale