X

Renkli paltolarla sokak şıklığını yakalayın

Dış giyim, kış gardırobumun en önem verdiğim kısmını oluşturuyor. Midi elbiselerimin üstüne bele oturan diz hizasında paltolar, tayt ve skinny jean’lerimin üstüne maskülen oversized paltolar, kalem etek ve elbiselerin üstüne truvakar kol yakasız kabanlar giymeyi severim. Deve tüyü ve siyah paltolar her kış olmazsa olmazımdır.

İlgili yazı: Sonbahar- kış modası: Kış mevsiminin kurtarıcı aksesuarları

Gardırobumun %80’i siyahtır; fakat son yıllarda gözüm hep mağazalarda ve online alışverişte renkli paltoları arar oldu. Kışın soğuğunu, gri gökyüzünü, koyu renk kıyafetlerini renklendirmenin en iyi yolu parlak renklerde bir palto seçimi.

2014 kış sezonunda Maje’nin bir buz mavi paltosu vardı ki, hiç unutamam. Bu sezon H&M şeker pembesi bir palto çıkarmış, hiçbir yerde bulamadım. Zara’ya yeni koyu kırmızı harika bir palto gelmiş, almak için indirimi bekliyorum.

Siz de kışın kıyafetinize biraz renk ve neşe katmak isterseniz, hemen kendinize renkli bir palto seçin.

Renkli paltolarımızı nasıl giyelim?
  • Siyah bir kazak veya sweatshirt, altına deri bir tayt ve beyaz sneakers giyin. Kıpkırmızı bir palto ve aynı renk bir ruj, size bütün gün ihtiyacınız olan enerjiyi verir.

  • Beyaz basic tshirt, denim pantolon ve converse ayakkabılarınızın üzerine toz pembe bir paltoyla soft bir görüntü elde edin.

  • Risk almayı sevenlerdenseniz, renkli paltonuzu aynı renk çanta ve/veya aynı renk topuklu bir ayakkabıyla giyebilirsiniz.
  • Turuncu ve lacivert kontrast renklerdir. Lacivert kazağınızın üzerine turuncu oversized bir palto giyebilirsiniz.
  • Color blocking için; fuşya bir paltonun içine giyeceğiniz kırmızı bir pantolon ceket takımıyla bütün dikkatleri üstünüze çekebilirsiniz.

  • Parlak mavi tonlarını deve tüyü veya bej tonlarında kıyafetinizin üzerine giyebilirsiniz.
  • Fıstık yeşili paltonuzun içine siyah beyaz çizgili bir triko, boyfriend jeans ve metalik renklerde bir stiletto’yla trendy görünmeniz kaçınılmaz.
Alaz Balıklı: İzmirli. Bornova Anadolu Lisesi, Viyana Teknik Üniversitesi mezunu. Mimarlık bölümünü bitirdikten sonra Türkiye'ye dönerek 2 yıl boyunca çeşitli mimarlık ofislerinde çalıştı. 2015 yılının sonuna doğru hayallerinin peşinden giderek Design Markett, 2016 yılında ise ALASIA studio'yu kurdu. Kışın İstanbul'da, yazın Alaçatı'da yaşıyor, Alaçatı Design Markett'in kreatif direktörlüğünü yapıyor. Çocukluğundan beri styling yapıyor, gardırobunu bir moda arşivi olarak görüyor. Modayı yazmayı da, uygulamayı da, üretmeyi de çok seviyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale