X

Rengini belli et, kırmızıyı seç!

Renkler üzerine yapılan araştırmalar, belirli renklerin davranış ve düşüncelerimiz üzerinde önemli etkileri olduğuna dikkat çekiyor. Son yapılan araştırmaların ise özellikle “kırmızı” üzerinde yoğunlaştığını söyleyebiliriz.

Son yapılan araştırmalar özellikle spor alanında başarılı olan takım ve sporcuların kırmızı giydiğine dikkat çekiyor.

Spor alanında başarılı olan takımların ve sporcuların ortak noktalarının kırmızı giymeleri olması bazı araştırmacıların dikkatini çekiyor ve bu konuyu irdelemeye başlıyorlar. Son 40 senedir İngiliz futbolunu domine eden Liverpool, Manchester United ve Arsenal’in formalarında kırmızı olması bir tesadüf mü? Belki. Peki, 2004 yılı olimpiyatlarında yapılan çalışmanın sonucu? O yıl yarışmacılara (güreş, tekvando ve boks kategorilerinde) mavi ve kırmızı üniformalar giydirilmiş ve çekişmeli mücadelelerde %60 oranında kırmızı giyen tarafın kazandığı görülmüş. Yine Münster Üniversitesi’nde 2008 yılında yapılan bir araştırmada dövüş sanatları hakemlerinin izleyip yorumlamış olduğu maçlar, kırmızı ve mavi üniformalar dijital ortamda değiştirildikten sonra, yeniden seyrettirilip hakemlerden bu maçları da değerlendirmeleri istenmiş. Hakemler ikinci izledikleri maçlarda kırmızı giyen güreşçileri %13 oranında daha yüksek puanlandırmışlar. Maçlar aynı, sonuçlar aynı ama değerlendirmeler kırmızı giyenlere dair pozitif şekilde yanlı. Tesadüf mü? Belki. Ama yapılan araştırmaların hep aynı sonuca vurgu yapıyor olması bir tesadüf değil.

Rakibinizle eş şartlardaysanız kırmızıya şans verin

Bu gibi çalışmalara literatürde sıkça rastlamak mümkün. Araştırmacıların vardığı kanaat ise; eğer güçlüysen ne giydiğinden bağımsız olarak rakibini yenersin ama eğer eş şartlardaysanız kırmızının gücüne şans vermelisin!

Araştırmalar tabi ki sadece sporla sınırlı değil; güncel çalışmalarda kırmızının sosyal ilişkiler üzerindeki gücü de incelenmiş. Örneğin; Fransa’da 2014 yılında yapılan bir araştırma, erkek müşterilerin kırmızı giyen kadın garsonlara daha fazla bahşiş verdiklerini ortaya koyuyor. Yine bu alanda yapılan çalışmaların birinde, kırmızı bir arka planda duran veya kırmızı giyen kadınların erkekler tarafından daha fazla ilgi gördüğü, daha çekici algılandığı, erkeklerin onlara daha fazla para harcama istediği duyduğu ve onlara daha yakın durmayı tercih ettiğini ortaya konuyor.

İlgili yazı: Evinizi boyarken renklerin psikolojisinden yararlanın

Her ne kadar kırmızı çok güçlü bir renk olsa da, erkekler konusunda yeterli güce sahip değil. Bu noktada jest, mimikler ve kendine güven esas belirleyici olan noktalar.

Kırmızı erkekler üzerinde afrodizyak etkisi mi yaratıyor?

Tabi ki bir erkeği tavlamak için tek başına kırmızı giymek yeterli değil; jest, mimikler ve kendine güvenin de bu işin bir parçası olduğu unutulmamalı. Kırmızıyı tamamlayıcı bir özellik olarak düşünebiliriz. Bununla birlikte kırmızı giymenin erkeklerin kadınların zekasına, nezaketine ve onları sevmelerine yönelik algılarında etkisi olmadığını da vurgulamakta fayda var.

Kırmızının diğer renklerden daha çarpıcı bir yanının olduğu aşikar, bu nedenledir ki trafik işaretlerinde kırmızı ağırlıklı olarak kullanılıyor; ancak ikili ilişkilerde kırmızının yarattığı etkinin nedenleri hala tartışma konusu. Kırmızı giymek kadınların kendilerine daha fazla güvenmelerini sağlıyor olabilir; kırmızı renk olarak erkeklerin testosteron seviyelerini artırıyor, doğurganlığı veya zindeliği simgeliyor da olabilir. Altında yatan neden her ne olursa olsun bir erkekle aranızda bir çekim oluşturmak istiyorsanız üzerinizde kırmızı taşımayı denemelisiniz. Benden söylemesi…

Uzman Psikolog B. Asena Soydaş: Ortaokul ve lise eğitimini Avusturya Lisesi’nde tamamladıktan sonra 2009 yılında Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden yüksek onur derecesi ile mezun olmuştur. Yüksek lisansını Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Aile Psikolojisi üzerine yapmıştır. 2010 yılından bu yana çeşitli okullara psikolojik destek sağlamıştır. Halen anaokullarına danışmanlık vermekte ve Tanaltay Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde aileler ve çocuklarla psikoterapi seanslarını sürdürmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale