X

Regl döneminde şişkinliği hafifletmenin yolları

Birçok kadın, adet döngüsünden önce veya döngü esnasında şişkinlik yaşıyor. Bu şişkinlik, hormonal dalgalanmalardan, rahim kasılmalarından ve sindirim sisteminin yavaşlamasından kaynaklanabiliyor. Regl şişkinliği korkulacak bir durum olmasa da kadınlar bu şişkinlik yüzünden günlük hayatlarına istedikleri gibi devam edemiyorlar. Bizler de bu şişkinlikle başa çıkmaya yardımcı olan pratikleri sizlerle paylaşarak regl döneminizi rahat geçirmenize yardımcı olmak istiyoruz.

Regl şişkinliği nedir, neden olur?

Regl şişkinliği, genellikle adet dönemi öncesinde veya sırasında karın, bacak ve el gibi bazı vücut bölgelerinin su tutması sonucunda ortaya çıkıyor. Bu şişkinlik, hormonal değişikliklerden vücuttaki su-tuz dengesine kadar birçok farklı durum sonucunda ortaya çıkabiliyor.

Adet döngüsü boyunca östrojen ve progesteron hormonlarının seviyeleri sürekli değişiyor. Bu dönemde östrojenin yükselmesiyle vücut normalden daha fazla su ve tuz tutuyor. Bu durum da dokularda sıvı birikimine yani ödeme yol açarak şişkinlik hissiyatını doğuruyor.

Regl döneminde progesteron hormonunun seviyesinde yaşanan dalgalanma, bazı kadınların sindirim sisteminin yavaşlamasına sebep oluyor. Bu yavaşlık da gaz birikimi ve kabızlık gibi sorunları beraberinde getirerek karın bölgesindeki şişkinliği artırıyor. Aynı zamanda, adet döneminde rahim kasılmalarını tetikleyen prostaglandinin artışı da şişkinliği tetikleyebiliyor. Kısacası, regl şişkinliği hormonal değişikliklerin bir sonucu olup vücudun geçici bir şekilde daha fazla su tutması anlamına geliyor.

Regl dönemi şişkinliğini nasıl azaltabilirsiniz?

Regl şişkinliği, genellikle kanamanın ikinci veya üçüncü günü azalıyor. Bu iki gün içinde ise şişkinlik yüzünden pek çok kadının yaşam kalitesi düşüşe geçiyor. Eğer siz de regl şişkinliğinden hızlıca kurtulmak isteyenlerdenseniz aşağıdaki yöntemleri uygulayabilirsiniz.

Yeteri kadar su için

Bol su içmek ödemin vücuttan atılmasına yardımcı olduğu için regl şişkinliğiyle mücadelede de su tüketiminin önemini fark etmelisiniz. Su tüketerek böbreklerinizin daha etkili bir şekilde çalışmasını destekleyebilirsiniz ve vücudunuzda biriken fazla sıvıyı idrar yoluyla dışarı atabilirsiniz. Ayrıca, su tüketiminin kabızlığın ve gaz birikiminin önüne geçerek sindirim sistemini düzenlediğini de belirtmeliyiz. Bunlara ek olarak, insan vücudunun susuz kaldığı zaman bir korunma mekanizması olarak su tutmaya çalıştığını da söylemeliyiz; vücudun bu eforu karşısında su birikimi artıyor ve şişkinlik ortaya çıkıyor. Bu yüzden, her gün ortalama 2-2.5 litre arası su içmeye özen göstermelisiniz.

Tuz tüketimini azaltın

Fazla tuz tüketirseniz vücudunuzun su tutma eğilimini artırabilirsiniz. Bu nedenle, başta regl dönemi olmak üzere hayatınızın her döneminde aşırı tuz tüketiminden kaçınmalısınız. Paketli ve işlenmiş gıdalar yüksek oranda tuz içerdiği için cips, hazır çorba, fast food, konserve gıda ve sucuk gibi işlenmiş et yememelisiniz. Evde hazırladığınız öğünlere de fazla tuz atmak yerine zerdeçal, kimyon, karabiber ve kekik gibi baharatlarla lezzet katabilirsiniz.

Hafif egzersizler yapın

Pek çok kadın adet döneminde spor yapmaktan kaçsa da egzersizin regl şişkinliğine fazlasıyla iyi geldiğini belirtmeliyiz. Bu şişkinliği gidermek adına yürüyüş, yoga ve pilates gibi hafif fiziksel aktiviteler yapabilirsiniz. Bu aktiviteler aracılığıyla vücudun doğal ağrı kesicisi olarak bilinen endorfin hormonunun salgılanmasını destekleyebilirsiniz. Buna ek olarak, hafif egzersizlerle sindirim sisteminizi harekete geçirerek gaz birikimi ve kabızlık gibi sorunlarla etkili bir şekilde mücadele edebilirsiniz. Aynı zamanda, bu egzersizler sayesinde kan dolaşımınızı hızlandırabilirsiniz ve vücudunuzda biriken fazla sıvı ve toksinlerle vedalaşabilirsiniz.

Magnezyum ve potasyumlu besinler yiyin

Magnezyumlu gıdalar kasların gevşemesini sağlayarak regl sancılarını hafifletirken potasyumlu besinler de hücrelerdeki sıvı dengesini düzenleyerek ödemi azaltıyor. Bu yüzden, regl şişkinliği karşısında magnezyum ve potasyumun önemini kabullenmelisiniz. Regl dönemindeyken muz, avokado, ıspanak, somon balığı ve tatlı patates gibi potasyum açısından zengin gıdalar tüketebilirsiniz. Aynı zamanda, badem, ceviz, kaju, kabak çekirdeği, koyu yeşil yapraklı sebzeler, bitter çikolata ve yulaf ezmesi gibi magnezyum açısından zengin besinleri de beslenme düzeninize dahil edebilirsiniz.

Bitki çayı için

Bitki çayları, genellikle doğal gaz gidericiler ve kas gevşeticiler olarak tanımlanıyor. Bu çaylar, regl şişkinliğini azaltma açısından kritik bir rol oynuyor. Adet döneminizde zencefil çayı, papatya çayı, rezene çayı ve nane çayı tüketerek sindirim sisteminizi rahatlatabilirsiniz ve sıvı birikimini minimuma düşürebilirsiniz. Bu çaylara birkaç damla limon suyu ekleyerek antioksidan etkisini güçlendirebilirsiniz ve lezzeti artırabilirsiniz.

Lifli gıdaları beslenme düzeninize dahil edin

Lifli gıdalar, bağırsak hareketlerini destekleyerek kabızlığı ve gaz birikimini önlüyor. Bu sayede, regl şişkinliği de azaltılıyor. Adet dönemindeyken bulgur, yulaf ezmesi, esmer pirinç ve tam buğday ekmeği tüketebilirsiniz. Aynı zamanda, brokoli, ıspanak, kabak, havuç, enginar, elma, armut, çilek ve muz gibi sebze ve meyveleri de beslenme düzeninize ekleyebilirsiniz.

Rahat kıyafetler giyin

Dar giysiler vücuda baskı yaptığından ötürü regl şişkinliği daha net bir şekilde hissedilebiliyor. Bu yüzden, adet döneminizde vücudunuza konfor sunacak ve onu sıkmayacak rahat kıyafetler giymelisiniz. Rahat giysilerle birlikte, hafif karın masajıyla vücudunuzdaki gazın atılmasını ve regl şişkinliğinin azalmasını da destekleyebilirsiniz.

Sıcak kompres uygulayın

Regl şişkinliğini hissettiğiniz zaman alt karın bölgenize sıcak bir havlu veya sıcak su torbası aracılığıyla sıcak kompres uygulayabilirsiniz. Bu uygulamayla kaslarınızı gevşetebilirsiniz ve kan dolaşımınızı artırabilirsiniz. Sıcak komprese ek olarak, ılık bir banyo yaparak da rahatlayabilirsiniz.

Eğer yukarıdaki pratikleri uygulamanıza rağmen çok şiddetli, uzun süreli ve başka rahatsız edici semptomlara sahip regl şişkinliği yaşıyorsanız mutlaka bir sağlık profesyoneline danışmalısınız.

 

İlginizi çekebilir: Regl izni nedir, neden önemlidir?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale