X

Psikologlar ‘yalnızların’ daha entellektüel ve daha sadık bir arkadaş olduğunu söylüyor

Sosyal olarak reddedilen insanlar ile yalnız olmayı seçmiş insanlar arasında büyük bir fark vardır. Birçok insanın düşündüğünün aksine, yalnız olmak ne iyi ne de kötü bir durumdur. Yalnızlar bireyselliği tercih eden insanlar olup, kendi başlarına arkadaşlarıyla olduğundan daha çok keyif almaktadırlar (Evet, yalnızların da arkadaşları olur). İnsanlar tarafından kabullenilmeye ve onlara bağlanmaya daha az ihtiyaç duyarlar. Dünyaya kendi fikirlerine odaklanarak ve yalnızlıkları tarafından güdülenerek bağlanmaya çalışırlar. Sosyal etkileşim onları tüketmeye niyetlendikçe onlar dünyayla bağ kuracak farklı yollar bulurlar.

Yalnızların genelde küçük arkadaş çevreleri vardır.; çünkü arkadaşlık ve güven konusunda yüksek standartlara sahiptirler. Arkadaşlarıyla vakit geçirmekten hoşlanırlar; ancak diğer insanlar gibi arkadaşlarına bağımlı ve bağlı değillerdir. Yalnız insanlar genelde diğer insanlardan daha entelektüel olup, zamanlarını eğlenerek, bir şeyler üzerine çalışarak ya da hobileriyle değerlendirirler. Aslında içe kapanık kişiler gibi dışa dönük kişiler de yalnız olabilirler. Birçok yalnız, zamanlarını büyük sosyal grupların dışında geçirirler; çünkü kendileriyle olmanın sahte arkadaşlar tarafından ‘tüketilmekten’ daha iyi olduğunu anlamışlardır.

Yalnızlar herkes tarafından acınası ya da korkulan insanlar olmasına rağmen gerçekte kendi kendilerine eğlenen insanlardır

Onlar isteseler birçok arkadaş edinebileceklerinin farkındadırlar; ancak herkesi ‘gerçek arkadaş’ olarak görmezler. Sadece kendilerini kötü yanlarıyla kabul edip yakınlık gösteren kişileri gerçek arkadaşları olarak görürürler.

Yalnızlık çeken yalnızlarla ilgili sağlıklı olmayan örnekler de vardır. İçe dönük yalnızlar sosyal endişeli olmaya yakındırlar. Mesela;  patolojik olarak utangaç olanlar ya da çocukluğunda kötü bir deneyim yaşamış olanlar genellikle sakin yaşam tarzına daha yatkındır. Zorla yalnızlaştırılanlar ise insanlarla uzun zaman geçirmişlerdir; ancak utangaçlıkları ve endişeleri kendilerini hep engellemiştir ve sonunda içe kapanıp yalnızlaşmışlardır. Bu insanların yüreğinin derinliklerinde arkadaşlarıyla beraber vakit geçirmek yatar; ancak utangaçlıkları arkadaş gruplarına katılmalarını ve arkadaş edinmelerini engeller. Birçok yalnız birey stres tetikleyen problemler yaşadıklarında darbe alıyorlar. İnsanlarla karşılaşacağı zaman kelebek gibi oradan uzaklaşıyorlar ve sosyal olmanın dış baskısına maruz kalıyorlar. Büyük hayat problemleriyle karşılaştıklarında da yalnızlar yine sosyal destek almaktan kaçınıyorlar.

Çocukluğunuzda yaşadıklarınız yalnız olup olmamanızı etkileyebilir

Öte yandan; Chicago Üniversitesi’nde psikolog olarak görev alan John Cacioppo sosyal izolasyonun obezite ve sigara bağımlılığıyla eşit derecede risk taşıdığını söylüyor ve ekliyor: ‘Yalnızlığa mahkmum edilme  açlık ve susuzluk gibidir. Genleriniz sinyal göndererek kurtulmak için yardım ister. Yalnız olduğunuz zaman vücudunuzda stres baş gösterir ve bu durumun uzun sürmesi sağlığınız için iyi değildir’

Toplumlarda ‘yalnız’ insanlar acınılan veya korkulan bireyler olarak görülürler. İçe kapanık ya da yalnız kişiler gerçekte kendi yalnız yaşamlarında gizli eğlenceler bulmuş, daha özgür, yaratıcılığını artıran daha az stresli bir yaşamı olan, öğrenmeye meraklı ve az da olsa olarak beraber geçireceği zamandan mutluluk duyacak derin ve doyurucu bir ilişki yaşayan kişilerdir. Her ne kadar toplumdan dışlanan kişiler olsalar da korkulması gerekenler her zaman sessiz kalanlar değildir.

Kaynak:

http://theunboundedspirit.com/

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Hayatı daha anlamlı yaşayabilmek için korkularınızla yüzleşin

İnsanlar kişiliklerini değiştirebilirler mi?

Ergenlik döneminde utangaçlık nedir ve nasıl aşılır?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale