X

Probiyotik eksikliğinin belirtileri ve probiyotik kaynakları

Kısaca “dost bakteriler” olarak tanımlayabileceğimiz probiyotikler, bağırsaklarımızda yer alan ve mikrobiyomu oluşturan iyi bakterilerdir. Sindirim, besin emilimi ve kötü bakterilerle savaşmak gibi pek çok görevi olan bu iyi bakteriler; fiziksel, zihinsel ve ruhsal sağlığımız üzerinde de pek çok rol oynar.

Yapılan araştırmalar, sindirim sisteminin işleyişini düzenleyen ve bağışıklık sistemini destekleyen probiyotiklerin, bağırsak problemleri, cilt problemleri, alerji gibi pek çok hastalık ve rahatsızlığın önlenmesi ve tedavisinde de rol aldığını gösteriyor.

Probiyotiklere neden ihtiyacımız var?

İşlenmiş gıdalar, belirli ilaçlar ve stres gibi pek çok çevresel faktör bağırsaklarımızda yaşayan iyi bakterilerin dengesini bozarak, sağlık problemlerinin ve hastalıkların oluşması için elverişli bir ortam hazırlayabiliyor. Probiyotikler ise, bağırsak florasını destekleyerek gerekli besin öğelerinin alınmasını kolaylaştırıyor, sindirim sisteminin daha iyi çalışmasını sağlıyor ve bağırsak bariyerlerini güçlendirerek toksinlerin ve patojenlerin vücudumuza girmesini önlüyor. Bu durum karaciğerimizin yükünü hafifleterek, bizi zararlı çevresel faktörlere karşı daha dayanıklı hale getiriyor. Sonuç: Daha sağlıklı bir beden, daha güçlü bir zihin ve daha iyi bir ruh hali!

Probiyotik eksikliğinin belirtileri

Araştırmalar, probiyotiklerin sindirim ve bağışıklık sisteminin fonksiyonlarını düzenlemenin yanı sıra, astım, alerji, cilt problemleri ve enfeksiyonlar gibi pek çok rahatsızlığın önlenmesinde ve tedavisinde rol oynadığını gösteriyor. İkinci beynimiz olan bağırsaklarımızın sağlıklı olması, serotonin hormonunun salgısını artırarak, ruh halimizi de iyileştiriyor. UCLA tarafından yürütülen bir araştırmaya göre, bağırsaklardaki iyi bakterilerin artışı, nörotransmitterlerin fonksiyonunu optimize ederek, anksiyete, depresyon ve stresin önlenmesine ve öğrenme, odaklanma, hafıza becerilerinin artırılmasına da yardımcı oluyor.

Vücudunuzdaki probiyotik miktarının azalmasının pek çok nedeni olabileceği gibi, probiyotik takviyesine ihtiyaç duyduğunuzun da pek çok belirtisi bulunuyor. Probiyotik eksikliği kendisini genellikle şu alanlarda gösteriyor: 

  • Bağışıklık sistemi: Sık sık hasta oluyor ya da enerji düşüklüğünden yakınıyorsanız, probiyotik takviyesi alma zamanınız gelmiş olabilir. Probiyotikler, bağışıklık sistemini toksin ve patojenlerle savaşmak konusunda eğiterek bağışıklığımızın güçlenmesine katkıda bulunurken; probiyotik eksikliği  hastalıklara zemin hazırlıyor.
  • Ruh hali: Mutluluk hormonu olarak da bilinen serotoninin yaklaşık %95’i bağırsaklarda üretiliyor ve sağlıklı bağırsak florası, zihinsel ve ruhsal fonksiyonlarımızı da iyileştiriyor. Probiyotik eksikliği ve bağırsak florasının bozulması durumunda ise, stres, anksiyete, huzursuzluk gibi ruh hali değişiklikleri ve semptomlar daha sık deneyimlenebiliyor.
  • Enerji seviyesi: Vücudumuz ihtiyaç duyduğu enerjiyi besin öğelerinden sağlarken; bu besin öğelerinin emilimi bağırsaklarımızın görevidir. Bağırsaklarınızın görevini doğru şekilde yapamıyor oluşu, enerji seviyenizin düşmesine de neden olabilir.

  • Bağırsak problemleri: Gaz, ishal, şişkinlik… Bağırsak problemlerinin çoğu, dengeli ve sağlıklı beslenme ile önlenebilirken; intolerans ve alerji ihtimalini artıran işlenmiş ve paketli yiyecekler, kızartmalar, süt ve süt ürünleri, gluten gibi pek çok şey, bağırsaklarımızın düzgün çalışmasına engel oluyor. Bağırsak problemlerini önlemek için öncelikle beslenme tarzınızı değiştirmeyi deneyebilir; probiyotik takviyesi ile bağırsaklarınızın güçlenmesine yardımcı olabilirsiniz.
  • Alerjiler ve cilt problemleri: Yapılan araştırmalar, probiyotiklerin alerjik reaksiyonlarda semptom sıklığını ve ilaç kullanımını azaltmaya yardımcı olduğunu gösteriyor. Probiyotik eksikliğine bağlı olarak bağırsak florasının dengesinin bozulması, gıda alerjileri gibi alerjilerin artışına neden olabilirken, akne, egzama, cilt kızarıklıkları gibi cilt problemlerinin ve mantar enfeksiyonlarının görülmesini de sıklaştırabiliyor. Dengeyi sağlamanın en iyi yolu ise, faydalı bakterileri, yani probiyotikleri devreye sokarak bağırsak floranızı ve bağışıklık sisteminizi güçlendirmekten geçiyor.

Tüm bu göstergelerin yanı sıra, bağırsak florasının dengesini bozan gıda zehirlenmesi ve işlevi vücuttaki iyi ya da kötü tüm bakterileri yok etmek olan  antibiyotiklerin kullanımı gibi durumlar da, vücudunuzdaki probiyotik miktarının azalmasına neden olabilir. Özellikle seyahat gibi farklı tatlar deneme ihtimalinizin arttığı zamanlarda probiyotik desteği alabilir; antibiyotik kullanımından sonra probiyotiklerle bağırsaklarınızı destekleyebilirsiniz. Unutmadan söyleyeli; probiyotikler üzerine yapılan çalışmaların üzerinde mutabık olduğu “alınması gereken probiyotik miktarı” gibi bir çıktısı yok ve ihtiyaç duyulan probiyotik miktarı kişiden kişiye göre değişiyor.

Bağırsaklarınızda yaşayan dost bakterilerin sayısını artırmak için, günlük beslenme planınızda yoğurt, kefir, kombucha, lahana turşusu gibi güçlü probiyotik kaynaklarına daha çok yer verebilir; pratik kullanımıyla Probiyotikli Çayları rutininize ekleyebilirsiniz.

Türkiye’nin ilk ve tek probiyotikli çayı: Doğadan Probiyotikli Çay

Bir kupa Doğadan Probiyotikli Çay’ın içinde yaklaşık 200 milyon probiyotik bulunuyor. Probiyotikler, günlük olarak düzenli tüketilmesi halinde, bağırsak florasındaki iyi bakterilerin artmasıyla sindirim sistemini düzenlemeye ve bağışıklığı güçlendirmeye yardımcı oluyor.

Siyah Çay, Açai Ananaslı Yeşil Çay ve Vanilyalı Rooibos olmak üzere 3 farklı lezzette sunulan Doğadan Probiyotikli Çayların içeriğinde bulunan probiyotikler, dışındaki doğal kalkan sayesinde sıcak sudan ve mide enzimlerinden korunuyor ve sadece bağırsakta aktif hale geliyor. Üstelik bu probiyotikler çayın tadında herhangi bir değişime de neden olmuyor.

Çantada taşınabilir, pratik formatıyla Doğadan Probiyotikli Çay, destek almak istediğiniz her an yanınızda. Üstelik içeriğinde koruyucu ve katkı maddesi bulunmayan Doğadan Probiyotikli Çay, laktozsuz ve vegan beslenmeyi tercih edenler için de uygun.

Doğadan Probiyotikli Çayla hemen tanışmak için tıklayın.

 

Bu içerik Doğadan katkılarıyla hazırlanmıştır.

 

İlginizi çekebilir:
Mevsim geçişlerinde bağışıklık sisteminizi güçlendirecek öneriler
Probiyotiklerle bağışıklığını destekle: Doğadan Probiyotikli Çay

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale