X

Portakal kabuğu görünümüne son: Selülitlerle savaşan besinler

Kadınların yaklaşık %90’ını etkilediği tahmin edilen ve birçok kadının da hayatının bir döneminde muzdarip olduğu selülitlerin tam olarak neden kaynaklandığına dair ne yazık ki bilimin kesin cevapları yok… Ancak, çeşitli sebeplerin selülit oluşumuna zemin hazırladığı biliniyor. Genetik faktörler, hormonlar, stres, egzersiz eksikliği, tütün kullanımı, aşırı alkol tüketimi gibi bir dizi faktörün selülitleri tetiklediği düşünülse de en geçerli sebeplerden birinin kötü beslenme olduğu yapılan çeşitli çalışmalar arasında yer alıyor. Yediklerimizin cildimiz üzerindeki hızlı etkisi göz önünde bulundurulduğunda birçok uzman sağlıklı seçimlerle selülitlerin önlenebileceğine ve portakal görünümünün iyileştirilebileceğine dikkat çekiyor. Selülitlerden kurtulmak, zorlu ve uzun bir süreç olsa da pahalı kremlere, estetik müdahalelere gerek kalmadan da bu cilt sorunu ile mücadele etmek mümkün. İşte selülitlere adeta savaş açan anti-selülit besinler:

Su zengini besinler

Su, bütüncül sağlığımızı iyileştirmenin yanı sıra, cilt bakımını ve kilo verme sürecini de destekliyor. Su tüketimini artırmak için su içmek kadar ‘yemek’ de şart. Su zengini besinler, mideyi daha yavaş terk ederek uzun süre tokluk hissi sağlıyor, hücrelerin çalışma hızını artırıyor, nem ihtiyacını karşılıyor ve cildi dolgunlaştırarak çukurlaşmayı önlüyor. Karpuz, kavun, salatalık, kabak, domates, marul, greyfurt, havuç ve brokoli gibi çoğunluğu sudan oluşan meyve-sebzeler tüketerek selülitlere savaş açabilirsiniz.

Beyaz çay

Kingston Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, beyaz çayın cildin bütünlüğünü korumada ve selüliti önlemede önemli bir rol oynayan elastin ve kolajen yıkımını azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor. Beyaz çay, bağ dokusunu koruyarak cildin en üst tabakasının sağlıklı ve kalın kalmasına; alttaki yağ hücrelerinin dışarı atılmasını önlemeye, dolayısıyla selülit görünümünün azalmasına destek oluyor. Ayrıca, zengin bir antioksidan kaynağı olmasıyla antienflamatuar özelliklerle de vücuda katkı sağlıyor.

Yumurta

Yumurta, hücre zarının önemli bir bölümünü oluşturan ve lesitin olarak bilinen madde açısından oldukça zengin bir besin. Lesitin, hücrelere giren-çıkan besin maddelerinin düzenlenmesine yardımcı oluyor, vücutta yağ sindirimini sağlıyor ve kan akışını hızlandırıyor. Böylelikle selülitlerin oluşumunu engelliyor. Eğer, yumurta tüketmeyi sevmiyorsanız soya sütü, tofu gibi lesitin zengini farklı kaynakları de beslenmenize ekleyebilirsiniz.

Yaban mersini

Rengarenk, iştah açan, lezzetli halinin yani sıra adeta süper gıda sayılan bir besin olan yaban mersini, zengin bir antioksidan kaynağı. Bu lezzetli meyve, lenf akışını iyileştirerek selülit oluşumuna neden olan toksinlerin yok olmasına yardımcı oluyor. C vitamini içeriği ve kolajeni destekleyen yapısı ile de derinin kalın, güçlü ve çukursuz görünmesini sağlıyor. Yaban mersinin yanı sıra benzer özelliklere sahip böğürtlen, ahududu gibi kırmızı meyveler de selülitlere karşı önleyici etki gösteriyor.

Muz

Muhtemelen muzun harika bir potasyum kaynağı olduğunu biliyorsunuz; ancak potasyumun selülitlerin düşmanı olduğunu bilmiyor olabilirsiniz… Ciltteki portakal kabuğu görünümünün nedenlerinden biri olan su tutulmasını azaltmaya yardımcı olan etkisinin yanı sıra toksinleri de yok eden muz, en lezzetli anti-selülit besinlerinden biri.

Yağlı balıklar

Yağlı balıklar, hücre zarını güçlendirmeye ve hücrelere su çekmeye yardımcı olan mükemmel protein kaynakları; proteinlerin yapı taşları olan aminoasitler de kolajen üretiminin en önemli sorumluları. Cilt dokusunu iyileştiren kolajeni desteklemesinin yanı sıra hücreleri nemlendiren ve selülitleri azaltan omega-3 yağ asitleri bakımından da zengin olan yağlı balıklar anti-selülit etkisine sahipler. Hem selülitleri önlemek hem de kilo verme sürecini başarılı bir şekilde yönetmek için öğünlerinize yağlı balıklar ekleyebilirsiniz.

Avokado

Son dönemlerin en popüler gıdalarından biri olan avokadonun saymakla bitmeyen faydalarından biri de sahip olduğu yağ asitleri sayesinde selülitleri azaltıyor oluşu. Zengin vitamin ve mineral içeren yapısıyla cildin güçlü yumuşak ve esnek kalmasına yardımcı olan avokado ayrıca, yaş almanın ciltte sebep olduğu olumsuzluklarla da savaşıyor. Bir nevi, gençlik iksiri de denilebilir…

Zencefil

Hastalıklara iyi gelen ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için özellikle kış aylarında sıkça tercih edilen zencefilin selülitlere de savaş açtığını biliyor muydunuz? Kan akışını hızlandırarak lenfatik sistemi daha güçlü hale getirmeye yardımcı olan zencefil, aynı zamanlarda toksinlerin atılmasını da hızlandırarak cilt üzerindeki çukurlaşmaları engelliyor.

Koyu yapraklı yeşillikler

Ispanak, lahana, kuşkonmaz gibi antioksidan kaynağı yeşillikler sadece salatalarımızı zenginleştirmiyor; selülitlerden kurtulmak için de cilt yapısını güçlendiriyor. İçerdikleri lutein sayesinde zengin antioksidan kaynakları olan yeşil yapraklı sebzeler, kan dolaşımını artırarak cilt sağlığını koruyor ve yaşlanmanın etkileriyle de başa çıkmayı kolaylaştırıyor.

Cildi güçlendiren, portakal kabuğu görünümünü önlemeye yardımcı olan besinleri tüketmek kadar, selülit oluşumuna zemin hazırlayan yiyeceklerden de mümkün olduğunca kaçınmak çok önemli. İşlenmiş gıdalar, yüksek miktarda koruyucu içeren konserveli ürünler, şekerli içecekler ve paketli abur cuburlar selülitlerden kaçmak istiyorsanız öğünlerinizde bulunmaması gereken yiyecekler listesinde üst sıralarda olmalı.

Kaynak: eatthis, wellnessed

İlginizi çekebilir: Selüliti azaltmak için evde yapabileceğiniz uygulamalar

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale