X

Para harcamadan kendinizi ödüllendirmenin yolları

Günümüzde iyi bir yaşam sürmenin, doğaya yakınlaşmanın, kendimizi dünyadaki olumsuzluklardan korumanın önemini artık daha çok kavramaya başlıyoruz. Doğru beslenme alışkanlıklarından izlediğimiz şeylerin kalitesine, kıyafetlerimizin konforundan yaptığımız seyahatlere, okuduğumuz kitaplardan dinlediğimiz müziklere kadar her şeyin mutluluğumuzu ve huzurumuzu etkilediğinin farkına gittikçe daha çok varıyoruz. Daha iyi hissetmenin birçok farklı yolu var. 

Yaşam koçları, wellness aktiviteleri, kişisel gelişim seminerleri ve daha pek çoğu… Tüm bunlara katılmak ve dahil olmak, mutlu olmak için gerçekten işe yarıyor olsa da günlük rutinimizde, vereceğimiz molalarla, ufak ödüllerle, para harcamadan da kendimizi iyi hissetmenin ve kendimizi ödüllendirmenin yolları var. Peki bu yolları hayatımızda nasıl uygulayabiliriz? Uplifers olarak alternatif mutluluk yollarını sizler için derledik:

Hiçbir şey yapmadan oturun.

Başımız ağrıdığında ya da stresli olduğumuzda ilk aklımıza gelen şeylerden biri ilaçlara başvurmak olabiliyor. Oysa 5 dakikalığına bile olsa hiçbir şey yapmadan kendimizi ve bedenimizi dinlemek pek çok sorunumuzun çözümü olacak. Tüm çalışmalarımız arasında kendimize dinlenmek için verdiğimiz izin için vücudumuz ve zihnimiz bize teşekkür edecek. Üstelik iş yerinde olsanız dahi uygulayabileceğiniz bu yöntem için ihtiyacınız olan tek şey bir sandalye ve kendinizsiniz!

YouTube’da gezinin.

Bazen sadece kendimizi ve zihnimizi rahatlatmak için başka şeyler izlemek ya da okumak iyi gelebiliyor. Bilgisayar başına geçtiğimizde, “ne izlesem” diye kara kara düşündüğünüz zamanlarda YouTube sizin için kurtarıcı bir tercih olacak. Önemli olan YouTube’un ne kadar geniş bir mecra olduğunun farkına varmak. İstediğiniz her alanda, her konu başlığında; DIY videolarından, belgesellere, seyahat videolarından TED Talk’lara pek çok şeye ulaşabileceğiniz YouTube bir cennet. Hayatınıza renk katacak DIY videolarını evde sevdiklerinizle sahip olduğunuz malzemelerle deneyebilir ya da TED Talk videolarıyla farklı konularda yeni bakış açıları kazanıp bunları yakınlarınızla tatlı bir sohbet sırasında paylaşabilirsiniz.

Varış noktası olmayan yürüyüşlere çıkın.

Bazen her zaman kullandığımız yollardan geçerken bile yeni şeyler fark edebiliyoruz. Ama önemli olan bunu bilinçli bir şekilde uygulayıp algınızı çevrenize daha da açmanız. Genelde varış noktamızın olduğu yürüyüşlerde adımlarımız hızlı nefesimizse temposuz oluyor. Bu yüzden yürüyüş, sadece bir yerden bir yere gitmek için kullandığınız bir araç olmamalı. Attığınız adımların, soluduğunuz havanın farkına varmanın, etrafınızdaki detayları fark etmenin, tanımadığınız insanlara gülümsemenin yaptığınız yürüyüşleri daha da güzelleştireceğini ve keyfinizi yerine getirdiğini göreceksiniz.

Hayvanlarla bağ kurun.

Hayvanlarla geçirilen zamanın bizleri daha huzurlu hissettirdiği bir gerçek. Hayvanlarla hiç konuşmadan kurduğumuz bağ sayesinde saf bir sevgi paylaşımı yapıyor, kendimizi adeta terapiye gitmiş gibi hissediyoruz. Kendi evcil hayvanınız yoksa bile, sokak hayvanlarıyla daha çok zaman geçirebilir, arkadaşlarınızdan onların hayvanlarına birkaç saat bakmak için rica edebilirsiniz. Üstelik bu duruma arkadaşlarınız da çok sevinecektir.

İnce düşünün.

Toplu taşımada hiç tanımadığınız bir insan size yardım ettiğinde, yer verdiğinde ya da gülümsediğinde kendinizi ne kadar iyi hissettiğinizi hiç fark ettiniz mi? Siz de diğer insanlara bunu hissettirerek kendinizi çok daha mutlu hissedeceksiniz. Girdiğiniz markette, her zaman gittiğiniz kahvecide ya da yürüyüş yaparken göz göze geldiğiniz bir insana göstereceğiniz ekstra bir kibarlık hem sizin hem de karşınızdaki insanın gününü olduğundan çok daha güzel bir hale getirecektir.

Daha fazla kahkaha atın.

Gülümsemenin ve kahkaha atmanın hem bedenimize hem de zihnimize olumlu etkileri olduğunu biliyoruz. Fakat iş yeri, toplu taşıma derken kendimizi gülümsemekten ve kahkaha atmaktan çoğu zaman alıkoyuyoruz. Oysa sizin kahkaha attığınızda etrafınıza yaydığınız pozitif enerji diğer insanlar üzerinde olumlu bir etki bırakacak, hatta belki onları da keyiflendirecektir. Bir gün arkadaşlarınızla birlikteyken metro yolculuğunuzda bunu deneyin ve etrafınıza bakın, sessizce gülümseyen ve sizin neşenize ortak olan insanları görmek sizi çok mutlu edecek.

İlginizi çekebilir: Her gün paylaşmayı anlamlandıran 3 yöntem

Kaynaklar:
Headspace
Simplemost.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale