X

Pandemi zaman algımızı nasıl etkiledi: Günler hızlı mı, yavaş mı geçiyor?

Pandeminin ilan edilmesinin üzerinden neredeyse on ay geçti. Bugünlerde zamanın ne kadar hızlı geçtiğini düşünüp şaşkın hissediyorsan, yalnız değilsin. Yakın tarihli bir araştırmada, katılımcıların %80’inden fazlasının sosyal mesafenin zaman algılarını bir şekilde değiştirdiğini düşündüğü görüldü. Sizlerden DM’den aldığım mesajlarda da Zaman Yönetimi programında beraber olduğum katılımcılardan da benzer şeyler duyuyorum: “Zaman hızlı geçiyor.” “Zaman çok yavaş geçiyor ve çok sıkılıyorum.

Zaman algımız hakkında bildiklerimiz

Hepimiz bunu deneyimlemişizdir: Sürükleyici bir konuşmanın ortasındasınız ve bir saatin geçtiğini anlıyorsunuz ya da meditasyon yapmaya çalıştıktan sonra sadece iki dakika olduğunu anlıyorsunuz. Zaman algısı hakkında hala anlamadığımız birçok şey olsa da, bunun göreceli olduğunu biliyoruz. Saniyeler ve dakikalar öngörülebilir, titiz bir hassasiyetle ölçülebilir, ancak zaman deneyimimiz nörolojik ve duygusal durumumuza bağlı olarak genişleyebilir veya daralabilir.

Zamanı genişleten ve daraltan şey, aslında “insan deneyimi yoğunluğu”dur. İnsan, deneyiminin yoğunluğu yüksek olduğunda, zaman farklı bir hızda geçiyormuş gibi hisseder.

Bu durum COVID’e nasıl bağlanır?

Konu algı olduğu için, salgının zaman algınızı etkileme şekli de size özel. Bununla birlikte, yukarıda bahsettiğim çalışmada, zamanın yavaş ilerlediği algısının daha düşük bir görev yüküne sahip olmakla bir ilgisi olduğu görülmüş.

Zamanı daha yavaş geçiyormuş gibi hissettiren 3 şey:

  • Farkındalık
  • Yeni, özgün deneyimler
  • Stres ve korku

Zamanı hızla geçiyormuş gibi hissettiren 3 şey:

  • Meşgul olmak
  • “Hedefe yönelik” faaliyetler yapmak
  • Dopamin hormonu (ödüllendirme) üretebileceğiniz etkinliklerde bulunmak

Zamanın çok yavaş ilerlediğini düşünüyorsanız, zamanın daha hızlı ilerlemesine yardımcı olmak için en iyi uygulama, sağlıklı, size iyi gelecek ve sonunda dopamin hormonu (ödüllendirme hormonu) üreteceğiniz etkinliklerde bulunmaktır.

Ve eğer zamanın çok hızlı geçtiğini hissediyorsanız, dikkatinizi vermek, yavaşlamak ve şimdiki ana odaklanmak için biraz zaman ayırın. Sende durumlar ne? Zaman sence bu aralar yavaş mı geçiyor? Hızlı mı?

Kaynak:
https://doi.org/10.1371/journal.pone.0235871
https://doi.org/10.1017/langcog.2016.4
PMID: 30027496

Güncel paylaşımlarım ve yeni günlük bilgiler için Instagram hesabıma bakabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Akşamları ne yapsak: Monotonluktan uzaklaşmak için 8 öneri

Deniz Alayat: Ben Deniz, Bütünsel Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Koçu’yum. 2016 yılının sonuna doğru bir anda kendimi çok halsiz hissetmeye başladım. Bir hafta önce günde 30 bin adım yürürken, o kadın gitti, sanki 50 yıldır günde 3 paket sigara içiyormuşum gibi nefessiz kalmaya, kısacık mesafeleri dahi yürüyemeye başladım. Bedenimde böylesine ani bir değişiklik olunca sebebini araştırmaya başladım ve kanser olduğumu öğrendim. Bedenim defalarca bana stresimi azaltmam, durmam, sakinleşmem, kendime şefkatli davranmam gerektiğiyle ilgili sinyaller göstermişti ama ucundan kıyısından üstüme alınmamıştım. Sonunda, lösemiyle büyük bir uyanış yaşadım. Bedenimi tanımam, onun en yakın arkadaşı, kardeşi olmam gerektiğini anladım. Yaşadığım bu tecrübe, bende sağlıkla ilgili daha fazla bilgi edinme isteğini uyandırdı. İlik naklim sonrasında, tedavi görürken, merkezi New York'ta bulunan Institute for Integrative Nutrition okuluna başvurdum ve oradan mezun oldum. 2018’de Miami’de IIN Summit’ine katılarak Deepak Chopra gibi alanında başarılı isimlerden eğitim aldım. Ruh-zihin-beden ilişkisi ve sağlıklı yaşam alanında çalışıyorum. Duygularımız, düşüncelerimiz, bizi oluşturan inançlarımız, duygusal esnekliğimiz, strese karşı bedenimizin verdiği cevaplar ve sağlıklı bedene yolculukta beslenme alışkanlıklarımız keyifle çalıştığım alanlar. Mail adresim: deniz@denizalayat.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale