X

Özgürlüğe bir adım daha yaklaşın: Gölge taraflarınızı ne kadar tanıyorsunuz?

Gölge taraflarımızla çalışırken ilk önce gerçekten bizi çok üzmüş, halihazırda bildiğimiz konuların iz düşümlerinden başlarız. Ve takdir edersiniz ki, bunlar hem güçlü hem de inatçı inançlardır. Görmeye en çok direndiklerimiz… Ve bu ortada, görünür, bilindik inancımızla boğuşurken aslında ustalaşırız yavaş yavaş, yüzleşmekte, tefekkürde, kabulde, şefkatte, affetmekte, dengede…
Tüm bunlardan sonra, sanki diğerleri çerez olacak gibi gelir. Nitekim; yüzleşmenin, kendini affetmenin, kendini keşfetmenin de keyfini çıkarırız.
Ama gidilecek çok yol vardır. Yavaş yavaş, dışarıdan içeriye doğru yönlenir yolculuk.

Bir çubuğa dışarıdan çeşitli nokta ve uzaklıklardan ışık tutsak, gölge yansımaları çeşitli uzunluklarda görünür olacaktır. Bu uzun gölgeler işte inatçı ve görünür olanlardır, ortada ve bildiklerimiz… Bu ışıkları tek tek kapattığımızda, tepesine ve kendisine en yakın ışıkları açık bıraktığımızda göreceğiz ki, kısa daha koyu ve çubuğun ayaklarının dibinde başka gölgeler var. Onlar işte ha deyince göremediğimiz gölgelerimiz. Renkleri o kadar koyu ki, gölge değil sanki bizim uzuvlarımız. Sanki bizim ayrılmaz parçalarımız.

İşte buradaki ilk işimiz uzuvlarımızın ne olduğunu bilmek, gölge mi, uzuv mu?! Çoğu insan için artık “Gölgem kalmadı” dediği noktada başlar, gerçek gölgeleri ile tanışmak, çalışmak…
Kendisinin bir uzantısı sandığı için, sorgulama gereği bile duymaz göz önündekini.
Bu yüzden, dışarıyı gözlemlemek yerine içeriyi gözlemlemek, kendine ve düşüncelerine karşı gözlerini açık tutmak lazım. Sürekli yaşadığın için sana “normal” gelen şey, senin bir inanç implantın olabilir.
Çubuk örneğinde olduğu gibi, ışık yaklaştıkça gölge gerçekliğe ve sana yakınlaşır.
Görmek için ustalaşmak gerekir.
Görmek için kendine ve her şeye karşı kusursuz bir acımasızlıkta, yani tarafsız ve ajandasız bir netlikte olmalısın. Kayırmadan, zaaflarına, kimliklerine düşmeden bakmalısın.

Ve evet, en büyük zorluk da, ışık bu kadar yakınındayken, bir gölgen olduğuna ikna olmaktır! Belki spiritüel egoya da iyi bir örnek olur bu. Ve pek tabii ki, ancak ışığı yakında olanlar bu gölgelerini görebilecek olanlardır. Kutupluluk yasası burada çalışmaya devam eder.

En sonunda, ışık çubuğun tam tepesine gelir. İşte o zaman gölge, ayaklarının altından sonsuza kadar uzar. Yok olmaz, sadece çubuk için, görünemez olur. Bu çubuğun tamamen aydınlanması değildir, bu onun ikilik düzendeki son halidir. Bundan sonrası; çubuğun ışığı içine almasıdır. Yani ona yansıtılanı değil de, kendi ışığını yansıtmasıdır.
Bu durumda, gölge çubuk için yok olur. Bu gerçek bir özgürleşmedir.
Bu, kendini fark etmek ve ışığını yakmaktır.
Bunun dışındaki her bir durum, dış enerjilerden etkilenir ve bir tepki yaratmaya devam eder.

Yaptığımız her bir çalışma, bir sonraki implantımızı kendimizden ayırabilme ustalığına erişmek için bir fırsattır. Ustalaştıkça, şimdiye kadar konulmuş kuralların ötesine bir sıçrayış gerçekleştirme olasılığımızı canlı tutarız.
Yasalar dünyasından, özgürlüğe ve kendini gerçekleştirmeye adım atarız.

Kendi ışığınızı yakmaya niyetli misiniz?

İlginizi çekebilir: Ayna, ayna söyle bana: Kendimi görmek için ne yapmalıyım?

Esra Uyman: Lise yıllarında başlayan kişisel gelişim, ruhsal gelişim ve metafizik konularına duyduğu yoğun merak onu yurt içi ve yurt dışında birçok özel eğitim çalışmalarına katılmaya yönlendirdi. İlk eğitmenlik diplomasını ‘World Initiatives School of Esoteric Studies’den alan Uyman’ın katıldığı çalışmaların bazıları; Organizasyon Konstelasyonu, Aile Sergileri, Vernon Frost eğitimleri, Louis Franco’dan aldığı çeşitli eğitimler, Anthony Robbins Unleash the Power Within San Jose semineri, Charlie Morlay Lucid Dreaming eğitimi, Tayland da Tantrik Yoga (RYT-200) eğitmenliği eğitimi, Peru, Amerika, Şili, G.Afrika ve Türkiye’de katıldığı Şamanik çalışmalar ve seremonilerdir. Bunların yanı sıra TGA İleri Seviye Metafizik Semineri, Ziya Azazi’nin Dervish in Progress Çalışması gibi pek çok özel çalışmaya katıldı ve eğitmenlik eğitimini aldı. Masssuma Altın Enerji I-II enerji uyumlamasını alan Esra Uyman, Avi Gören-Bar Jungian Coaching School (ICF) (ACSTH) dan koçluk sertifikasını aldı. Tüm bu çalışmalar ve eğitimlerle kendi uyanış deneyimini birleştiren Esra Uyman, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor. Kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, çarpıcı bir vizyon ve perspektif değişimi sunan, yaşamda üstlendikleri sorumluluklarda anlam bulmalarını sağlayan, merak, heyecan ve umut duygularını yükselten, tüm insanlık deneyiminin derinliğini kavramaya yardım eden ve çarpıcı yüzleşmeleri şefkatle yaşamalarını sağlayan eğitimler gerçekleştiriyor. Yaşamın Sorumluluğunu Almak, Kendimiz Olmak, Bizi Engelleyen İnançlar, Metafizik ile Özgürleşme Yolculuğu, Seçimlerimiz ve Biz, Gözlemci Bilinci, Nefes ve Meditasyon Teknikleri başlıkları altında kurumlara webinar ve uygulamalı eğitimler veriyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale