X

Otizm Farkındalık Ayı: Otizme ışık tutalım!

Günümüzde her 68 çocuktan 1’inde otizm görülmekte. Otizm, doğuştan gelen veya yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan nörogelişimsel bir bozukluktur. İletişim-etkileşimde güçlükler, tekrarlayıcı davranış gruplarıyla birlikte kendini gösteren otizm, sıklıkla yaşamın ilk üç yılında kendini belli etmektedir. Biyolojik altyapısından, genetik ve çevresel faktörlerin etkilerinden sıklıkla söz edilse de, otizmin nedeni günümüzde henüz tam olarak bilinememektedir. Dünya Otizm Farkındalık Ayı olan Nisan boyunca, otizmden sık sık bahsedelim, yakınlarımıza otizmi anlatalım, giderek artan bu oranı göz önünde bulundurup, çevremize ışık tutalım!

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü, Türkiye’de ve dünyada birçok farklı çalışma ile hatırlandı. Bilinçlendirme ve tanıtma söyleşileri, eğitim seminerleri, farkındalık kampanyaları, çocuklar için özel olarak hazırlanan festival ve panayırlar… Birçok gönüllü el ele verip otizme mavi ışık yaktı. Autism Speaks tarafından başlatılan “Light It Up Blue – Mavi Işık Yak” kampanyası, ülkemizde ve dünyada birçok kurumun desteği ile devam ettirildi. Binaların cepheleri, tişörtler, aksesuarlar, kurumların ışıkları “mavi” ile renklendirildi. Gönüllü kurumlar tarafından özenle hazırlanan festivaller ile otizmli çocukların ve ailelerinin günleri ışıldadı. Üniversiteler tarafından düzenlenen seminerlerde otizm ve otizm eğitimine uzmanlar tarafından dikkat çekilerek, alanda okuyan öğrencilere destekleyici bilgiler verildi. 2 Nisan günü otizm renklendirildi.

Renkler Otizm Akademisi, üniversite öğrencileriyle biraraya gelerek otizmli çocuklar için renkli eğitim materyalleri tasarladı.

Renkler Otizm Akademisi, 2 Nisan’da uzun zamandır sürdürdüğü “Otizme Işık Tut” projesi ile üniversite öğrencileri ile buluşup otizmi tanıtarak farkındalık çalışmalarını gerçekleştirdi ve otizmli çocuklar için birbirinden renkli eğitim materyalleri tasarladı. Katıldığı otizm festivalleri ile otizmli çocuklarla ve onların aileleri ile buluşup, bu özel güne renk katarak, ailelere psikoeğitim ile ilgili bilgi verdi.

İlgili yazı: Geleceğin annesine Down sendromlulardan yürek ısıtan 15 cevap

Otizm nedir?

Otizm, iletişim-etkileşimde güçlükler ve sınırlı-yineleyici davranış grupları ile kendini göstermektedir.

İletişim-Etkileşimde Güçlükler

  •  Karşılıklı konuşamama
  •  Duygularını paylaşamama
  •  Etkileşim başlatamama ve sürdürememe
  •  Göz kontağı kuramama
  •  Beden dilini ve yüz ifadesini doğru kullanamama
  •  Arkadaş edinme güçlükleri
  •  İlişki kurmada zorlanma

Sınırlı-Yineleyici Davranış Grupları

  •  Yineleyici motor eylemler
  •  Rutinlerinin değişmesine esneklik göstermeme
  •  Geçişlerde güçlük yaşama
  •  Kısıtlı ilgi alanları
  •  Duyusal süreçlere yüksek  veya düşük düzeyde tepki gösterme

Otizmde etkili yaklaşımlar nelerdir?

Otizmde en etkili yaklaşımlardan biri psikoeğitimdir. “Psikoloji” ve “Eğitim” kavramlarını bir çatı altında buluşturan PsikoEğitim, psikogelişimsel bozukluğu olan çocuklara ve ailelerine bilişsel, sosyal, duygusal, gelişimsel ve davranışsal yaklaşımların harmanlarak sunulduğu bir eğitim olarak bilinmektedir. PsikoEğitim, otizmli çocuğa beceri öğretimi ve davranış kontrolünün yanı sıra, neden-sonuç ilişkisini, öz etkililiği ve özdenetimi öğretmektedir. Olaylar ve durumlar arasındaki neden-sonuç ilişkisini kurabilen bir çocuk, olumlu duygu ve davranışlar geliştirir. Davranışın sonucunu tahmin eden ve durumu yöneten çocuğun, öz etkililiği aktif hale gelir. Özdenetim ise otizmli çocuğun kendini kontrol edebilme becerisidir. Neden-sonuç ilişkisini anlamlandırmış, öz etkililiğini sağlamış bir çocuk kendini nasıl kontrol edebilmesi gerektiğini öğrenmiş olur. Böylece, daha kolay beceri edinebileceği gibi, sosyal çevredeki uyaranlarla da daha kolay mücadele edebilir.

Uzm. Psk. Sandra Pasensya: Uzm. Psk. Sandra Pasensya, psikoloji eğitimini Fransa’da Sorbonne-Paris V-Üniversitesi’nde tamamlayarak, İngiltere’de Liverpool Üniversitesi’nden klinik psikoloji uzmanlığını onur derecesiyle almıştır. “Otizmli Çocukların Duyusal Süreçlerinin Davranış Problemlerine Etkisi” konulu uzmanlık tezi uluslararası platformda birinci seçilerek, Uzm. Psk. Sandra Pasensya’ya başarı ödülleri kazandırmıştır. Yurtdışındaki özel eğitim kurumlarında edindiği deneyimin ardından, davranış terapisti olarak başladığı yolculuğuna, Tohum Otizm Vakfı Rehberlik Birimi’ni kurarak devam etmiştir. Birçok araştırma ve bilimsel çalışmaya imza atan uzman psikolog, ulusal ve uluslarası kongrelere konuşmacı olarak davet edilmekte, başlattığı “Otizme Işık Tut” projesiyle sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında otizm farkındalığını daha geniş kitlelere tanıtmaktadır. Kurucusu olduğu RENKLER OTİZM AKADEMİSİ ile uzmanlık alanları olan psikoloji ve eğitimi, “psikoeğitim” çatısı altında buluşturarak, otizm alanına yenilikçi bir bakış açısı kazandırmıştır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale