X

Orta yaş krizinin belki de bir efsaneden ibaret olduğunu gösteren gerçekler

Genç yetişkinlerin orta yaşlara geçerken orta yaş krizi denilen sıkıntılı ruh haline bürünmeleri, bugün birçok kişi tarafından kabul görüyor. Orta yaş krizi tanımına şüpheli yaklaşan Kanadalı psikoanalist Elliott Jaques ise aslında bu krizin sadece orta yaşlarda değil, 30’lu yaşlarla 60’lı yaşlar arasında herhangi bir zamanda görülebileceğini söylüyor.

Orta yaş krizi genellikle insanların, yaşam sürelerinin ortasına geldiklerini ve geçmişte hayalini kurdukları, olmasını bekledikleri şeylerin büyük ihtimalle hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini düşündükleri dönemde yaşanıyor. Bunu kötümserlik, memnuniyetsizlik ve beklentilerin gerçekleşmemesi üzerine yaşanan hayal kırıklığıyla açıklamak mümkün.

Geçiş dönemlerinde insanın sadece kendisini değil başkalarını da düşünmesi gerekiyor.

Acaba orta yaş krizi bir efsane olabilir mi?

Kanada’daki Alberta Üniversitesi’nden araştırmacılar geniş çaplı iki araştırma yaptılar ve hayata dair mutluluk hissinin sadece orta yaşlara gelindiğinde kesilmediğini tespit ettiler. Buna göre mutluluk hissi ergenlik döneminin sonlarına doğru yükselişe geçiyor ve 20’li yaşların ilk dönemine kadar bu yükseliş devam ediyor. 30’lu yaşlarda ise mutluluk hissi düşüş eğilimine giriyor. Mutluluğun ölçülmesinde ise sağlık, iş, medeni durum gibi faktörler rol oynuyor. Araştırmadan çıkan şu sonuçlar ise orta yaş krizi teorisini çürütebilecek nitelikte:

1. İnsanlar 40’lı yaşlarının ilk yıllarında 18 yaşında olduklarından daha mutlu

2. Mutluluk hissinin en hızlı yükselişe geçtiği dönem 18-30 yaş arası

3. İnsanlar evli ve sağlığının iyi olduğu dönemde daha mutluyken, işsiz olduğu dönemde daha mutsuz

4. Ergenlik dönemindeki ve 40’lı yaşların ilk yıllarındaki mutluluk yükselişinin orta yaş kriziyle bir
ilgisi bulunmuyor

5. Mutluluktaki artış, ergenlerdeki ve 40’lı yaşlardaki mutluluk azalmasına dayanan sözde “u dönüşünü” çürütüyor

Peki neden orta yaşlarında çok sayıda Amerikalı ölüyor?

Kanada’da Alberta Üniversitesi araştırmacılarının orta yaşlardaki mutluluk durumuyla ilgili araştırmaları ne kadar doğru olsa da aynı şeyin diğer ülkeler için de geçerli olduğunu söylemek mümkün mü? Kasım 2015’te ABD’de bu konuda iki farklı araştırma yayımlandı ve orta yaşlarındaki Amerikalıların, geçmişe göre çok daha depresif olduğu tespit edildi. Ayrıca demografik açıdan ele alındığında orta yaşlarındaki Amerikalıların genç ölümler arasında yer aldığını söylemek de mümkün.

Genç yetişkinlerin orta yaşlara geçerken orta yaş krizi denilen sıkıntılı ruh haline bürünmeleri, bugün birçok kişi tarafından kabul görüyor.

ABD’de 1999-2013 yılların arasında toplanan verilere göre beyazların ölüm oranlarındaki artışın sebebi olarak üç şey öne çıkıyor; intihar, alkol ve uyuşturucu zehirlenmesi, kronik karaciğer hastalıkları ve siroz. Diğer demografik gruplara göre orta yaşlı beyaz Amerikalıların ölüm oranlarındaki hızlı artışın arkasında bu üç neden yatıyor.

Kasım 2015’te yayımlanan ikinci araştırmada ise Amerikan kültürünün gittikçe artan bir şekilde hayallerin peşinden koşma ve büyük beklentiler içine girmeyi öne çıkardığı, oysa ortalama bir yetişkinin her zaman hayallerinin gerçek olmadığını ve bunun sonucu olarak da mutsuzluğun ortaya çıktığını söylüyor.

Yeni nesillere odaklanmanın gücü

Peki siz hiç hayatınızda orta yaş krizi yaşadınız mı? Ya da şu an böyle bir krizin içinde olduğunuzu düşünüyor musunuz? Gençlikle orta yaş arasındaki geçişi siz nasıl yaşadınız?

Gelişim psikolojisi alanında çalışan ve aynı zamanda bir psikanalist olan Erik Erikson bu konuya “kimlik krizi” ve “cömertlik” kavramlarıyla yaklaşıyor ve buradaki cömertliğin, gelecek nesillere rehberlik etme endişesi taşıma olarak tanımlıyor. Erikson’ın bu yaklaşımı aslında bu geçiş dönemlerinde insanın sadece kendisini değil başkalarını da düşünmesi gerekliliğini akla getiriyor.

Kaynak:
Psychology Today

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Doğuştan yetenekli insanlar neden depresyona meyilli oluyor?

Hayatta iç dengeyi sağlamanın formülü: İş, sevgi ve hareket

Psikolojik sorunlar 20’li yaşlara girerken ortaya çıkıyor

Yaşam güvenli alandan çıkınca başlar

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale