X

Ormandaki buluşmanın ardından

Biliyorsunuz sık sık ormana gidip koşuyorum, oryantiring yapıyorum ve doğada macera yarışlarına katılıyorum. Sevgili okuyucular, merak ettiğiniz için ormanda bir buluşma organize ettim ve iki hafta önce sizi de davet ettim.

Geçen pazar günü saat 9.00’da yirmi kişi ile beraber Taşdelen Ormanı’nda buluştuk. Hava biraz kapalıydı ama yürümek için ideal bir havaydı. Hemen yola çıktık ve bir buçuk saat boyunca orman yolunda sohbet ederek, toprak kokusunu hissederek ve kuş sesleri dinleyerek yürüdük. Yürüyüşü bitirmeden önce Taşdelen Ormanı’nın zirvesine çıktık. İstanbul’un en yüksek noktasından güzel bir İstanbul manzarası var.

Yedi buçuk kilometreden sonra herkes acıkmaya başladı, doğal ürünler ile sıkı bir kahvaltıyı hak ettik. Odun ateşinde çay da içtik.

Sürpriz konuşmacı olarak efsane ultra koşucu Bakiye Duran koşu serüvenini ve çocukken köyde nasıl doğada ve doğa ile yaşadığını anlattı.

Kelimeleri o kadar etkili oldu ki herkes ikinci bir yürüyüş yapmak istedi. Bakiye Abla bizi özel patikaya getirdi ve birkaç cesaretli katılımcı yokuş yukarı koşarak onunla yarışmaya çalıştı. Üç dört kişi kendi koşucu ruhunu keşfetti bile 🙂

Spor yapmayı ve eğlenmeyi tabii ki de unutmadık. 45 dakika boyunca kütük ile spor yaptık. Kütükleri elimizde tutarken squat ve karın egzersizi yaptık, kol kaslarımızı çalıştırdık, odun taşırken kısa bir yürüyüş de yaptık. Herkes birazcık survivor yarışmacısı gibi hissetti. Aslında bir günde hem kahraman, hem survivor yarışmacısı, hem de çocuk gibi hissettik.

Akşam üstü sek sek ve hedefe atlama oynadık. Hiç kimse çocukluğuna bir dönüşü kaçırmak istemedi. Sek sek görünce erkekler önce biraz güldüler ama ondan sonra rekabete girdiler bile. Hedefe atlama finalinde, penaltı ile kazanlar seçildi.

Köfte ekmek yeyip, son çaylar içilirken sokak oyunları ödül töreni yapıldı. Pazar günü biraz çamurlu ve yorucu geçti; ama herkes, ciğerlerini oksijen ile doldurarak eve döndü.

Üç hafta sonra tekrar sizi ormana davet etmek istiyorum. 29 Mart Pazar günü siz de içinizdeki maceraperesti uyandırmak ve farklı bir deneyim yaşamak isterseniz, kişisel websitem ya da facebook sayfamdan takipte kalabilir veya bana bir e-mail (cora@koscora.com) atabilirsiniz. Bu yeni orman buluşmasında, yeni Uplifers okuyucuları ile tanışmayı iple çekiyorum.

Bu arada Taşdelen Ormanı’nda koşmak isterseniz, 22 Mart tarihinde 15 km, 30 km ve 50 km gece yarışı var. Geçen sene katılıp üçüncü oldum. Gece koşmak nasıl diye merak ederseniz, blogumda gerekli bilgileri bulabilirsiniz.

Coraline Chapatte: İsviçreliyim ama neredeyse 10 senedir Türkiye'de oturup çalışıyorum. Neuchatel'de 4 sene ekonomi okudum. İsviçre'de doğan her çocuk bütün sporları küçük yaşta öğrenir. Bu yüzden spor hayatım çok yönlüydü ve çok erken yaşta sporcu beslenmesi, dinlemesi ve yaşam felsefesi gibi konular, her çocuk gibi bana da öğretildi. Mezun olduktan sonra dalmaya başladım ve çok hoşuma gitti. İsviçre'de üst düzey bir yöneticiyken her şeyi bırakıp dalmaya gittiğim Kaş'tan çok etkilenip Kaş'a yerleştim ve deniz rehberliği ve sualtı fotoğrafçılığı yaptım. 2011'de İstanbul'a taşındım. 2013 ve 2015 arasında birçok uzun mesafe (50 km ve 80 km) koşu yarışlarına katıldım. Her koşudan yeni şeyler öğrendim. Uzun koşularda kaçış noktası ve erteleme şansı yoktur. Başlarsınız ve bitirirsiniz. Bu, benim için yaşam felsefesi oldu. Ekim 2015 de “Likya Yolu Ultra Maratonu”na katılıp 6 günde 250 km koştum. Bu yolda tek başınadır herkes. Bu yolculuk sadece fiziksel değildir. Vücut ile başlar ama zihinle biter. Mayıs 2016 ilk triatlon yarışına katıldım ve 3. oldum. Dört ay sonra Eylül ayında Kuşadaşı'nda Türkiye Triatlon Şampiyonası'nda 30+ yaş kategorisinde üçüncülüğü kazandım ve Ekim ayında Antalya'da Gloria Ironman 70.3 yarışında 5. oldum. O kadar kısa bir sürede böyle sonuçlara ulaşmak disiplin, azim, sağlıklı ve dengeli bir beslenme ve iyi bir planlama ister. O dönemde istediğim sağlıklı tatlıyı bulamadığım için kendi keklerimi yaratmaya ve pişirmeye başladım; glütensiz ve rafine şekersiz "Cora'nın Kekleri” macerası bu şekilde başladı. Beş dil (Fransızca, Türkçe, İngilizce, Almanca, İtalyanca) konuşuyorum. Çeşitli konularda motivasyon seminerleri veriyor, şirketler için ve bireysel spor koçluğu yapıyor, koscora.com blogunda (Avrupa'nın en iyi 3 koşu blogu arasına seçildi) ve Türkiye'de ve İsviçre'de spor ve sağlıklı yaşam konularında yazılar yazıyor, sosyal medya danışmanlığı yapıyor ve ayrıca çeşitli dillerde tercümanlık yapıyorum. Eylül 2016'den itibaren Marmara Üniversitesi'nde Spor Psikolojisi ve Spor Yöneticiliği yüksek lisans yapıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale