X

“Orman Olmak” çocuklara soruyor: Başkaları bizi görmeyince yok olur muyuz?

Görülme çağında yaşıyoruz. Sosyal medya üzerinde ne kadar beğenildiğimiz, kaç yorum aldığımız, kaç defa paylaşıldığımız, kaç kişi tarafından takip edildiğimiz değerimizi belirleyen bir unsur oluyor. Üstelik gözümüze sokulan pek çok başarı hikayesi, bizimkinden daha iyi görünen hayat var. Tüm bunların arasında yetersizlik duygularına kapılmak işten bile değil. Durum yetişkinler için bile böyleyken çocuklar ne yapmalı? Kendi değerlerini nerede aramalılar?

Dürüstçe kabul edelim: Kendi kendimizi onaylamayı, kendi ışığımızla aydınlanmayı unuttuk. Fener balıklarına şaşkınlıkla bakıyoruz. Size tanıtmak istediğimiz kitap tam da bu temalar etrafında dönüyor ve kendi kendine çiçeklenmenin yollarını arıyor.

Orman Olmak, yalnızca kendi için çiçeklenmeyi öğrenen bir Camgüzelinin öyküsünü, şiirsel, derin ve mizahi bir dille anlatıyor. Sahibi Serra Hanım’ın kendisine gösterdiği ilgiyle büyüyüp çoğalan çiçeğin hayatı, bir “ding-dong!” sesiyle aniden değişiyor.

Her gün kapıdan içeri giren yeni bitkilerle hem evini hem de sahibinin ilgisini paylaşmak zorunda kalan Camgüzeli, kıskançlık ve yetersizlik duygularıyla baş etmeye çalışıyor. Acaba yalnızca başkaları bizi görüp, beğendiğinde mi değerliyiz? Günün birinde pencereye konan görkemli Arı kartalı, kahramanımıza daha önce hiç fark etmediği kadim bir gerçeği işaret ediyor.

Bir orman olmaya giden yolun, başkalarını görmeyi öğrenmekten ve kendi biricikliğimizi kucaklamaktan geçtiğini anlatan yaşsız bir hikaye bu! Gizem Gözde Uçar’ın çizimleri ise öyküyü adeta üç boyutlu olarak avuçlarımıza bırakıyor. Balerin Orkideler, cazibeli Begonya, Meksika göçmeni Devetabanı, içinde yaşadığımız “görülme çağı”nda çocuklara başka türlü bir varoluş ihtimalinin kapısını aralıyor. Tabii yetişkinlere de.

Kitabın yazarı Bengisu Gençay, Uplifers’tan tanıdığınız bir isim. Daha önce bizim için Güney Amerika yolculuğunu kaleme almıştı. Peru’da yazdığı ilk çocuk romanı Zem Sesini Arıyor her yaştan okur tarafından oldukça beğenilmişti. Bu, ikinci kitabında ise bizleri bir botanik senfoniye kulak vermeye çağırıyor.

Satın almak için: https://bit.ly/3wS8tfN

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale