X

Online eğitimler eleştirilerin aksine öğrenme fırsatı sunuyor

İnternet üzerinden sunulan online eğitim hizmetleri son dönemde iyice popüler hale geldi. Ancak bir yandan da bu eğitimlerin kalitesiyle ilgili ciddi çekinceler mevcut. Bu çekinceyi oluşturan pek çok neden var ancak bu nedenler arasında en çok öne çıkan, online eğitimlerin sunduğu deneyim imkanı üzerine yoğunlaşıyor. Yani birçok insan şu soruyu soruyor: Online eğitimler, bu eğitimlere katılan öğrencilerde eleştirel düşünme, merak ve yaratıcılık gibi unsurların gelişimine katkı yapıyor mu?

Kuzey Karolina Üniversitesi’nde duygu üzerine araştırmalar yapan Paul Silva, bilgiye dair 4 temel duygu olduğunu söylüyor ve bunları “sürpriz, ilgi, kafa karışıklığı, şaşkınlık” olarak sıralıyor. Yapılan pek çok araştırma, duygusal deneyimlerin öğrencilerde eleştirel düşünme, merak ve yaratıcılık özellikleri şekillendirdiğini gösteriyor. Öyleyse öğrencilerin bilgiye dair duygularını harekete geçirmek için ne yapmak gerekiyor?

Parker Palmer, bir klasik haline gelen “The Courage To Teach” (Öğretme Cesareti) kitabında insanoğlunun doğası gereği ilgisini çeken ve öğrenme isteği yaratan bazı muazzam konular olduğunu söylüyor. Palmer bu konulara örnek olarak biyolojinin genleri ve ekosistemleri, müzik ve sanatın renkleri ve şekilleri, tarihi efsaneler ve kalıpları gösteriyor ve şöyle diyor:

“Bu konular üzerine çalışmalar yürüten disiplinler değil, bunlardan bahseden metinler değil, bunları açıklamaya çalışan teoriler değil, bu konuların kendisi insanlarda sürpriz, gizem ve şaşkınlık duyguları yarattığı için “kutsal” gibi algılanıyor. Bu yüzden bu konuların tüm derslerin ve eğitimlerin merkezinde olması gerekir.”

İşte bu nedenle doğal olarak insanlığın bilgiye erişme duygularını harekete geçiren bu konular, ne şekilde bir eğitimle verilirse verilsin ilgi çekiyor.

Öte yandan, bilgiye ulaşma duygularını kabartan deneyime dönük bazı aktiviteler de öğrencilerin geleneksel sınıfların dışında daha etkin bir öğrenim sürecine dahil olmalarını sağlayabilir. Öğrenciler online veya geleneksel fark etmez, eğitim dışındaki zamanlarında şöyle deneyimler için vakit ayırabilir:

– Doğadaki bazı büyük, eski ve karmaşık şeylere dair gözlemlerini kaydetmek için yanlarında gerekli ekipman bulundurabilir.
– Dünyadaki önemli şeylerin kalıntılarını barındıran müzeleri veya tarihi alanları ziyaret edebilirler.
– Başkalarıyla sahip oldukları meziyetler veya deneyimler hakkında röportajlar yapabilirler.
– İnsanoğlunun şaşılacak nitelikteki becerilerini gözlemleyebilirler.
– Onları merak ettiren şeyleri deneyimleyebilirler.
– İnsanlığı ilgilendiren büyük sorular veya karşıtlıklar üzerine kafa yorabilirler.
– İlginç bir konuyu tüm karmaşıklığıyla algılamak için çabalayabilirler.

Online eğitimlerin de kendine göre zorlukları olduğu bir gerçek, özellikle de öğretmenlerle veya sınıf arkadaşlarıyla daha fazla etkileşim kurarak öğrenmeye alışmış kişiler için daha zor olabilir. Ancak bu, online eğitimlerin başarısız veya işe yaramaz olduğu anlamına gelmiyor. İyi hazırlanmış birçok online eğitim, öğrencilerde öğrenmenin en önemli unsurları olan eleştirel düşünme, merak ve yaratıcılığı başarılı bir şekilde geliştiriyor.

Kaynak:
Psychology Today

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale