X

Olmak için doğduğun kişiyle tanışmaya hazır mısın?

Her insan eşsizdir ve hepimiz, tamamen kendimize has ve özgün bir yaşam tasarımıyla dünyaya geliriz. Bu tasarım anne karnında yaklaşık 6. aydaki etkiler ve doğum esnasında gökyüzünün durumu ile şekillenir. Doğum anımızda her şey bizim var olabilmemiz için o muhteşem eşsiz dizilime girer ve biricik tasarımımızla biz dünyaya geliriz. Bizim, her birimizin, bugün insan vücudunda burada olmamız tamamen doğal dengenin bir sonucu.

Biz olmadan eksik olacağı için biz bugün buradayız.

Şimdi değersizlik duygusuna bu gözle yeniden bakmaya davet ediyorum sizi. Sizce de kendimizi değersiz hissediyor olmamız biraz saçma değil mi? Kuşların mükemmel şekilde uçabildiği, ağaçların mevsimlerle uyumlu ve hep de tam zamanında çiçek açıp yaprak döktüğü o muhteşem dehanın bir parçasıyız biz de. Her şey bu kadar muhteşemken biz nasıl gereksiz olabiliriz ki?

Biz eşsiziz, her şey gibi ve her şey kadar.

Biz olmadan eksik olacağı için biz bugün buradayız.

Bugün bu kadar eşsiz olduğunuzu tüm hücrelerinizde hissedemediğinizi biliyorum. Birçok insan hissedemiyor çünkü biz stratejik zihnin egemen olduğu bir dönemden geçiyoruz ve dolayısıyla yaşamlarımız fazlasıyla zihinsel seçimler ve kaygılarla dolu. Korkularımız ve zihinsel seçimlerimiz bizi kendi özümüzü yaşamaktan alıkoyuyor. Kendi öz tasarımımızı yaşayamadığımız için de eşsizliğimizi hissedemiyoruz. Ve yine bu yüzden yaşamla akmak yerine dirençle boğuştuğumuz yaşamlarımız var.

Bu yüzden farklılığımızı yaşamanın keyfini sürmek yerine “ayrılık dramasına” hapsolup güzelim eşsiz yaşam tasarımlarımıza elimizin ucuyla bile dokunamadan ölüp gidiyoruz. Birbirimizle ilişkilerimiz de tıpkı kendimizle ilişkimiz gibi dramada boğulmuş ve kısır. Birbirimizin ağzından çıkan kelimeleri duymak yerine, onların ardındaki stratejik yapıyı kestirmeye çalışarak yaralanıyor ve yaralıyoruz.

Şimdi size soruyorum, kendimizi bile anlamak bu kadar zorken bir başkasını yorumlamak nasıl mümkün olabilir ki? Ve bu yorumlarımızla kesin yargılara varmak sizce ne kadar sağlıklı? Sürekli bir suçlu arayan, eleştiren, kendini ispatlamaya çalışan bu insanlar da kim? Eşsizliklerinden ne kadar uzak olduklarını görüyor musun? Metroda, dolmuşta, otobüste insanların ağızlarından çıkanları dinliyor musunuz? Sanki hep aynı insan konuşuyor gibi gelmiyor mu size de?

Zihin, aynılık ister halbuki biz farklılığımızı yaşamak için buradayız.

Ben açıkça duyuyorum ki aslında hep aynı insan konuşuyor, neden biliyor musunuz? Çünkü zihin hakim olamadığı ve kendiyle benzer olmayan her şeyden uzak durur. Zihin, aynılık ister halbuki biz farklılığımızı yaşamak için buradayız. Aynılık gördüğün yerde şüphe duy, orada öz benlikte olmayan bir şeyler var demektir. Aynılığın olduğu yerde direnç vardır çünkü bu doğal değil. Yaşamla uyum içinde akmak ancak öz benlikte yaşamakla mümkündür ve bu bizi farklılığımızı yaşamaya yönlendirir.

Öz benliğimizle yaşamak içinse yapmamız gereken olmak için doğduğumuz yaşam tasarımımızı bulmak ve tasarımımızla uyumlanarak tüm şartlanmalardan kendimizi farkındalıkla ayrıştırmaktır.

Kendi öz tasarımıyla yaşamaya başlayan insan yaşamla uyum içinde akmanın keyfini sürer, ağaç gibi kuş gibi, çiçek gibi… bu uyumlanma davranışlarımızı, seçimlerimizi, düşüncelerimizi ve tüm algımızı sürekli kendi iç otoritemiz ve stratejimize göre düzenlemek ve beynimizi bu yönde geliştirmekle mümkün olacaktır. Engeller biz onları ortadan kaldırana kadar engeldir ve yapmamız gereken engelleri aşmak değil onları yaratan ve canlı tutan davranışlarımızı değiştirmektir.

Tabi ki yine de seçim her zaman bizim. Kendimizden beslenmek yerine kaostan beslenmeyi de seçebiliriz. Ancak, gerçek özgürlüğe ulaşmak isteyenler sadece kendisi olmaya baş koymuş ve bu yolda kararlılıkla yürümeyi seçmiş kişiler olacaktır.

Gerçek özgürlük, sadece kendimiz olmaktır.

Gerçek özgürlüğe ulaşmak isteyenler sadece kendisi olmaya baş koymuş ve bu yolda kararlılıkla yürümeyi seçmiş kişiler olacaktır.

Siz de gerçek özgürlüğü seçenlerdenseniz sizi kendi öz tasarımınızı keşfedip bunu yaşamaya davet ediyorum. 19 Ekim Perşembe akşamı Solo Projeler’in düzenlediği “PechaKuchaNight” etkinliği için Kaset Kadıköy’de olacağım.

20:20’de başlayacak etkinlikte “Tasarımını Yaşa” projemizi yani tam da burada anlattıklarımı ve daha fazlasını paylaşacağım bir sunumum olacak. Etkinliğe katılmak ve sonrasında bunları birlikte tartışmak isterseniz ben tüm gece orada olacağım. Tasarımını Yaşa, geçtiğimiz Haziran ayında hayata geçirdiğimiz bir proje. Daha çok insan kendi tasarımını yaşayarak yaşamla uyum içinde akmanın keyfini sürsün diye çalışıyoruz.

Bu yazıda kullandığım dahiyane keşiflerin bir çoğu da sevgili arkadaşım Nalan Kahraman’a ait.

Projeyi incelemek ve kendi yaşam tasarımınızla tanışmak isterseniz web sitemiz: www.tasariminiyasa.com

 

İlginizi çekebilir: Potansiyelinizi keşfetmek için kendinizle ilgili unutmamanız gereken gerçekler

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Diğdem Girici: İnanıyorum ki doğru bilgiye ulaşabilen ve bu bilgiyi hayatında doğru şekilde kullanmayı öğrenen her insan hayal ettiği yaşamı yaratabilir. İşte bu yüzden yazıyorum, yaşamımı hafifleten bu muhteşem bilgiler daha çok insana ulaşabilsin ve daha çok insan yaşamdan keyif alabilsin diye. Sorularınız veya paylaşımlarınız için bana giricidigdem@gmail.com adresimden veya @digdemgiriciyoga Instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz. Sevgiler.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale