Olmak için doğduğun kişiyle tanışmaya hazır mısın?

Her insan eşsizdir ve hepimiz, tamamen kendimize has ve özgün bir yaşam tasarımıyla dünyaya geliriz. Bu tasarım anne karnında yaklaşık 6. aydaki etkiler ve doğum esnasında gökyüzünün durumu ile şekillenir. Doğum anımızda her şey bizim var olabilmemiz için o muhteşem eşsiz dizilime girer ve biricik tasarımımızla biz dünyaya geliriz. Bizim, her birimizin, bugün insan vücudunda burada olmamız tamamen doğal dengenin bir sonucu.

Biz olmadan eksik olacağı için biz bugün buradayız.

Şimdi değersizlik duygusuna bu gözle yeniden bakmaya davet ediyorum sizi. Sizce de kendimizi değersiz hissediyor olmamız biraz saçma değil mi? Kuşların mükemmel şekilde uçabildiği, ağaçların mevsimlerle uyumlu ve hep de tam zamanında çiçek açıp yaprak döktüğü o muhteşem dehanın bir parçasıyız biz de. Her şey bu kadar muhteşemken biz nasıl gereksiz olabiliriz ki?

Biz eşsiziz, her şey gibi ve her şey kadar.

Biz olmadan eksik olacağı için biz bugün buradayız.

Bugün bu kadar eşsiz olduğunuzu tüm hücrelerinizde hissedemediğinizi biliyorum. Birçok insan hissedemiyor çünkü biz stratejik zihnin egemen olduğu bir dönemden geçiyoruz ve dolayısıyla yaşamlarımız fazlasıyla zihinsel seçimler ve kaygılarla dolu. Korkularımız ve zihinsel seçimlerimiz bizi kendi özümüzü yaşamaktan alıkoyuyor. Kendi öz tasarımımızı yaşayamadığımız için de eşsizliğimizi hissedemiyoruz. Ve yine bu yüzden yaşamla akmak yerine dirençle boğuştuğumuz yaşamlarımız var.

Bu yüzden farklılığımızı yaşamanın keyfini sürmek yerine “ayrılık dramasına” hapsolup güzelim eşsiz yaşam tasarımlarımıza elimizin ucuyla bile dokunamadan ölüp gidiyoruz. Birbirimizle ilişkilerimiz de tıpkı kendimizle ilişkimiz gibi dramada boğulmuş ve kısır. Birbirimizin ağzından çıkan kelimeleri duymak yerine, onların ardındaki stratejik yapıyı kestirmeye çalışarak yaralanıyor ve yaralıyoruz.

Şimdi size soruyorum, kendimizi bile anlamak bu kadar zorken bir başkasını yorumlamak nasıl mümkün olabilir ki? Ve bu yorumlarımızla kesin yargılara varmak sizce ne kadar sağlıklı? Sürekli bir suçlu arayan, eleştiren, kendini ispatlamaya çalışan bu insanlar da kim? Eşsizliklerinden ne kadar uzak olduklarını görüyor musun? Metroda, dolmuşta, otobüste insanların ağızlarından çıkanları dinliyor musunuz? Sanki hep aynı insan konuşuyor gibi gelmiyor mu size de?

Zihin, aynılık ister halbuki biz farklılığımızı yaşamak için buradayız.

Ben açıkça duyuyorum ki aslında hep aynı insan konuşuyor, neden biliyor musunuz? Çünkü zihin hakim olamadığı ve kendiyle benzer olmayan her şeyden uzak durur. Zihin, aynılık ister halbuki biz farklılığımızı yaşamak için buradayız. Aynılık gördüğün yerde şüphe duy, orada öz benlikte olmayan bir şeyler var demektir. Aynılığın olduğu yerde direnç vardır çünkü bu doğal değil. Yaşamla uyum içinde akmak ancak öz benlikte yaşamakla mümkündür ve bu bizi farklılığımızı yaşamaya yönlendirir.

Öz benliğimizle yaşamak içinse yapmamız gereken olmak için doğduğumuz yaşam tasarımımızı bulmak ve tasarımımızla uyumlanarak tüm şartlanmalardan kendimizi farkındalıkla ayrıştırmaktır.

Kendi öz tasarımıyla yaşamaya başlayan insan yaşamla uyum içinde akmanın keyfini sürer, ağaç gibi kuş gibi, çiçek gibi… bu uyumlanma davranışlarımızı, seçimlerimizi, düşüncelerimizi ve tüm algımızı sürekli kendi iç otoritemiz ve stratejimize göre düzenlemek ve beynimizi bu yönde geliştirmekle mümkün olacaktır. Engeller biz onları ortadan kaldırana kadar engeldir ve yapmamız gereken engelleri aşmak değil onları yaratan ve canlı tutan davranışlarımızı değiştirmektir.

Tabi ki yine de seçim her zaman bizim. Kendimizden beslenmek yerine kaostan beslenmeyi de seçebiliriz. Ancak, gerçek özgürlüğe ulaşmak isteyenler sadece kendisi olmaya baş koymuş ve bu yolda kararlılıkla yürümeyi seçmiş kişiler olacaktır.

Gerçek özgürlük, sadece kendimiz olmaktır.

Gerçek özgürlüğe ulaşmak isteyenler sadece kendisi olmaya baş koymuş ve bu yolda kararlılıkla yürümeyi seçmiş kişiler olacaktır.

Siz de gerçek özgürlüğü seçenlerdenseniz sizi kendi öz tasarımınızı keşfedip bunu yaşamaya davet ediyorum. 19 Ekim Perşembe akşamı Solo Projeler’in düzenlediği “PechaKuchaNight” etkinliği için Kaset Kadıköy’de olacağım.

20:20’de başlayacak etkinlikte “Tasarımını Yaşa” projemizi yani tam da burada anlattıklarımı ve daha fazlasını paylaşacağım bir sunumum olacak. Etkinliğe katılmak ve sonrasında bunları birlikte tartışmak isterseniz ben tüm gece orada olacağım. Tasarımını Yaşa, geçtiğimiz Haziran ayında hayata geçirdiğimiz bir proje. Daha çok insan kendi tasarımını yaşayarak yaşamla uyum içinde akmanın keyfini sürsün diye çalışıyoruz.

Bu yazıda kullandığım dahiyane keşiflerin bir çoğu da sevgili arkadaşım Nalan Kahraman’a ait.

Projeyi incelemek ve kendi yaşam tasarımınızla tanışmak isterseniz web sitemiz: www.tasariminiyasa.com

 

İlginizi çekebilir: Potansiyelinizi keşfetmek için kendinizle ilgili unutmamanız gereken gerçekler

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Diğdem Girici
İnanıyorum ki doğru bilgiye ulaşabilen ve bu bilgiyi hayatında doğru şekilde kullanmayı öğrenen her insan hayal ettiği yaşamı yaratabilir. İşte bu yüzden yazıyorum, yaşamımı ... Devam