X

Okul çağına gelmiş çocukların beslenmeleri nasıl olmalıdır?

Okulların açılmasıyla birlikte çocukların yemek alışkanlıklarında bazı değişiklikler yaşanabiliyor. Özellikle uzun süren tatilden sonra yemek düzenini oluşturma konusunda sıkıntı çekebilirsiniz.

Okul çağına gelmiş çocukların beslenmelerine dikkat edilmelidir

Okul dönemi bir çocuğun yeni bir eğitim süreciyle beraber sosyalleşme ortamıdır. Bu dönemde öğretmenlerin ve ailelerin beslenmeyle ilgili tutumları önemlidir. Unutulmamalıdır ki beslenme ile ilişkili olan alışkanlıklar bu dönemde kalıcı hale gelmektedir. Bu nedenle okul başarısının yanı sıra ileride sağlıklı nesiller yetiştirebilmek için çocukların beslenme alışkanlıklarına çok önem vermeliyiz.

Yapılan çalışmalarda yetersiz ve dengesiz beslenen öğrencilerin dikkat dağınıklığı ve algıda azalma nedenlerine bağlı olarak okul başarısında azalma olduğu ortaya konmuştur.

Çocuklar için en önemli öğün hangisidir?

Kahvaltı en önemli öğündür

Kahvaltı, öğrenciler için en önemli öğündür. Kahvaltı yapmayan çocuklar günün ilerleyen saatlerinde daha fazla acıkıp daha fazla ve karbonhidratlı yiyeceklere saldırmalarına, bu yeme bozukluğu da çocukluk dönemindeki kolesterol, obezite gibi daha birçok hastalığın altında yatan neden olacaktır.

Kahvaltı yapmayarak vücudu uzun süre aç bırakmak kan basıncının artmasına, insülin direncinin oluşmasına neden olur. Aynı zamanda dikkat dağınıklığı, öğrenmede güçlükler yaşayacaktır. Sağlıklı bir kahvaltı için sofranızdan süt ürünleri başta olmak üzere sağlıklı karbonhidratlardan yani rafine edilmemiş ekmeği ve taze sebze meyveleri eksik etmememiz gerekiyor.

Örnek kahvaltı:

1 adet haşlanmış yumurta
1 dilim peynir
Domates, salatalık
1 dilim ekmek
1 tatlı kaşığı bal yada pekmez
1 bardak süt

Okul çağındaki çocukların yanlarında yemek taşımama isteği diğer karşılaşılan sorunlar arasındadır. Bunu önlemek için öğretmenlerle görüşülmeli tüm çocukların yanlarında yiyecek getirmeleri sağlanmalıdır. Okulda da yanına harçlığını dışardan yemesi için verilmemelidir. Haftanın bir günü dışardan yemesine izin verebilirsiniz.

Ayrıca çocukların kolay yiyebileceği sağlıklı menüler geliştirilmelidir. Kek, poğaça ya da ekmek arası patates yerine sandviç çeşitlerini tercih edebilirsiniz. Çantasına meyve suyu yerine süt ya da ayran koyabilirsiniz.

Okulda yemekhanelerde yemek yeniliyorsa yönetimden menüleri isteyin ve bir diyetisyen tarafından oluşturulduğuna dikkat edin.

Çocuklara doğru beslenme alışkanlığı nasıl kazandırılabilir?

Çocuklar doğru beslenmeyi kendileri öğrenmelidir

Çocuğunuzu diyet yapmaya teşvik etmeyin ve baskı uygulayarak beslenme alışkanlıklarını değiştirmeye çalışmayın. Çocuğunuzun kendi kararlarına yönelik besinler oluşturabilirsiniz. Mesela meyveli süt hazırlarken meyve tercihini çocuğunuza bırakın. Kendi yaptığı sütü daha severek içecektir. Evinizde taze sebze ve meyve muhakkak bulundurun. Sunumlarını çocuklara hitap edecek şekilde yaparsanız hazır ürünlere ilgisi azalacaktır.

Her zaman masaya oturarak beraber yemek yemeye çalışın .Yemek sırasında televizyon izlemeyin. Yemeği yavaş yiyin.

Ara öğün alışkanlıkları kazandırın ve evinize abur cubur almayın. Ara öğünleri meyve ve kuruyemişlerden yana kullanın. Burada öncelik olarak anne baba iyi örnek olmalıdır. Televizyon karşısında çayınızın yanında bisküvi yerseniz çocuğunuzdan meyve yemesini bekleyemezsiniz.

Çocuklarınıza kek yaparken şeker yerine kuru meyve, açma poğaça yaparken yulaf ve kepek unundan yararlanın. Patates kızartması yerine fırında sütlü patates yapın böylece besleyici değeri yüksek bir öğün hazırlamıi olursunuz. C vitamininden zengin olan tatlı patatesi de kullanabilirsiniz.

İlginizi çekebilecek diğer makaleler:

Çocuklar için sağlıklı beslenme: Sağlıklı yemeklerin yaratıcı sunumlarıyla yemek saatleri artık daha eğlenceli

Daha akıllı ve mutlu çocuklar yetiştirmenin 10 altın kuralı

Çocuklara iyi alışkanlıklar kazandırmanın etkili yöntemleri

Zeynep Orman: Zamanın birinde İstanbul'da doğdum. Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldum. En çok yiyen diyetisyen ben oldum. Gezmeyi çok sever, gezdiğim yerlerde yemeye bayılırım. Anlayacağınız, gezilerime tat katanlardanım. "Her şeyi ye, az ye" taraftarı kronik diyetçiler karşıtı, fonksiyonel besinleri araştırma aşığıyım. "Besinler ilacınız olsun" hayat felsefem. Diyet yemek tarifleri geliştirmek ise başlıca hobilerim arasında. O nedenle Cookness'a kendini adamış bir diyetisyenim.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale