X

Negatif düşünce tuzağına düşmemek için ne yapmalıyız?

“Bana dünyaya baktığın pencereyi söyle, sana tüm hayatını anlatıyım” desem abartmış olmam sanırım. Üstelik baktığın pencere sadece günlük ruh halini değil, uzun vadede fiziksel sağlığını da etkileyecek kadar önemli rol oynamakta. Tabii burada pencere metaforunun düşünce şeklimizi temsil ettiğini söylemekte fayda var. Herkesin yaşam tecrübeleri ve yetiştirilme şekli düşünce yapısında büyük rol oynasa da zihnimizi pozitif düşünmeye odaklarsak ve eğitirsek gelecekte negatif düşüncelerle daha kolay başa çıkarız. Nasıl mı?

1. Gün içinde seni en çok esir eden negatif düşünceyi bulup ve tanımla.

Bu düşüncenin altında hangi duygu yatıyorsa kaynağına inmek en etkili yöntemlerin başında geliyor. Değersizlik, dış onay, öz güven vb. eksiklikler zihnindeki düşüncelerin de mimarı oluyor. Kendini sürekli başarısız olarak tanımlayan biri, özgüven probleminin altında yatan ilk olayı tespit edebilirse o ana yetişkin gözüyle bakıp ilerleyen zamanlardaki başarılarının farkına varabilir.

2. Bir durum hakkında henüz gerçekleşmeden olumsuz sonucu düşünüp o yönde plan yapmak yerine bugüne odaklan.

Gelecek her zaman planladığın gibi olmayabilir. Pozitif beklenti de negatif beklenti de yüzde 50 olasılığa sahipse tercih hakkını negatife odaklamak yerine şimdiye odaklarsan bugününden çalmamış olursun.

3. Kendini iyi tanı.

Sana nelerin iyi, nelerin kötü geldiğini fark et. Hayatındaki olumsuzluklarla daha önce nasıl baş ettiğini hatırla. İhtiyaç duyduğun motivasyon, aslında tam olarak hayatta şu noktaya geldiğin halinde; KENDİNDE.

4. Esnek ol.

Hayata dair ne kadar plan yaparsan yap, hesaba katmadığın değişiklikler olabileceğini kabul ettiğin zaman, düşünce şeklin her yenilik karşısında olumsuz senaryo üretmeyecektir.

5. Geçmişi pişmanlık olarak değil, çıkarılacak bir ders olarak algıla.

Bu metodu uyguladığın zaman, yaptığın hataları ya da pişmanlıkları negatif düşünceler olarak değil, sana rehberlik eden pozitif düşünceler olarak gördüğünü anlayacaksın.

6. Her koşulda kendine inanmayı seç.

Sen kendine inanmayı seçtiğinde düşüncelerinin de aynı oranda sana eşlik ettiğini anlayacaksın. Öz güvenin artacak, onayı başkalarından değil, kendinden bulduğun için rahatlayacaksın.

Tüm bu maddeleri düzenli olarak uyguladığında, düşünce şeklinin de düzenli bir egzersiz olduğunu fark edecek, başka bir hayata kapı açacaksın. Çünkü şu gerçeğin farkına varacaksın: Negatif bir zihinle pozitif bir hayat yaşayamazsın!

İlginizi çekebilir: Hayatınızdaki belirsizliklerle baş etmek için 5 etkin yol

Şeyma Gizem Taşar: Şeyma Gizem TAŞAR 1984 yılında İstanbul’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ortadoğu Koleji’nde tamamladı. İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği’nden mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi ve Finans Bölümü’nde yaptı. Dokuz sene boyunca enerji alanında faaliyet gösteren firmaların finans pozisyonlarında görev aldı. İş hayatını sürdürürken Yaşam ve Kariyer Koçluk sertifikalarını tamamladı. Uzun süredir koçluk hizmeti vermektedir. Yol Arkadaşım Mutluluk yazarın ilk kitabıdır. Üniversitelere ve iş yerlerine motivasyon konuşmacısı olarak katılmaktadır. İletişim: gizemtasar@yahoo.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale