X

Neden o kişiye ikinci bir şans daha vermelisiniz?

Şimdiye kadar hiç göz göze gelmemiş olsanız bile onu düşündüğünüzde kalbiniz hızlı hızlı atmaya başlar. Aslında bir bakıma üzücü çünkü ilk karşılaştığınızda aranızda bir çekim olduğunu düşünmüştünüz. Ancak daha sonraları yanıldığınızı fark ettiniz. Şimdi ise onu ne kadar çabuk kafanızdan atarsanız, o kadar mutlu olacaksınız.

Ama siz tam bütün bağlarınızı koparacakken beklenmedik bir şey olur ve bir şekilde aynı ortamda bir araya gelirsiniz ve nedense yan yana durmanız gerekir. Birden size dönüp saç şekliniz veya kıyafetinizle ilgili iltifatlar etmeye başlar. O geceden sonra da konuşmaya devam edersiniz ve aslında onun sandığınız kadar kötü biri olmadığını düşünmeye başlarsınız. Hakkında yanlış düşündüğünüzü fark edersiniz. Aslında bencil biri değil, biraz utangaç ve çekingen biridir.

Eğer hayatta karşımıza çıkan kişiler hakkında yanlış yargılara varmak için bu kadar çok nedenimiz varsa, onlara ikinci bir şans vermek için de birçok nedenimiz olmalı.

Yaşadığımız bu tür tecrübeler, insanlar hakkında yanlış yargılara varıp hayatımızı zenginleştirecek fırsatları kaçırabileceğimizin en güzel örneği. Bu fırsatlar iş hayatında veya özel hayatımızda karşımıza çıkabilir. Peki neden böyle yanlış yargılarda bulunduğumuzu hiç düşündünüz mü? Bunun bir nedeni, dış görünüşüne bakarak yargıya varmamız olabilir. Bir başka nedeni ise yaş, cinsiyet, etnik kimlik veya sosyal sınıf gibi kişisel özelliklere bakarak yargılamak olabilir. Kişilerin yorumlarından etkilenmek de üçüncü neden olarak gösterilebilir. Öte yandan içinde bulunduğunuz ruh hali de başkalarıyla ilgili yargılarınızı etkileyebilir.

Eğer hayatta karşımıza çıkan kişiler hakkında yanlış yargılara varmak için bu kadar çok nedenimiz varsa, onlara ikinci bir şans vermek için de birçok nedenimiz olmalı. Uplifers olarak neden ikinci bir şans vermeniz gerektiğinin gerekçelerini sıraladık:

1. Çevrenizi genişletme fırsatını kaçırabilirsiniz

Bizden farklı olanları kabullenmek bazen zor olabiliyor. Sosyal psikolojinin ayrıntılı bir şekilde açıkladığı stereo tiplerin dışına çıkmak, aslında farklı bir sosyal geçmişten veya etnik kimlikten gelen insanlardan çok şey öğrenmenizi sağlayabilir. Üstelik bu şekilde sosyal önyargılarınızla da daha etkin mücadele edebilirsiniz.

2. Karşınızdakinin sizi şaşırtmasına izin verebilirsiniz

İkinci şans verdiğinizde o kişiyi aslında yanlış tanıdığınızı fark edebilirsiniz. Aslında çok fazla ortak noktanız olabilir ve çok güçlü bir arkadaşlığın başlangıcı olabilir.

3. Onu hayatınızdan çıkardığınızda kötü bir ruh halinde olabilirsiniz

Birçok araştırma, içinde bulunduğunuz ruh halinin karşınızdakilerle ilgili düşüncelerinizi etkilediğini gösteriyor. Eğer kötü bir gün geçiriyorsanız, o gün tanıştığınız insanlar hakkında da yanlış yargılara varabilirsiniz. Sakin olduğunuz bir anı yakalayıp, o insan hakkında tekrar düşünmeyi deneyebilirsiniz.

İkinci şans verdiğinizde o kişiyi aslında yanlış tanıdığınızı fark edebilirsiniz.

4. Kıskançlıktan ona karşı yanlış yargılarda bulunmuş olabilirsiniz

Sizden daha iyi olduğunu düşündüğünüz birine karşı kıskançlık duymak, o kişiden uzaklaşmanıza neden olabilir. Eğer bu kıskançlık hissinden sıyrılabilirseniz, başkalarının onu neden sevdiğinizve takdir ettiğini objektif olarak görebilirsiniz.

5. Başkasının yönlendirmeleri sizi etkilemiş olabilir

Fikirlerine değer verdiğimiz kişilerin sözleri hepimizi etkiliyor. Ancak fikirlerine değer verdiğiniz kişilerin de bazen önyargılı olabileceğini unutmayın. O kişiyle ilgili başkalarının değil kendi görüşlerinizle hareket edin.

6. Kendinizi riske attığınızı düşünmüş olabilirsiniz

İşinizi veya arkadaşlarınızı elinizden alacağını düşünerek karşınızdakini reddetmiş olabilirsiniz. Oysa bu korkuları düşünmek yerine kendinize güvenin ve reddettiğiniz kişinin belki de size yeni fırsatlar getirebileceğinizi düşünün.

Kaynak:
Psychology Today

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

İş dünyası için sosyal psikoloji alanından çıkarılabilecek dersler

İnsanlar karakterinizi 7 özelliğinize göre değerlendiriyor

Yoga ile ön yargılardan arınmış bir ‘’siz’’ yaratmak için öneriler

Daha huzurlu bir yaşam için, çevrenizdekileri oldukları gibi kabul edin

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale