X

Neden kendimin en iyisi olabilecekken başkasının ikincisi olayım?

Bence günün sonunda modern şehir hayatının insanları olarak hepimiz uyum sağlamaya çalışırken yorgun düşüyoruz.

Bu hayatta uyum sağlamaya çalışmak yerine gerçekten yaşamak gibi olasılığımız var!

Çünkü uyum sağlamak, çoğu zaman kendi gerçekliğimizi bırakmak demek oluyor.

Ve bu nedenle de birilerine benzemeye çalışırken, kendimizden uzaklaşıp duruyoruz! Sanıyoruz ki, Ayşe gibi yol alırsak, onun gibi olmayı başarırsak onun gördüğü takdiri göreceğiz!

Hayır, arkadaşlar! Başkalarının en iyi ikinci kopyası olabiliriz! Neden kendimin en iyisi olabilecekken başkasının ikincisi olayım?

Bir çırpıda yazdım ama hayatın koşturmacası içinde öyle olmuyor. Benim de okul hayatım kendimin başkalarıyla kıyaslanmasını dinleyerek geçti. Ayşe’nin kızına neden benzemediğime dair ne çok cümle duydum.

Hele konu iş hayatına girdiğimde hep başkaları gibi olmam gerektiğini duydum. Dürüst olmak gerekirse ailemi mutlu etmek için kendimi çok ittirip çektirdim, sevmediğim, ait hissetmediğim çok iş görüşmesine girdim. Ve hayat benim için ailemin, çevremin istediği gibi akmadı. Bunun tek bir nedeni olduğunu düşünmüyorum ama hayatımda birden fazla kez anlaşılamama riskini göze aldığım yollarda yürümeyi seçtim. Ah, evet! Bu yolun taşıman gereken bedeli, hep bir uzaylı gibi hissettirilme haliyle karşı karşıya gelmek oluyor.

Birilerine, bir yerlere, bir topluluğa ait olmaya çalışmanın ne kadar ağır bir his olduğunu bilir misiniz? Uyum sağlamaya çalışmanın ya da benzemenin ne kadar yorucu olduğunu bilir misiniz?

Olmaya çalışarak olamamanın nasıl bir his olduğunu bilir misiniz?

Birilerinden ilgi görebilmek için onların istediği kişi olmaya çalışmanın hissi nasıldır bilir misiniz?

Bence hepimiz hayat sahnemizde bu gibi sahneleri yaşadık. Ne dersiniz?

Zira hepimiz hayatımızda farklı etiketler altında aynı öğretiyi deneyimliyoruz.

Yoga sınıfına yeni gelen öğrencilerde bunu öyle çok görüyorum, anlatamam. Hep bir önündeki, yanındaki gibi olma çabası. Hayır, olan yeterli. Olabildiği kadar yeterli, hep de yeterli olacak!

Aidiyet, çabadan gelmez, benzemekten gelmez.

Sadece orada öylece kendin gibi var olabilme cesaretinden gelir. 

Kendin olma cesareti, seni yaşamın tam içine karıştır. Ve sen ancak kendin gibi olabildiğinde başkalarının da kendi gibi olmalarına alan açarsın. Gerçek sevgi böyle akmaz mı? Biri tarafından böyle sevilmiyorsak gerçekten sevgiden mi bahsediyoruz?

Sen, kendine ait olmayı öğrendiğinde aslında tüm yaşama da ait olduğunu idrak ediyorsun! Ve bu aidiyet, bizim insan algımızın ötesinde… Bunu kavramaya çalışmak baş döndürücü oluyor.

Bir ağaca baktığında da, bir kuşa baktığında da kendinden bir parça görebilirsin. Hepsiyiz… İnsan, ancak her şeyde kendinden bir parça gördüğünde kimseyi kırmak istemez.

Aidiyet için koşturmana gerek yok.

Unutma, sonbaharda solan yaprak, solsa da toprağa karışsa da halen kendinden daha büyük olana ait olmaya devam edecek. Ait olması için yanındaki ağacın yaprağına benzemesine gerek yok…

Kendimiz gibi olup rüzgara karşı coşkuyla neden savrulamayalım ki?

İlginizi çekebilir: Her şeyin karıştığı bu dünyada birbirimize neden destekçi olmayalım?

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale