X

Neden en çok kendimize yalan söyleriz?

Aramızda hiç yalan söylemeyen var mıdır? Peki en çok kime yalan söylediğinizi düşünüyorsunuz? Aslına bakarsanız, insanların en çok kendilerine yalan söylediği bir gerçek. Örneğin kendimize sıklıkla başımıza gelen ufak aksiliklerin kendi ihmalimizden kaynaklanmadığını ya da yemememiz gereken o yüksek kalorili yiyeceği yemekten bir şey çıkmayacağını söylüyoruz. Çok istediğimiz halde alamadığımız işin zaten iyi olmadığını düşünüyoruz. Ve daha bunun gibi pek çok yalanı başkalarına değil, kendimize söylüyor; başkalarından önce kendimizi ikna etmeye çalışıyoruz.

Kendini aldatma alışkanlığı

İnsanlar, bulundukları konumu korumak veya daha da yükselmek için, başkalarının gözünde bir imaj inşa etmek ve bunu korumak durumundadırlar. Herhangi bir gerçeklik, istenilen imajın önünde bir engel teşkil ederse, bireyler bu gerçekliği yok etmek için kendini aldatma yoluna giderler. Böyle durumlarda, kendini aldatan, yani yanlış bir görüşü saplantılı bir şekilde savunan kişilerle tartışabilmek hayli zordur. Öte yandan kendini aldatma durumu, bir topluluğun insanlarını sarmaya başladığında, buradan verimli tartışmalar çıkması imkansız hale gelir.

İnsanın kendisine yalan söylemesi, kendini aldatma alışkanlığının parçasıdır. Kendini aldatma durumu, saptanması için ruhun derinliklerine inilmesi gereken, bulunması zor bir alışkanlıktır. Ancak sizi gerçekleri görmekten alıkoyabilecek bu olumsuz alışkanlığı fark etmenize yarayacak bazı belirtiler olduğunu söyleyebiliriz. Örnek vermek gerekirse; öğrenilen bir bilgiye önyargıyla yaklaşmak, geçmişte öğrenilen şeyleri seçerek hatırlamak ve hatalı mantık kurmak bunlar arasında olabilir.

İlginizi çekebilir: Kendinize karşı dürüst olmanızı kolaylaştıracak 5 öneri

Nedenleri

Kendini aldatma alışkanlığının nedenleri arasında başkalarını ikna etme isteğinin yaygın olduğu düşünülmektedir. Bunun, yukarıda değindiğimiz imaj koruma arzusuyla da bağlantılı olduğunu söyleyebiliriz. Öyle ki, bu aslında uyguladığımız ve başkalarını ikna etme konusunda işe yarayan bir strateji bile olabilir. Örneğin; kendilerine gereğinden fazla güvenen insanların başkaları tarafından da diğerlerine oranla daha yetkin görüldükleri bir gerçek.

Peki öyleyse, buradaki sorun ne? Her ne kadar kendinizi sunuş biçiminizi olumlu yönde etkiliyor gibi görünse de, aslında bu pozitif durum yalnızca bir noktaya kadar geçerli. Çünkü kendinize potansiyelinizden daha fazla güvenip böyle bir algı yarattığınızda, potansiyelinizden daha fazlasını yapabileceğinizin garantisini de vermiş oluyorsunuz. Bunu başaramadığınızda ise söz konusu olumlu algı, yerle bir olma tehlikesiyle karşı karşıya geliyor.

Geçtiğimiz yıl Avusturalyalı lise öğrencilerinde yapılan bir araştırma da bu savı destekler nitelikte. Lise öğrencileri arasında kendine fazla güvenen kişilerin daha popüler olduğu, ancak 2 yıllık bir gözlemin ardından, akranlarına göre daha mutlu ve iyi durumda olmadıkları sonucuna ulaşılmış.

Gerçekçi olmanın avantajları

Bireylerin kendine yalan söyleme alışkanlıklarını bırakıp gerçekçi olmaya başlaması, kendileriyle ve çevreleriyle ilgili gerçekleri görebilmelerini ifade eder. Hoşa gitmese dahi gerçeklerin fark edilmeye başlanması ise, olumlu yönde gelişimin ilk adımıdır.

İlginizi çekebilir: Kendimize söylediğimiz yalanlara son! Yepyeni bir “kendim”, hoşgeldinKendimize söylediğimiz yalanlara son! Yepyeni bir “

Kendini aldatma davranışı ve gerçekçi olma ile ilgili daha fazla şey öğrenmek için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz:

 

Kaynak
pbs.org

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale