X

Ne zaman şifalanırız, ne zaman şifalanmayız?

“Ruh ve madde, birbirlerini karşılıklı olarak sürekli geliştiren iki büyük varlık sistemidir.” –Ergün Arıkdal

Varlığının kutsallığını deneyimlemeye gelen insanoğlu evrenin sonsuz nedensellik/sonuç prensibi içinde sonsuz hayatlar yaşar. Biz buna “tekamül” diyoruz. Dualite yasasına göre şekillenen dünya hayatında her şeyi zıttıyla öğreniyoruz. İyiyi kötüyle, doğruyu yanlışla, sıcağı soğukla…

Yaşamları içinde yollarının tıkandığını ya da aynı kısır döngüleri tekrarladığını fark edenler ise pek çok ruhsal/spiritüel teknik ile bir çıkış yolu arıyor. Thetahealing, Jean Adrienne Arınma Sistemi, Regresyon ve daha sayamadığım onlarca teknik ruhumuzun yükselişine hizmet ediyor. Tabii, teknik çok olunca bizlere gelen ruhların da kafaları bir hayli karışabiliyor. Gelen en büyük soru ise şu:

“Hangi teknik daha iyi, daha etkili?”

Yukarıda saydığım tüm teknikler çok çok etkili, inanın… Asıl sizin yüreğiniz hangi tekniğe çekiliyor? Önemli olan bu, çünkü sezgileriniz, iç sesiniz her zaman size neyin iyi geleceğini çok daha iyi bilir. Sezgilerinize güvenmelisiniz.

“Şifalanır mıyım?”

Bu sorunların yanıtı maalesef hiçbirimizde yok, bunu ancak Yaradan bilebilir. Çünkü şifa her zaman Yaradan’dan akar. Yaptığım onlarca seanstan sonra kişisel kanaatim şudur ki: Şifayı almak, her zaman danışanın sorumluluğundadır.

Şifacının asli görevi ise şifa süresince danışana -deneyimi, ruhsal bilgisi ve derinliği ile- alan tutmak ve danışan için gözlem yapmaktır. Şifa Yaradan’dan akar ve sizin Yüksek Benliğinizin ve Ruhunuzun kabul ettiği şekilde alanınıza yüklenir.

Bu nedenledir ki aynı şifacıdan birkaç farklı konuda seans alırsınız; bazı konularda hayatınızda muhteşem ivmeler görürken (hatta bazen hepsinde), bazı konularda ise daha ufak değişimler gözlemleyebilirsiniz. Nedeni ruhunuzun o konudaki direnci, teslimiyet eksikliği, inançsızlığı, şüphesi vb. pek çok etmen olabilir. Siz bu dirençlerinizin genellikle bilinçli olarak farkında da olmazsınız dostlar, çünkü bilinçaltınız her zaman bilinçli zihninizle girdiği bu düelloyu kazanacaktır. İstediğiniz şeye gerçekten sahip olmak ruhunuza ekstra stres/yük getirecekse, -bu çok büyük bir zenginlik/miras/terfi bile olsa- sizi bu yaratımınızdan uzak tutmak için bilinçaltınız elinden geleni yapacaktır.

Bu satırları okurken içinizden şunu söylüyor olabilirsiniz;

“Ama ben şifalanmayı çok istiyorum”

Bunu söyleyen bilinçaltınızda neler olup bittiğinden genelde bihaber olan bilinçli zihniniz… Maalesef böyle… İsterken, aynı zamanda teslimiyetle sonucu Yaradan’a bırakmak ve O’na güvenmektir esas mesele… Şifayı Yaradan’a bırakabiliyor musunuz? Yoksa sonuca bağımlı şekilde sürekli her şeyi kontrol etmeye ve oldurmaya mı çalışıyorsunuz? Yaratıcı’nın sizin için belirlemiş olduğu Kutsal Zamanınıza güveniyor musunuz?

İşte, saydığım tüm bu alanlarda size çokça hizmet edecek olan Thetahealing, Regresyon ve Jean Adrienne Arınma Sistemi yöntemleri ve seansları ilgili ayrıntılı bilgiye ve seminer takvimimize www.esindemir.com sitesinden ulaşabilir, hediye çalışmalarımdan ve grup seanslarımdan faydalanabilmek için Instagram ve YouTube hesabımı takip edebilir ve her türlü sorunuzu info@esindemir.com mail adresim üzerinden bana iletebilirsiniz.

Tekrar görüşünceye dek… Sevgiyle kalın…

İlginizi çekebilir: Aydınlanma: Zihninizin ötesine geçmektir

Esin Demir: 2010 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Spiritüel gelişim merakı 2009 yılında, Japonya’ya bir yaz stajı programı ile gittiğinde başladı. Bu ilginç ada ülkesinde pek çok tapınak gezdi, bu tapınaklarda yapılan dini ritüelleri yakından görme imkanı buldu. Türkiye’ye dönüp profesyonel iş yaşamına başladıktan sonra ruhsallık ve kişisel gelişim ile ilgili araştırmalarını daha da derinleştirirken; beyin, bilinçaltı ve kuantum fiziğine de ilgi duymaya başladı. Bu sırada ThetaHealing® bilinçaltı temizlik tekniği ile tanıştı. O günden itibaren bu teknik ile ilgili aldığı çok sayıdaki uygulayıcılık eğitimini, Valencia’da aldığı ThetaHealing® eğitmenliği ile taçlandırdı. Esin şimdi bir taraftan profesyonel kariyerine devam ederken, diğer yandan ThetaHealing® grup eğitimleri ve bireysel seanslar veriyor. Thetahealing yöntemi ile ilgili detaylı bilgiye www.esindemir.com adresinden ulaşabilirsiniz. Esin’in en büyük arzusu, Dünya’nın yaşanacak daha sevgi dolu bir yer olması...

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale