X

Ne istediğimiz değil, onu neden istediğimiz önemli: İhtiyaçlarımız bize neler anlatır?

Günlük yaşantımızda olsun, hayatımızın geneline baktığımızda olsun pek çok istekte bulunuyoruz. Bu istekler kimi zaman hayalde kalırken, kimi zaman bunları kendimize hedef olarak belirliyoruz. Kimi istekler gerçekleşirken, kimisi yalnızca istek olarak da kalabiliyor. Bu yazıda sizleri isteklerimizin arkasındaki motivasyonlara yakından bakmaya davet ediyorum.

Özünde tüm isteklerimizin ardında bir ihtiyaç vardır. Bizler hayatımızı olağan akışında yaşarken aslında bilinçli olarak veya bilinçsizce bu ihtiyaçlarımızı doyurmak için farklı yollara başvururuz. Örneğin, bir çocuk ilgi görmek ve annesiyle vakit geçirmek istediğinde anne hep meşgul diyelim, “Seninle şu an oynayamam” diyor. Çocuk gidip içeride bir şey kırdığında anne kalkıp yanına gelip “Ne yaptın sen?” diye kızıyor bile olsa, ideal olmayan bir şekilde çocuk, annenin ilgisini çekmiş olur ve bu davranışı ilgi ihtiyacını gidermek için yapar.

Bir çocuktan buradaki ihtiyacını ifade etmesini bekleyemeyebiliriz, ancak birer yetişkin olarak isteklerimizin ardındaki gerçek ihtiyaçlarımızın farkına varmak ve gerektiğinde bunu ifade etmek bizim sorumluluğumuzdadır. Farkındalık dediğimiz kendi duygularını, düşüncelerini ve ihtiyaçlarını objektif bir noktadan görebilme halinin önemi yine burada ortaya çıkıyor.

İsteklerimizin ardındaki ihtiyaçlar harekete geçmek konusundaki motivasyonumuzu doğurur. Dikkat edilmesi gereken nokta burada; bu motivasyon kendinizle mi alakalı, yoksa başkalarından tatmin etmesini beklediğiniz bir ihtiyacınızla mı alakalı? Bu başkalarınca karşılanması beklenen ihtiyaç pek çok farklı şekilde ortaya çıkabilir: Sevilmek, duyulmak, anlaşılmak, ilgi görmek, değerli hissetmek, saygı duyulmak, takdir edilmek, onaylanmak…

Herhangi bir isteğinizi düşünün. Diyelim beğendiğiniz bir restorana gitmek olsun bu istek… Bu istek nereden geldi? Arkadaşlarınızdan mı gördünüz, Instagram’dan mı? İnternette mi karşınıza çıktı, yoksa gerçek hayatta mı görüp beğendiniz? Sizce bu restorana gitmeyi neden istiyorsunuz? Gerçekten yeni lezzetler keşfetmeyi sevdiğiniz ve keyifli bir akşam geçirmek istediğiniz için mi? Yoksa şık giyinip süslenip çektiğiniz güzel fotoğraflarınızı paylaşarak o restorana gittiğinizi sosyal medyadan duyurmak için mi? Benzer şekilde sahip olunmak istenen ev, araba, çanta, ayakkabı gibi maddi boyuttaki istekler size ne vaat ediyor? Peki ya iş veya eğitim hayatınız, ilişkileriniz ile ilgili istekleriniz neler? Hayatınızda neyin gerçekleşmesini istiyorsunuz?

İsteklerin ardındaki gerçek ihtiyacınızı görebilmek için kısa bir egzersiz yapabilirsiniz. Gözlerinizi kapatın ve gerçekleşmesini istediğiniz bir şeyin gerçekleştiğini düşünün. (Bu noktada belirtmekte fayda var, eğer bu isteğin gerçekleşmesine dair zihninizde oluşan herhangi bir direnç, inanmama ve benzeri düşünce oluşuyorsa öncelikle buraya bakmanız gerekir, şu an bunun olmadığı senaryodan devam ediyorum.) Tüm detayları olmasını istediğiniz şekilde gözünüzde canladırın, o anı yaşayın ve hissedin. İstediğiniz gerçekleşti; neler oluyor orada, nasıl hissediyorsunuz? Asıl cevabını bulmak istediğiniz soru bu olmalı. Bu isteğim gerçekleştiğinde ben aslında gerçekten neyin olmasını bekliyorum?

Göreceğiniz gibi bir isteğin ve ardından gelen davranışların arkasında farklı farklı motivasyonlar olabilir. Önemli olan isteklerinizin ardındaki ihtiyacı görebilmek ve anlayabilmek. Özellikle dolaylı olarak başkalarına bağlı olan istekler söz konusu olduğunda dikkat edin; beklentilerinizin karşılanacağının bir garantisi var mı? Beklentileriniz somut ve gerçekçi mi? Örneğin, saygınlığını artıracağına inandığı için lüks araba almak isteyen biri, bundan nasıl emin olabilir? Başkalarının tepkilerini belirleyemez ve onları kontrol edemeyiz.

Sağlıklı yetişkinler olarak ne istediğimizin ve neden istediğimizin farkında olmak, bize hayatta güç verir. Kendimiz için yaşar ve tercihlerimizden emin oluruz. Dışarıdan beklentiye dayalı ve beklenti gerçekleşmediğinde hayal kırıklığı hissettiren bir hayat yaşamaktansa; daha seçici, daha özgür ve daha özgün olabiliriz.

Dilerseniz @dorecoaching Instagram hesabını takip edebilir, sorularınız ve iletişim için beyza@dorecoaching.com adresine e-mail atabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Zaman aşımına uğrayan hedefler: Amaçlarımız hayatımızda nasıl bir yer tutar?

Beyza Turan: Profesyonel olarak yaşam koçu, amatör olarak yazarım. “Bu hayatı nasıl daha iyi yaşarım?” sorusuna kafayı takmış biri olarak öğrendiklerimi paylaşmayı çok önemsiyorum. İlgi alanlarım arasında olan duygu, davranış, bilinçaltı, motivasyon ve ilişkiler konularında okumayı, konuşmayı ve yazmayı çok severim. Geçmişimden kısaca bahsetmem gerekirse; Koç Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği okudum ve Uluslararası İşletme yüksek linans programını tamamladım. İş hayatımda Google, Facebook (Londra) ve Adphorus şirketlerinde çalıştım. Daha sonra kendi kişisel gelişimimi de önceliklendirerek, profesyonel koçluk eğitimimi tamamladım ve Dore Coaching’i kurarak danışanlarıma destek vermeye başladım. Dilerseniz bir selam vermek veya sorularınızı iletmek için bana @dorecoaching Instagram hesabı üzerinden ulaşabilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale