X

Mükemmeliyetçilik tuzağından kurtulmak: Başarılı olmak mı yoksa güvende kalmak mı?

Günümüz dünyasında mükemmeliyetçilik, genellikle başarı ve onur ile taçlandırılan bir kavramdır. Ne de olsa iş toplantılarında kusursuz davranmak, örnek bir ebeveyn olmak ve çevresinin beğenisini kazanmak, takdir edilecek modern nişanlar arasındadır. Ancak “mükemmel” olarak adlandırılan şeylerin çoğu kişisel isteklerden ziyade, dışarıdan gelen kuralları temsil eder. Yani örnek bir çalışan, eş veya ebeveyn olma kodları bize genellikle dışarıdan empoze edilir ve bu düzenin dışına çıktığımızda kendimizi başarısız hissetmemize neden olacak kadar ciddi seviyelere ulaşabilir. İşte tam olarak bu noktada, duygusal kalkanları güçlendirerek mükemmeliyetçilik beklentisinin bizden kaynaklanmadığını hatırlamak, faydamıza olabilir. Çünkü hayatta her şeyi kusursuz olarak yerine getirmek, temelde sürdürülebilir bir başarı stratejisinden ziyade; kişiyi daha fazla görev, sorumluluk ve stres altına sokan bir yüktür.

Neden mükemmel olmak isteriz?

Bu soruya hiç düşünmeden “Neden mükemmel olmak istemeyeyim ki?” diye yanıt veriyor olabilirsiniz. Ancak mükemmeliyetçilik, bir şeyleri sadece iyi yapmaktan ibaret bir kavram değildir. Özellikle günümüzde gelinen noktada bu kavram zorunlu bir kritere dönüştüğünden gerçekçi olmayan standartlar yaratmaya başlar. Mükemmel beden imajı, mükemmel cilt, mükemmel aile yaşamı ve mükemmel psikoloji bunlar arasında sıralanacak birkaç örnek olabilir. Bu tür ulaşılmaz standartların en büyük tehlikesi, hayattaki hatalara ve aksaklıklara yer vermeyerek kişisel değerleri sıfırlamasıdır. Bu da beraberinde başarısız olunca sevilmeme, reddedilme ya da yetersiz görülme gibi korkular getirerek hayatı yaşama şeklini doğrudan etkiler.

Halbuki hayatı özel ve farklı kılan şey, her insanın kendi içinde bulundurduğu otantikliktir. Mükemmellik kavramı ise bu tür doğal ve kendiliğinden durumları, yaşamdan kopararak bizi adeta düşüncesiz bir robota çevirir. Esasında bu tip eğilimlerin temeli ise çocukluk yıllarına kadar uzanır. Başarı kavramının çok önemli olduğu ailelerde yetişen veya değer yargısının doğrudan para kazanma ve başarı ile özdeşleştiği bir ortamda vakit geçiren kişiler, mükemmeliyetçilik tuzağına düşmeye de daha yatkın olan kimselerdir. Oysa “Daha iyisini yapmalıydın” benzeri iç sesler ancak bize zarar verir ve hataları utanç verici hale getirerek çekingen insanlara dönüşmemize neden olur. Gerçekte yaşamdan mükemmel sonuçlar beklemek, aslında kusursuz çıktılar anlamına gelmez. Daha çok duygusal olarak güvenilir alanlara sahip olmakla ilgilidir ve bunu fark etmek, durumu kontrol altına almanın birincil ve en önemli koşuludur.

Mükemmeliyetçiliğin gizli tuzakları

Mükemmeliyetçiliğin genel psikolojiyi ve hayattan alınan tatmini olumsuz etkilediğine yönelik çalışmalar; aynı zamanda durumu kaygı, depresyon, yeme bozukluğu gibi ek sorunlarla ilişkilendirir. Çünkü mükemmeliyetçilik baskısının artması fiziksel ve duygusal açıdan tatmin yoksunluğu anlamına gelir. Herhangi bir iş tamamlandığında bile “Daha iyisi olabilirdi” gibi düşüncelere dalmak, o anki başarı hissini anlamsız kılar. Sonuçta ise hayatı yaşamayı daha keyifsiz hale getiren yorucu çeşitli zihinsel kalıplar doğurur.

1. Erteleme paradoksu

Mükemmeliyetçi insanların çok çalıştığına dair sahip olunan kanı aslında yanlıştır. Çünkü mükemmeliyetçiliğin en büyük paradoksu, sürekli erteleme eylemidir. En iyisi yapılmadığı sürece sürekli ertelemeyi öngören bu düşünce, gerçekte felç edici bir etki yaratır çünkü kişiyi adım atmaktan alıkoyarak başarısız olma ihtimalini artırır. Sonuçta ise potansiyelini gerçekleştiremeyen, sürekli kaygılı modern birey ortaya çıkar.

2. Ya hep ya hiç düşüncesi

Mükemmeliyetçi zihinde gri noktalar yoktur, bunun yerine siyahlar ve beyazlar yer alır. Bir işi %100 yapmak veya hiç yapmamak neredeyse aynı şey anlamına gelir. Bu kutuplaşmış düşünce yapısı sebebiyle iş hayatında ve özel hayatta sürdürülebilir bir mutluluk elde etmek mümkün olmaz.

3. Dış onay gereksinimi

Mükemmeliyetçi birey, hayatı kendi değerlerine göre değil, başkalarının standartlarına göre yaşar. Mükemmel olarak tanımlanan kavram da dışarıdan gelen onayları ifade eder. Yani bir işi ne kadar iyi ve düzgün yaptığından ziyade, onu karşı tarafın ne kadar iyi gördüğü önem taşır. Bu da doğru içgörü yapamamak ve bireysel değerleri yeterince kavramamak anlamına gelir.

Mükemmeliyetçilikle baş etme yöntemleri

Mükemmeliyetçiliğin bizi farklı kollardan felç etmesini önlemek için günlük hayata uyarlanabilecek eylemler de bulunur. Basit olmasına rağmen etkili sonuç veren bu stratejiler, değer yargılarını somutlaştırarak farkındalığınızı pekiştirebilir:

  • “Mükemmel” kavramının yerine “yeterince iyi” kavramını koyun ve kusursuzluğu bir hedef olarak kabul etmekten vazgeçin. Bunun yerine işlevselliğe odaklandığınız zaman eylemlerinizde de özgürleşirsiniz.
  • Yaptığınız hataları, yıkıcı sorunlar olarak değil de öğrenme fırsatı olarak değerlendirin. Yanlışları düşman görmek yerine deneyim edinme kaynağı olarak ele alırsanız, hatalardan pay çıkararak daha emin adımlar atarsınız.
  • Öz şefkat bilincini geliştirin ve en ufak hatada kendinize yüklenmekten vazgeçin. Zaten her şeyin ve herkesin sizi eleştirmeye hazır olduğu bir dünyada, kendinizi de savaşılacak faktörler arasına koymayın. Bunun yerine iç eleştirmeni bir destek unsuru olarak kullanın ve eylemlerinizde daha kontrollü olmayı deneyin. Objektif içsel yorumlar yapmayı öğrenirseniz hayatta kontrol sahibi olabilirsiniz.

Bu tür ufak stratejiler, mükemmeliyetçi zihin yapısının ardındaki duygusal kodları çözerek sizi bilinçli şekilde dönüştürebilir. Geçmişten gelen kalıpları nasıl yıkacağınızı öğrenirseniz, geleceğe de o kadar emin ve güçlü adımlarla ilerleyebilirsiniz.

Kaynak: psychologytoday, greatergood

İlginizi çekebilir: Zihin dünyamız ve dönüşüm

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale