X

Motivasyonumuzu yükseltmek elimizde: Kendimize gerçekçi ve şefkatli yaklaşmak

5…4…3…2…1… Hadi!

Okuduğum bir makalede geriye saymaya başladığımızda beyinimizde bizi harekete geçiren nöronları aktive ettiğimizden bahsediyordu. Ben de bu bilgiyi “hmm ne değişik” diye saklamak yerine hayatımda nerede işime yarayabilir diye düşünerek kullanmaya niyet ettim. Ve sonra basit bir yerden başladım; sabahları uyansam bile yataktan çıkmak benim için zorlayıcı oluyor. Alarmı sürekli ertelediğim için bir yerden sonra zaman kavramını o mahmurlukla karıştırıp tekrar uyuyabiliyorum.

İşte bu geriye sayma etkisini okuduğumdan beri önce kendimi dinleyip kaçtan geriye sayarsam sonunda yataktan kalkarım diyorum ve acelesizce rakamları söylüyor, sonunda da güne başlıyorum. Bugün de bu yazıyı ufak deyip gülüp geçtiğimiz kimi başlıkların bizim egzersiz alanımız olduğunu hatırlatmak için yazıyorum.

Uzun zamandır üzerine düşündüğüm, gözlemlediğim, araştırdığım bir konu var; kendimizi yüreklendirme biçimimiz. Doğrusu nedir, neler yapmak gerekir yerine, paylaştığımıza inandığım kimi başlıklardan bahsetmek istiyorum.

Ne yapmam gerektiğini biliyorum ama yapamıyorum” aşina olduğumuz cümlelerden biri. Ah şu motivasyon yok mu, aradığında bulamıyorsun da vaktin olmadığında veya yeri olmadığında çıkıp geliyor, insana “hadi, hadi yapabilirsin, yarın hemen başla!” diyor.

İnanıyorum ki yürüyeceğimiz yolu biliyorsak en güçlü ihtiyaçlarımızdan biri destek oluyor. O desteği de arkadaşlarımızdan, ailemizden veya gruplardan almaya çalışıyoruz da, çoğunlukla ya negatif motivasyona dönüyor ya da söylenilen pozitif şeyleri samimi bulmayabiliyoruz. O yüzden tam da senin tarifinle, sana göre ve sana özel motivasyonu ancak sen yaratabiliyorsun. İşte bu bilgiyle “Motivasyonumu nasıl yaratabilirim?” diye kendine sorsan yapman gerektiğini bildiğin konu için bir adım atmış olmaz mıydın?

Tamam deyip sorumluluk aldığımda kendimden o kadar çok şey bekliyorum ki gözüm korkuyor.” Ah ne tanıdık! Yıllar boyu multitasking’in iyi bir şey olduğu yanılsamasıyla büyüyen bir jenerasyonuz. Belki de bu yüzden odaklanma çalışmalarına, meditasyon ve mindfulness’a bu kadar ihtiyaç duyuyoruz.

Dikkatimiz veya hedefimiz hayatımızın her alanını kapsamaya başladığında, tutsak hissetmemiz oldukça doğal. İşte bu yüzden kendinle ve hayatınla ilgili yaptığın listelerden mükemmellik arzunu, her şeyi kapsama isteğini, dört dörtlük değişim beklentini çıkarmak ister misin? Yani gerçekçi, basit ve uygulanabilir sade bir liste, kendini tartmak için sana da bir alan yaratabilir. Örneğin, sağlıklı bir beslenme düzenine geçmek istiyorsan tüm alışanlıklarına sırt çevirmek yerine sadece akşam öğününü uyarlayarak başlamaya ne dersin? Nasıl hissettiğine bakıp, neleri ekleyip, neleri değiştirmek istediğini görüp gününe yaymak daha arkadaşça olmaz mı?

Kendime fazlasıyla yüklendiğim için denemek yerine hiç yapmamayı tercih ediyorum.” Bu cümleyi belki şöyle de duymuş olabilirsin: “Battı balık yan gider.” Hiç de öyle olmadığını söylesem, bana inanabilir misin? Eğer inanmazsan da başka bir bakış açısına davet etmek isterim seni. Farkındalık pratiklerinde sıklıkla tekrar edilen bir bilgi var, zaman linear bir çizgi olarak akmıyor; anların birleşiminden oluşuyor. Yani her an yeni, her an duygusal bagajlarından bağımsız hareket etmeyi tercih etme imkanın var, her yeni an yeni bir gerçekliği yaratmak için fırsatın var. Evet, belki o balık önceki an battı, fakat bu mümkünler dünyasında o balık şimdi yüzebilir, dalabilir, hatta uçabilir bile. Sen nasıl istersen. Hepimiz düşüyoruz, başarısızlığın tadını hepimiz biliyoruz, yine de bu yeni anda tekrar deneyip cesaretini kutlamak ister misin?

Peki ya sana tanıdık gelen başka hangi cümleler var; yorumlarda paylaşmak veya bana mesaj atmak ister misin? Nasıl ki yerçekimini çalışan bilim insanları da düştüklerinde yerçekimiyle karşılaşıyorlarsa; hocalar, danışmanlar, koçlar, öğrenciler ve daha niceleri de zaman zaman bu cümlelerle karşılaşabiliyorlar. Çünkü hepimiz sadece insanız, hepimizin alışkanlıkları, zihin yapıları ve eğilimleri var. Bununla birlikte birbirimize destek olarak, hatırlatarak ve alan yaratarak farkındalıklarımızı genişletebileceğimize yürekten inanıyorum.

O yüzden seni de katkın ve hatırlatıcı mesajın için paylaşmaya davet ediyorum…

İlginizi çekebilir: Değişim bir süreçtir: Bazen başa döner, bazen ileri gidersin ama yol hep senindir

Seza Aslanbaş: ODTÜ Siyaset Bilimi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olduktan sonra 7 yıl kurumsal şirketlerde satış planlama ve pazarlama departmanlarında çalıştım. 2013 yılında dışarıdan her şey güzel görünürken sıkışmış hissettiğim ve hayatıma anlam aradığım zamanlarda meditasyonla tanıştım. Bireysel dönüşümüme katkısını gördükten sonra bu bilgileri daha çok öğrenmek, aktarmak ve paylaşmak için Türkiye ve Hindistan’da farklı hocalarla çalıştım ve hala çalışmaya devam ediyorum. 2016'dan beri zihnen bildiklerimizi kalpten hatırlamak niyetiyle meditasyon temelli bireysel seanslar, atölyeler ve grup çalışmaları yapıyorum. Aldığım farklı eğitimlerle kendi yolculuğumda bana iyi gelenleri birleştirerek bazen paylaşımlarla bazen hareketle bazen de sessizlikle farkındalığımızı destekleyecek alanlar sunuyorum. Online ve yüzyüze yaptığım çalışmalar hakkında bilgi almak ya da sadece tanışalım istersen bana seza.aslanbas instagram hesabımdan veya sezaaslanbas@gmail.com'dan bir merhaba diyebilirsin. Çokça sevgiler.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale