X

Motivasyona değil, netliğe ihtiyacınız var

“Hayatta tüm en iyi şeyler hızlıca olur, bir yıldızın doğumu veya bir bebeğin doğumu, açan bir çiçek tomurcuk, aşık olmak, fakat bu dramatik olayların önünde giden sessiz süreçler vardır.” -Sri Ram

Eğer netleşmeyi ve getirdiği ilhamı bu yazıda bir araya getirmeye çalışacaksak o halde bilincin sıçrayışıyla gelen netlikten söz etmek gerekir. Koç olarak, netleşme sürecinde çeşitli teknikler kullanırız. Doğru ve yerinde sorular sormak, gözlem yapmak, geri bildirim sağlamak ve iç görüleri ortaya çıkarmak gibi yöntemlerle, kişinin kendi iç dünyasını keşfetmesine yardımcı oluruz. Bu şekilde bireyin derin düşünmesini ve kendi gerçekliğine ulaşmasını kolaylaştırırız.

Bu yazımda koçluk sürecinin nasıl bir netleşme aracı olduğundan, iç dünyanızı keşfetmenize, doğayla uygun gerçek arzularınızı ve yeteneklerinizi tanımanıza nasıl yardımcı olduğundan bahsedeceğim.

Koçluk görüşmelerinde insanlar netleşme yolculuklarına çıkarlar. Belirsizlik ve karmaşıklığın hüküm sürdüğü bu çağda koçluk kolay cevaplar sunmaz. Bunun yerine zan ve varsayımlarınızı sorgulamaya, geleneklere meydan okumaya ve eleştirel sorgulamaya davet eder. Bu davet ise bizi netleşmeye götürür.

İnsanın kendi gerçekliğini keşfetmesi entelektüel bir çalışma olduğu kadar sezgisel kapasitenin de eşlik etmesi gerekir. Gerçeklik keşfi sürecinde, entelektüel çalışma ve sezgisel kapasitenin dengeli bir şekilde kullanılması önemlidir. Sadece mantıksal düşünme, kişinin duygusal ve içsel dünyasını tam olarak anlamasına yetmez. Benzer şekilde, sadece sezgiye güvenmek de gerçeklik keşfi sürecinde eksikliklere neden olabilir. Bu nedenle, hem entelektüel çalışma hem de sezgisel kapasite bir arada kullanılmalıdır.

Netliğin ve yaratıcılığın olmadan araştırma aracılığı ile keşfedilen bilgiler sizi bir eşiğe kadar getirir. Motivasyon genellikle dış etkenlerle tetiklenen geçici bir his iken, netleşme daha derin ve içsel bir süreçtir. Netleşme, sizin değerleriniz, hedefleriniz ve tutkularınızla daha berrak bir şekilde tanışmanızdır.

Koçluk süreci de sizin ne istediğinizi ve nasıl hareket edeceğinizi netleştirmenize yardımcı olur. İnsan zihni içerisinde bulunduğu sınırlı gerçekliği ötesinde sınırsız bir dünyayla temas etmesini sağlar. İnsanı kendi prangalarından kurtarır, hafifletir ve özgürleştirir. Bu nedenle netleşmeyi destekleyecek meditasyon, görselleştirme, içsel yönlendirme gibi uygulamalarla sezgisel kapasitenin geliştirilmesi ve kullanılmasına önem verilmelidir.

Sonuç olarak, gerçeklik keşfi süreci hem entelektüel çalışma hem de sezgisel kapasitenin bir arada kullanılmasını gerektirir. Bu denge, kişinin kendisi hakkında derin içsel anlayışlar geliştirmesine ve kendi gelişim yolculuğunda ilerlemesine yardımcı olur.

Büyük yazarlar, filozoflar, bilim insanları, mucitler hayatlarımızı kolaylaştıran üretken insanlar netleşmeyle gelen ilhamla iyi bir konsantrasyon ve irade gücü ile kendi gerçekliklerini yarattılar ve bize fayda/ilham sağladılar.

Sizleri her ay sınırlı kontenjanla koçluğu toplumun her kesimine ulaştırmak için başlattığımız İç görü Yelkenleri Değişim İçin Bir Adım Atın: Uygun Bütçeli Koçluk Projesine davet ediyorum. Detaylı bilgi ve başvuru için aşağıdaki formu inceleyip doldurabilirsiniz.

https://docs.google.com/forms/d/1qxAOjp4QmMUEdHcIgftGraEYrnvNrkukux7mp_k1vfE/

İlginizi çekebilir: Kendini bilmenin anlamı ve pratiği üzerine

Işıl Çetinkaya: Anka Koçluk Okulundan temel koçluk eğitimlerini tamamladıktan sonra Amerika University of Northwest "Yönetici Koçluğu ve Mentörlük" yüksek lisans programı "Transaksiyonel Analiz", "Gestalt Psikoloji", "Bilişsel ve Pozitif Psikoloji", "Sistemik Takım Koçluğu", "Fasilitasyon" alanlarında eğitim görmektedir. Ayrıca Analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung koçluk ekolüne bağlı Jungian Coaching School’dan eğitimler almıştır. Yalnızca Hedeflerinize ulaşmak değil, gerçek öz benliğiniz ile temas kurup yaşamınızda kalıcı ve sürdürülebilir değişiklikler yapmalarına yardımcı olan Jung Teorisi, Doğu Maneviyatı ve Sosyal Sinirbilime dayalı bir koçluk modelini uyguluyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale