X

Mindfulness çocukluk travmalarının tedavisinde etkili olabiliyor

Bilinçli farkındalıkla iyileşme mümkün.

Özellikle yaşamın erken dönemlerinde karşılaşılan, yakın çevreden görülen istismar kişinin hayatını olumsuz etkilediği düşünülen en önemli travmalardan biri. Psikolojinin bağlanma kuramına göre, ebeveynleri ve diğer yakınlarıyla güven üstüne kurulu, samimi ilişkiler kurabilen çocuklar yetişkin hayatlarında da bu tür sağlam ilişkiler kurmayı sürdürüyor. Öte yandan, yetişkinlikte duyulan güvensizlik duygusunun da yine çocuklukta maruz kalınan yanlış ve kötü davranışlarla doğrudan ilgili olduğu düşünülüyor.

Mindfulness ile travmalarda iyileşme görüldü.

Mindfulness, yani tüm meditasyon yöntemlerinin ana fikri olan bilinçli farkındalık, dikkatin anlık yaşantılara odaklanması ve her anlamda içsel deneyimlerin gözlenmesini içeren bir zihin ve beden pratiği. Yaşantıyı bütünüyle görebilmek, dışsallaştırabilmek, yargılamamak, deneyimin akışını serbest bırakabilmek, şimdiye odaklanmak ve yaşantıyı kabullenebilmek, mindfulness ile elde edilmesi hedeflenen temel becerilerden birkaçı.

Hal böyle olunca, araştırmacılar bu kabullenme becerisinin, çocukluklarında istismara uğramış kişilerin psikolojik tedavisinde işe yarayıp yaramadıklarını merak etmişler. California Üniversitesi’nde Psikiyatri Uzmanı Jon Caldwell ve Psikoloji Uzmanı Philip Shaver’ın araştırması da tam olarak bu konuya odaklanıyor.

İstismar öyküsüne 3 gün kala mindfulness eğitimi 

Caldwell ve Shaver’ın yaptığı araştırmada, çocukluklarındaki istismar travmaları sebebiyle daha önce tedavi görmüş 18 ila 80 yaş arası 48 kadın gönüllü yer aldı. Üç gün boyunca mindfulness ve metta/sevgi meditasyon eğitimi verilen bir grup gönüllü, eğitimlerin hem öncesinde hem de eğitimleri takip eden bir ay içinde iki kez çeşitli testlere yanıtlar verdiler. Bu testler sayesinde gönüllülerin yakınlarıyla ilişkilerine bakışını, duygularını yönetme şekillerini, olumlu ve olumsuz hislerini öğrenme fırsatı yaratıldı ve bunlar gözlem kolundaki gönüllülerle karşılaştırıldı.

Meditasyon, istismara uğramış katılımcılar üzerinde etkisini hızlıca gösterdi.

Araştırmanın sonuçları gösterdi ki, üç günlük dahi olsa bu eğitimden geçen kadınlar duygularını da az baskılama ihtiyacı hissediyor ve onları daha iyi yönetebiliyorlar. Eğitimden önce ve sonra kadınlardan çocukluk travmalarını kağıda dökmeleri istendiğinde, sonrasında yazılanlarda mindfulness etkisi açıkça görülüyordu; bu kadınlar artık duygu ve tecrübelerini eskisi kadar yargılayıcı olmayan bir noktadan değerlendirebiliyorlardı. Yazılarında daha az geçmiş zaman kipi kullanma ve şimdiki zamana daha çok odaklanma, bu belirteçlerden yalnızca biri.

Tarafsız ve güvenilir bir araştırma

Araştırmaya katılan gönüllü sayısının nispeten az olması ve bu kişilerin daha önce bir tedavi almış olması, bu çalışma esnasında verdikleri yanıtları değiştirmiş olabilir ve araştırmacılar da bunu kabul ediyor. Ancak hastaların kendi doldurdukları anketler üzerinden ilerlenmesi tarafsızlığı sağlarken, araştırmanın başlangıcında hastaların benzer durum ve hislere sahip oluşu da, sonuçları karşılaştırmak bakımından kolaylık sağlıyor.

Caldwell ve Shaver’ın çıkış noktası, bu konuda yapılan önceki araştırmalarda mindfulness ve güven temelli ilişkilerin birbirine oldukça bağlı olduğuna dair sonuçlar elde edilmiş olmasıydı. Çünkü bu yöntem sayesinde insanlar duygularını gerçekten ayrıştırma, anlama ve yargılamadan kabullenme yetisi kazanmış oluyorlar. Üstelik bu insanlar başkalarının duygularını da açık şekilde sezebiliyor, zor durumlarda verdikleri yanıt ve tepkilerin nelere yol açacağını daha net görebiliyorlar.

Kaynak:

greatergood.berkeley.edu

drjoncaldwell.com

Ankara ÜTF Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık – Murat Boysan doktora tezi

Şule Kulein: Lisede “yapabildiği için” sayısal bölümü seçti ve Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’ne girdi. Üniversitede katıldığı Mühendislik Kulübü’nün dergisi StepS’e aşık olduğunda, içine sözelci kaçmış bir sayısalcı olduğunu fark etti. Yazım kuralları konusunda etrafındakileri itinayla delirten Şule, 2 yıl boyunca StepS’in editörlüğünü yaptı, üniversitede ve sonrasında okul ve şirket dergileri ile çeşitli bloglara yazılar yazdı. Seyahat etmeyi, okumayı, öğrenmeyi seviyor. Basılı materyalin hastası, fakat çevrimiçi de fena durmuyor. Şule kendini bildi bileli yazıyordu; artık bir de Uplifers’ta yazıyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale