X

Metaforları takip edin: Rüyalar, farkındalık için çok önemli aracılardır

Günlük hayatta yaşadıklarımızla rüyada gördüklerimiz arasında en net ayrım şudur: Bizim uyanıkken deneyimlediklerimiz zaman ve mekana bağlıdır, halbuki rüyada his ve duygularla bağlantı kurarız. Uyanıkken hiç ilgimizin olmayacağını düşündüklerimiz rüyamızda karşımıza çıkabilir.

Telepatik rüyalar konusunda önemli araştırmaları olan Dr. Ulmann rüyaların “bizim başkalarıyla bağlantımıza zararının, bağlantımızın tamir edilmesinin ve güçlenmesinin değerlendirilmesi” ile ilgili olduğunu belirtiyor. Uyanık yaşamda farklı sosyolojik ve psikolojik etkilerden dolayı sürekli bir mücadelenin içindeyken farkında olmadığımız durumların etkisi ile kendimizden uzaklaşır, duygularımızı dinlemez, görmez, anlamayız. Uyku sırasında ise tüm bu baskıları bir kenara bırakır, sahneye duygularımızı çıkarırız.

Sadece sahnedeki duygular görsel metaforlarla karşımıza çıkıyor. O metaforların bizim için anlamının peşine düşmeli, takipte kalmalıyız. Günlük hayatta çözemediğimiz meselelerin rüyalarında, yani bilinçaltı rüyalarda, çoğu zaman bir metafor olmaz, konuyu ve kahramanları direkt olayla birlikte görüntüleriz. Rüya görenin gelecekten ve sosyal çevresinden olayları bağlayarak ortaya çıkabilirler.

Diğer taraftan insanlık kendini tehdit eden güçlere karşı bilgilenmek istiyor. Aslında her şey hayatta kalma problemi ile ilgili… Kendimizle evren arasına koyduğumuz sınırlar arasında kalan varlığımızın yüzleşmesi ve iyileşmesi içindir her şey. Uyanıkken tüm soruların cevabını bildiğimizi zannederiz. Rüyalarda ise bambaşka nedenleri görme olasılığımız çok yüksektir.

Jung ve Freud rüyalarda bilinçaltımızın bizimle konuştuğu konusunda aynı fikirdeydiler. Freud, rüyaların bir şeyleri saklamak anlamına geldiğine inanırken, Jung bir şeyleri ortaya çıkarmakla ilgili olduğunu anlatıyor. Jung rüyaların her zaman gelecek davranışlarımız için bize anlatması gerekenleri içerdiğine inanıyordu. Rüyadaki her görüntünün altında varlığımızın bir parçasının olduğunu anlatır. Farklı fikirler ve inanışlar olmasına rağmen hepsinin ortak noktası, rüyaların farkındalığımız için önemli bir aracı olduğunu kabul etmeleridir. Hepimiz kendi rüyalarımızı takip ederek kendimize daha yakın ve davranışlarımızın nedenlerini çözmeye eğilimli hareket edebiliriz.

Farkındalıkla, sağlıklı günler dilerim. Rüyalarla ilgili sorularınız için Instagram sayfam üzerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: En gizemli rüya: Lüsid rüya nedir, nasıl görülür?

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale