X

‘Meme Kanseri Farkındalık Ayı’: Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü’nden kanseri önlemeye yardımcı öneriler

Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı. Özellikle son günlerde kanserle ilgili çok fazla paylaşım gördüğünüzü tahmin ediyorum. Bu konuda rakamlar maalesef üzücü; kanser, dünyadaki ikinci önde gelen ölüm nedeni ve geçtiğimiz yıl yaklaşık 9.6 milyon kişinin kanser sebebiyle öldüğü biliniyor. Küresel olarak, yaklaşık 6 ölümün 1’inin sebebi kanser. Kansere karşı korunmak, kanserle savaşın ilk ve belki de en önemli adımı. Ben de bugün sizlere American Institute for Cancer Research’ın (AICR) kanser önleme önerilerini getirdim:

1. İdeal kilonuzu koruyun

Kansere karşı korunmak için ilk yapmanız gereken şeylerden biri vücut ağırlığınızı kontrol etmek. Beden kitle indeksinizin ve vücut yağ oranınızın sağlıklı aralıkta olduğundan emin olun. Fazla kilonun ve obezitenin birçok kanser türü için risk olduğunu unutmayın.

2. Fiziksel olarak aktif olun

Fiziksel aktivite, kanser riskini azaltmaya yardımcı olur. Ayrıca kanser riskini artıran kilo alımını, fazla kiloyu ve obeziteyi önleme konusunda da destekçidir. Günlük rutininizde tempolu yürüyüşe veya herhangi sevdiğiniz spora vakit ayırmanız önemli. Haftada en az 150 dakika orta şiddetli fiziksel aktivite veya 75 dakika yoğun fiziksel aktivite daha iyi bir yaşam ve kansere karşı savaş için önemli.

3. Tam tahıllar, sebze, meyve ve baklagillerden zengin beslenin

Kansere karşı savaşta bitki bazlı diyet ön planda. Sebze, meyve, tam tahıllar ve kuru baklagiller içerdikleri lif ve diğer bileşenlerle kanser riskini azaltırlar. Bu besinler vitamin ve mineral içeriklerinin yanı sıra fitokimyasallar da içerirler. Fitokimyasallar vücuttaki hücreleri kansere neden olabilecek hasarlardan koruyan biyolojik olarak aktif bileşiklerdir. AICR (American Institute for Cancer Research)  yemek hazırlarken, tabağınızın en az 2/3’ünü sebze, meyve, kepekli tahıllar ve fasulye ile doldurmayı hedeflemeniz gerektiğini söylüyor. Bunun yanı sıra bulaşıcı olmayan diğer hastalıkların önlenmesine yardımcı olacak olan tuz, doymuş ve trans yağ alımını azaltmanız da önemli.

Sebze, meyve, tam tahıllar ve kuru baklagiller içerdikleri lif ve diğer bileşenlerle kanser riskini azaltırlar.

4. Hazır ve işlenmiş gıdaların tüketimini azaltın

Yağ, şeker ve nişasta içeriği yüksek olan hazır ve işlenmiş besinler de kansere karşı savaşta tüketmemeniz gerekenler arasında. Bunun yanı sıra bulaşıcı olmayan diğer hastalıkların önlenmesine yardımcı olacak olan tuz, doymuş ve trans yağ alımını azaltmanız da önemli. Bu konuda etiket okumak da büyük önem taşıyor.

5. Kırmızı et ve işlenmiş et tüketimini sınırlayın

Yapılan çalışmalara göre kırmızı et bazı kanser türlerinin riskini artırabiliyor. Bu sebeple eğer kansere karşı korunmak istiyorsanız kırmızı et tüketiminizi sınırlamanız önemli. İşlenmiş et için ise durum çok daha ciddi. Geçtiğimiz yıllarda Dünya Sağlık Örgütü’nün yayımladığı rapora göre işlenmiş et tüketimi ile kanser arasında güçlü bir ilişki var. Günlük tüketilen işlenmiş etin her 50 gramlık kısmının kolorektal kanser riskini yaklaşık % 18 artırdığı tahmin ediliyor.  Ve tüketilen işlenmiş et miktarı arttıkça risk de artıyor.

İlginizi çekebilir: Ne kadar et tüketmelisin: Et tüketiminde sınırları aşıyor olabilir misin? 

6. Şekerli içeceklerin tüketimini sınırlayın

Şekerle tatlandırılmış içeceklerin birçok kanser türüne sebep olabilen kilo alımına, fazla kilo ve obeziteye sebep olabileceğine dair çalışmalar var. Şekerli içecekler yerine su, maden suyu, ayran gibi daha sağlıklı seçimlere yönelin.

7. Alkol tüketimini sınırlayın

Kanserden korunmak için yapmanız gereken en önemli şeylerden biri de alkol tüketimini sınırlamak.

8. Sigarayı bırakın

Kanserin risk faktörleri arasında ilk sırayı tütün ve sigaranın aldığını biliyor musunuz? Dünya Sağlık Örgütü raporuna göre tütün kullanımı kanser için en önemli risk faktörü ve kanser ölümlerinin yaklaşık% 22’sinden sorumlu. Sadece sigara kullanımını bırakarak bile kanser riskini azaltmanız mümkün.

9. Kanseri önlemek için takviye kullanmayın

Bütün besin ögesi, vitamin ve mineral ihtiyaçlarınızı besinlerden karşılamayı hedefleyin. Sağlıklı bir diyetin yanı sıra kanser riskini düşürmek için herhangi bir besin takviyesi kullanmanıza gerek yok. Gereksiz ve yüksek dozda kullandığınız bazı takviyelerin kanser riskini artırabileceğini de unutmayın.

10. Bebeğinizi emzirin

Emzirmek, hem anne hem de bebek için birçok fayda sağlar. Emzirmek annenin meme kanserine, bebeğin de ileri dönemde fazla kilo veya obeziteye karşı korunmasına yardımcı olur.

 

İlginizi çekebilir: Senin diyetin hangisi: Kendin için “en iyi diyet”i bulabilmen için 5 önemli madde

Betül Karakuş: 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, poliklinik ve dahiliye bölümlerinde ve Özel Ankara Güven Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarıyla tamamladı. Diyabet diyetisyenliği, kardiyoloji diyetisyenliği, sporcu diyetisyenliği kursları başta olmak üzere bir çok eğitim ve kurs programına katıldı. Nisan 2014 tarihinden itibaren Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmaya başlayan Betül Karakuş; Mezura’nın wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumludur. Ayrıca Mezura Kliniği’nde hasta tedavi ve eğitimi konularında, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme konularında Uzm. Dyt Dilara Koçak’a yardımcı oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale