X

Mark Twain’den hayatı dolu dizgin yaşamak için ilham veren tavsiyeler

Edebiyat dünyasının parlayan yıldızlarından biri olan ve Amerikan mizahının usta isimlerinden kabul edilen başarılı yazar Mark Twain, hayatın her anını dolu dolu yaşamak ve mutluluğu bulmak için birbirinden kıymetli tavsiyelerini paylaşıyor. Yaşam yolculuğunuzda size rehberlik edecek önerilere ihtiyaç duyuyorsanız, daha anlamlı ve tatmin edici bir yaşam sürmek, mutluluğu bir alışkanlık haline getirmek ve hayatı daha ‘yaşanılası’ kılmak istiyorsanız, Twain’in sözlerine kulak vermelisiniz. İşte Mark Twain’den hayatı dolu dizgin yaşamak için ilham veren tavsiyeler:

Kendinizi onaylayın

“Kendinizi, davranışlarınızı ve eylemlerinizi onaylamıyorsanız, muhtemelen günün çoğunu bir tür rahatsızlık duygusuyla dolaşacaksınız. Öte yandan, kendinizi onaylıyorsanız, o zaman rahatlama eğiliminde olursunuz ve gerçekten istediğiniz şeyleri daha fazla yapmak için içsel özgürlük kazanırsınız.” diyor Mark Twain. Kendinizi eleştirmek yerine, başarılarınızı ve güçlü yönlerinizi takdir edin. Kendinizi sevmek ve kabul etmek, kişisel gelişiminizin temel taşıdır. Bu onay, içsel huzur ve mutluluk getirir. Her gün kendinize bir başarı veya olumlu bir nitelik için teşekkür edin. Bu, zamanla kendinize olan güveninizi ve saygınızı artıracaktır.

Sınırların zihninizde olduğunu unutmayın

Pek çok sınırlama çoğunlukla zihnimizdedir. Örneğin, çok uzun olduğumuz, çok yaşlı olduğumuz ya da kel olduğumuz için insanların bizi onaylamayacağını düşünebiliriz. Ancak bu şeyler çoğunlukla siz önemli olduklarını düşündüğünüzde önemlidir. Yaş, beceri veya diğer kişisel özellikleriniz hakkında negatif düşünceler, başarınızı engelleyebilir. Kendi potansiyelinizi fark edin ve sınırlarınızı aşmak için cesur olun. İnsan zihni, kendine koyduğu sınırları aşabilecek güce sahiptir. Korkularınızın ve şüphelerinizin ötesine geçin, kendinize yeni hedefler belirleyin ve bu hedeflere ulaşmak için kararlılıkla çalışın. Sınırların aslında sadece birer yanılsama olduğunu göreceksiniz.

Hayatı çok fazla ciddiye almayıp eğlenmeye odaklanın

“Mizah, insanlığın en büyük nimetidir.” diyor Mark Twain ve mizah ile kahkahanın, halledemeyeceği, üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey olmadığına dikkat çekiyor. Hayatı çok fazla ciddiye almak, stres ve mutsuzluk getirebilir. Gülmek, eğlenmek, mizahi bir bakış açısı ile konulara yaklaşmak daha keyifli bir yaşam sürmeyi destekler. Hayatın küçük mutluluk anlarını yakalamaya ve kahkahalarınızı çoğaltmaya odaklandığınızda, zorluklar karşısında bile gülmeyi başardığınızda, hayatı daha yaşanabilir hale getirebilirsiniz.

Öfkenizi terk edin

“Öfke, üzerine döküldüğü her şeyden çok, depolandığı kaba zarar verebilecek bir asittir.”

Öfke, çoğu zaman durumların kontrolden çıkmasına ve işlerin zora girmesine neden olabilir. Ve genellikle kimseyi değil, öfkeyi duyan kişiyi olumsuz etkiler. Öfkeyi bırakmak, daha huzurlu bir yaşam sürmenin önemli bir adımıdır. Öfkeyi olabildiğince çabuk bırakmak, hayatınızı daha keyifli hale getirmek, duygusal dengede kalmak ve huzurlu, mutlu bir yaşam sürmek için önemlidir.

İlginizi çekebilir: Çok öfkeliyim ne yapmalıyım?: Nedenleri ve başa çıkma yöntemleri

Beklentileri bir kenara bırakın

Hayattan veya insanlardan beklentileriniz ne kadar yüksek olursa, hayal kırıklığı yaşama olasılığınız o kadar artar. Şunu unutmayın; dünya size bir şey borçlu değil. Kendi yolunuzu çizin, ona odaklanın ve beklentileri bir kenara bırakın. Beklentilerinizi düşürdüğünüzde, daha az hayal kırıklığı yaşar ve anın tadını daha çok çıkarabilirsiniz. Beklentisizlik hali, yaşamınıza gerçek anlamda özgürlük ve huzur getirebilir.

Farklı bir yol seçiyorsanız, kendinizi tepkilere hazırlayın

Alışılmışın dışında bir şey denediğinizde, eleştirilerle karşılaşabilirsiniz. Ancak, bu sizi yolunuzdan alıkoymamalı. Kendi benzersiz yolunuzu takip etmek, sonunda sizi daha tatmin edici ve özgün bir hayata götürür. Farklı olmanın ve yeni yollar denemenin getirdiği zorlukları kucaklayın. Eleştirilerle başa çıkmayı öğrenin ve kendi iç sesinizi dinleyin. Ayrıca FOPO (Fear of Other People’s Opinions): Kendi değerinizi, başkalarının görüşlerine göre belirlemeyinFOPO (Fear of Other People’ yazımıza da mutlaka göz atın.

Odağınızı, isteklerinize yönlendirin

Zihninizi neye odakladığınız, olayların nasıl gelişeceğini büyük ölçüde belirler. Sorunlarınıza odaklanabilir, acı çekme ve kurban zihniyetinde kalabilirsiniz. Veya durumun olumlu yönüne, bu durumdan neler öğrenebileceğinize odaklanabilirsiniz. Seçim sizin. Odaklandığınız şeyler, hayatınızda daha fazla yer kaplar. Bu nedenle, pozitif ve motive edici düşüncelere odaklanarak, yaşam kalitenizi artırabilirsiniz.

Kendinizi iyi hissetmeye bu kadar odaklanmayın

“Bu biraz mantığa aykırı bir ipucu olabilir. Ancak kendinizi iyi hissetmenin en iyi yollarından biri, bir başkasının kendisini iyi hissetmesini sağlamak veya ona bir şekilde yardımcı olmaktır.” diyor ünlü yazar ve ‘kendinizi neşelendirmenin en iyi yolu, başkasını neşelendirmek’ diye de ekliyor. Gelin, iyi hissetmeniz için kendinize çok fazla odaklanmak yerine, bir başkası mutlu etmek için çaba harcamayı deneyin. Olumlu duygular bulaşıcıdır ve hem size hem de etrafınızdaki daha pek çok kişiye yayılabilir.

Yapmak istediğiniz şeyleri yapın

Yıllar sonra yaptıklarınızdan çok yapmadıklarınız için pişmanlık duyacağınızı hiç düşündünüz mü? “Bundan yirmi yıl sonra, yaptıklarınızdan çok yapmadığınız şeylerden dolayı hayal kırıklığına uğrayacaksınız. O halde halatları atın. Güvenli limandan uzaklaşın. Keşfedin.” diyerek bizi daha atılgan olmaya davet ediyor Mark Twain. Gelecekte pişmanlık duymamak için, şu anda cesaretle yaşayın ve her anın tadını çıkarın.

Kaynak: positivityblog

İlginizi çekebilir: Gündelik hayatın ‘sıradan’ anlarına yeniden bakın: 50+1 küçük ama etkili mutluluk sebebi

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale