X

Mandala ile alternatif meditasyonu keşfedin

Mandala, Budizm ve Hinduizm’de ruhsal ve törensel açıdan Evren’i sembolize ya da temsil eden kompozisyonlara verilen isimdir. Sanskritçe’de daire, çevre (circle) anlamına gelmektedir. Bir mandala, üçgen ya da dörtgen ağırlıklı olarak da çalışılabilir; dolayısıyla buradaki daire şekli ile belirtilen; kompozisyonun eş merkezden, konsantrik olarak yayılan anlamında kullanımıdır.

Mandala ile alternatif meditasyon deneyebilirsiniz

Mandaladaki çember kavramı, hayatın her alanında karşımıza çıkan bir olgu olarak görülebilir. Dünya, Güneş, Ay ve hatta arkadaş, aile veya toplum çevreleri… Mandalalar eş merkezden yayılan ve sonu olmayan bir yaşam döngüsünü sembolize etmektedir. Bireysel meditasyon ve evren ile bütünleşebilme amaçlı mandala çalışmaları yapılmaktadır. İnsan kendini hangi din, mezhep ya da kategoriye ait hissederse hissetsin, mandala yaratma mentalitesi ardında, bireysel bir anlam ve ruhsal bir durum söz konusudur. Kişinin ya da toplulukların hayata karşı duruşu, hikayesi, kararları gibi. temalar, mandalalar içinde işlenebilmektedir.

Mandala çizmek derin bir konsantrasyon ile yapıldığından iç huzurumuzu arttırmakta ve zihnimizi sakinleştirmektedir. Dolayısıyla hayatın koşturmacalı, hızlı ve stresli ritmi, mandala ile uğraşırken yavaşlamakta ve şekiller adeta tılsımlı birer çizim haline dönüşmektedirler. Ayrıca mandala çizmek ve boyamak, çocuk eğitiminde de severek tercih edilen bir konsantrasyon ve dikkat toplama yöntemi olarak kabul görmektedir.

Mandalayı nasıl kullanırız?

Mandalanın çok geniş kullanım alanları olabilir

Mandalanın birçok kullanım amacı bulunmaktadır. Bir mandalanın yaratılış maksadı görsel olarak ilgi çekerek, aklı ve tahrik edici düşünceleri hipnoz eder gibi içine çekmektir. Bu şekilde, mandalayı çalışan, inceleyen için yüksek seviyede bir bilinç ve farkındalık yaratılması amaçlanmaktadır. Mandala, meşgul olan zihnimizin akışını bir süreliğine de olsa yaratıcılık üzerinden rahatlatmak ve basitçe bilgi ve anlam kazandırmak için uygulanan bir meditasyon formu olarak kullanılmaktadır.

Mandalalar aynı zamanda hayatımızın gelişen süreçlerini de sembolize etmektedir. Oluşumuz, kişiliğimiz, yaşamımız ya da çevremizin değişim potansiyelinin her zaman mümkün olduğu düşünülerek; mandalalar farklılaştırılarak büyütülebilmektedir.

Mandalayı meditasyon amaçlı kullanmadan önce seçilecek olan şeklin anlamını araştırmış olmak ya da hangi amaçla mandalayı yapmak istediğinize karar vermek önemli olabilir. Niyet belirlendikten sonra, odaklanmaya başlayabilirsiniz. Oluşunuzu ve zihninizi, mandaladaki kompozisyon içinde dolaştırmaya ve eritmeye müsade edin. Bırakın zihniniz, kompozisyon içinde yürüsün. Eğer aklınız, günlük ve olağan işlere takılırsa; dikkatinizi yeniden mandalanın güzelliğine verin ve nefes alışverişleri ile yeniden odaklanmaya çalışın.

Mandalayı nasıl oluştururuz?

İnternet üzerindeki birçok web sayfası, çeşitli ve farklı şekiller ve anlamlardaki mandalaları ücretsiz olarak da sunmaktadır. Bunun yanında kendiniz de şeklin ortasından başlayarak, niyetinize yönelik bireysel tasarımlarınızı oluşturabilirsiniz. Çizim sırasında müzik dinleyerek, aktivitenin meditatif kısmına daha da etkili bir şekilde kanalize olabilirsiniz. Şekilleri, içgüdüsel olarak renklendirmeniz tavsiye edilmektedir. Renklendirme işlemi de, şeklin ortasından başlayarak dış hatlara doğru bir hareket izlemektedir. Tercih edilen renklerin sembolik olarak ifade ettiği bazı genel psikolojik tanımlamalar da bulunmaktadır.

Mandala oluşturulması faaliyeti sırasında aşağıdaki gibi bir yol takip edilebilir:
• Boş bir sayfa, çizim ve renkli boya kalemlerimizi hazırlıyoruz ve dinlendirici bir müzik ayarlıyoruz.
• Çalışmaya başlamadan önce niyetimizi belirliyoruz. Amacınız üzerinde düşünerek; o hedefe ulaştığınızda yaşayacağınız duyguları hissetmeye çalışın.
Akıl ve vücut dengenizin hazır olduğunu hissettiğinizde, şekil içinde kullanacağınız renkleri belirleyin. Bunun için yukarıdaki renk kategorilerden de yardım alabilirsiniz.
• Çizimeye ya da boyamaya başlarken, tekrar amacınıza odaklanın ve niyetinizi tekrarlayarak etkinliğin içinde akmaya çalışın ve bırakın çizim sizi başta belirlediğiniz niyetinize doğru yönlendirsin. Eğer çizim sırasında dikkatiniz dağılırsa, çizime ara verin. Kendinize zaman tanıyın, derin nefes alın ve baştaki enerjinizin yeniden sizi yakalamasını bekleyin.
Mandalalar güç kullanmadan, neşe ve yaratıcılık ile yapılması gereken meditatif aktivitelerdir. Dolayısıyla mandalanızı geliştirmeye yönelik her türlü ön yargıyı bir kenara bırakın ve sadece “o an” içinde kalmaya ve hedefinize odaklanmaya çalışın.
Mandalanızı bitirdikten sonra, mandalayı yaparken belirlediğiniz amacınızı ve hissettiğiniz enerjiyi de düşünerek eserinizi görebileceğiniz bir yere koyun. Örneğin buzdolabı üzerine, bilgisayar ya da cep telefonu ekranlarındaki masaüstünüze koyun. Bu şekilde amacınıza odaklanarak hazırlamış olduğunuz eserinizin, hayatınıza ışık katmaya çalışmasına izin vermiş olacaksınız.

Mandala ile tasarım nasıl yapılır?

Kendi mandala tasarımınızı oluşturabilirsiniz

Mandala kompozisyonlarını meditatif amaçlar haricinde; görsel olarak estetik olmasından ötürü, günlük yaşamınızda kullandığınız nesneler üzerinde ya da örneğin cildiniz üzerinde dövme olarak da uygulamayı tercih edebilirsiniz. İnternetten derlemiş olduğum farklı tasarım alternatifleri yukarıdaki görselde incelenebilir.

Gözde Kızılkan: Gözde; İstanbullu bir mimar, şehir plancısı, gezgin, yogini, sanat ve sporsever. Alman Lisesi’nden mezun olduktan sonra, lisans eğitimini Almanya’da bulunan Bauhaus Üniversitesi’nin mimarlık bölümünde tamamladı. Daha sonra aktif olarak profesyonel iş hayatına atıldı ve bu sırada İstanbul Teknik Üniversitesi’nde şehir planlama yüksek lisans programına kayıt oldu. Sokak sanatları ve kent yaşamına etkileri üzerine hazırladığı tez konusu kapsamında Yeldeğirmeni semti ve Mural Istanbul festivalini çalıştı ve yüksek mimar/şehir plancısı olarak mezun oldu. Her türlü spor dalı, kültür ve sanat etkinlikleri, seyahat, doğa, yoga, hayvanlar ilgi duyduğu alanlar olup araştırmak, keşifler yapmak ve bunları paylaşmak sevdiği uğraşlar arasındadır. http://gozdekizilkan.blogspot.com.tr/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale