X

Makyaj ürünlerini ne sıklıkla yenilemek gerekir?

Makyaj malzemeleri de tıpkı paketli gıdalar gibi belirli bir son kullanma tarihine sahiptir. Favori allığınızın veya kapatıcınızın süresini kontrol etmek çoğu zaman aklınıza gelmiyor olabilir. Çünkü özellikle sevilerek kullanılan makyaj malzemelerini çöpe atmak bir hayli zordur. Fakat tarihi geçmiş ürünler, sivilcelenmeden enfeksiyona kadar birçok cilt sorununa yol açabilir. Bu makyaj malzemelerini yenilemek ise ürünün türüne, içeriğine, nasıl paketlendiğine, hatta evde nasıl saklandığına göre değişebilir. Makyaj ürünlerini ne zaman elden çıkaracağınızı öğrenmek için rehberimize göz atmayı unutmayın!

Rimel

Rimel, kısa ömürlü makyaj ürünlerindendir çünkü su bazlı bir malzemedir. Kaliteli bir rimelin ortalama raf ömrü 4 ila 6 ay olsa da kapağın sıkıca kapatılmamasına bağlı olarak bu süre hızla 2-3 aya düşebilir. Ayrıca rimel, kirpiklerdeki doğal bakterilere doğrudan temas eder. Yani her kullanımda tüpün içine bir miktar bakteri ve mikrop girmesine yol açarsınız. Bu nedenle rimeliniz henüz bitmemiş olsa bile kokusunda veya kıvamında bir değişiklik fark ederseniz, yenileme konusunda tereddüt etmeyin.

Eyeliner

Eyeliner için raf ömrü oldukça değişkendir ve 3 aydan başlayarak 1 yıla kadar çıkabilir. Likit eyeliner çeşitleri, maskaradakine benzer sebepten ötürü ortalama 3-6 ay kullanım ömrüne sahiptir. Kalem eyelinerlar ise daha az bakteri barındırdıklarından doğru kullanımla 1 yıla kadar dayanabilirler. Kalem eyelinerınızı 1-2 haftada bir sterilize ederek bakteri oluşumunu önleyebilir ve raf ömrünü uzatabilirsiniz. Ancak bu işlem sonunda ürünü tekrar kullanmadan önce mutlaka kurumasını beklemeniz gerektiğini unutmayın.

Göz farı

Göz farları uzun ömürlü makyaj ürünlerindendir. Düzenli temizliği yapılan bir fırça yardımıyla uyguladığınız farları, 2 yıla kadar herhangi bir sağlık riski olmadan kullanabilirsiniz. Bunun sebebi toz ürünlerin, likit ürünlerin aksine nem barındırmaması, dolayısıyla bakteri oluşumuna elverişli bir ortam sunmamasıdır. Elbette göz farını 2 yıl boyunca kullanmayı planlıyorsanız, her ihtimale karşı düzenli olarak dezenfekte etmeyi unutmamalısınız. Bunun için sprey ispirto uygulayabilirsiniz fakat tıpkı eyelinerda olduğu gibi, bu işlemin ardından farı kullanmak için de önce tamamen kurumasını beklemelisiniz.

Fondöten ve kapatıcı

Söz konusu fondöten ve kapatıcı olduğunda, son kullanma tarihini etkileyen birçok unsur vardır. Bunların başında ürünün formu ve ambalaj tipi gelir. Örneğin; sıvı formdaki fondöten ve kapatıcılar, yüksek nem içeriği sebebiyle en hızlı yenilenmesi gerekenler ürünlerdendir. Bu ürünleri 6 ila 12 ayda bir değiştirmekte fayda bulunur. Krem formüller 12-18 ay, pudra formüller ise 2 yıla kadar dayanabilir. Ancak fondötenfondöten ve kapatıcı olduğunda, son kullanma tarihini etkileyen birçok unsur vardır. Bunların başında ürünün formu ve ambalaj tipi gelir. Örneğin; ve kapatıcıların son kullanma tarihi ambalaj türünden de etkilenir. Kavanozda ve ağzı açık kaplarda sunulan ürünler, pompalı ürünlere kıyasla daha fazla havaya ve kire maruz kalırlar. Bu da kullanım ömrünü epey azaltabilir. Genel olarak üründe yağlanma, topaklanma ve aromalanma gibi sorunlar görürseniz aradan geçen süre ne kadar olursa olsun, yenisiyle değiştirmeniz önerilir.

Allık

Allıklarda kullanım ömrü forma ve paketlemeye göre değişir. Bunlar arasında en düşük ömürlü olanları krem bazlı ve sıvı allıklardır. Toz allıklar 2 yıla kadar dayanabilirken, krem veya sıvı allıkların en geç 6 ila 12 ayda bir yenilenmesi gerekir. Ancak pudra allığın kabuk oluşturması ve ufalanması, krem allığın ise tuhaf kokmaya başlaması bozulduğunu gösteren önemli işaretlerdendir. Bu tip belirtilerin oluşması halinde ürünü geç kalmadan yenilemeyi ihmal etmeyin.

Ruj ve parlatıcı

Ruju ve parlatıcıyı değiştirmek birçoğumuzun aklının ucundan bile geçmez. Oysa dudaklar, yüzlerce bakteri ve mikroba ev sahipliği yapar. Dolayısıyla ruj ve benzeri dudak ürünleri, diğer makyaj malzemelerine kıyasla oldukça hızlı kirlenir. Rujlar, parlatıcılara göre daha katı formlu olduklarından 1-2 yıl kullanılabilirler. Ancak parlatıcılar, yüksek nem içerikleri sebebiyle en geç 6-12 ayda bir yenilenmelidir. Özellikle dudak kuruluğundan şikayetçiyseniz, son kullanma tarihi geçmiş ürünleri kullanmaktan kaçınma konusunda daha dikkatli olmalısınız. Çünkü tarihi geçen dudak ürünlerinde daha fazla mikrop barınır ve bu durum halihazırda bozulan dudak sağlığı açısından daha büyük risk teşkil edebilir.

Fırça ve sünger

Fırça ve süngerler çeşitli makyaj ürünleriyle birlikte kullanılan malzemelerdir. Bu nedenle hem sık sık temizlenmeleri hem de değiştirilmeleri gerekir. Fırçalar süngerlere göre çok daha uzun ömürlüdür. Doğru kullanılan ve düzenli temizlenen kaliteli bir fırça için raf ömrü 1-3 yıla kadar çıkabilir. Süngerlerin ise 3-6 ayda bir değiştirilmesi gerekir. Elbette bu malzemeler ne kadar farklı ürünle karışır ve ne kadar az temizlenirse cilt açısından o kadar riskli olurlar. Dolayısıyla ürünleri yenilemeden önce fırça ve sünger temizleme tekniklerini öğrenmek isteyebilirsiniz. 

Tarihi geçmiş makyaj ürünleri ve malzemeleri kullanmak, cilt sağlığı açısından oldukça tehlikelidir. Yine de kullandığınız ürünlerin kapaklarını sıkıca kapatarak ve önerilen saklama koşullarını sağlayarak, bu süreyi bir miktar ötelemeniz mümkün. Benzer şekilde bazı makyaj ürünlerinin, yanlış saklama koşullarına bağlı olarak beklenenden daha kısa sürede bozulabileceğini akılda tutmak da faydalı. Dolayısıyla kullandığınız malzemelerde herhangi bir doku, kıvam veya renk değişikliği fark etmeniz halinde, yapılacak en sağlıklı şey bu ürünleri yenileriyle değiştirmek olmalıdır.

Kaynak: health.com, goodrx.com

İlginizi çekebilir: Makyaj ürünlerini hangi sırada kullanmalısınız?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale