X

Kronik ağrılarınızdan kurtulmak için önce bedeninizi dinleyin

Bir şeyin bütünü iyileşmeden, parçaları hiçbir zaman iyi olamaz” -Platon

Bedenimiz o kadar zekice yaratılmış ki, bir şeyler yolunda gitmediğinde bizlere açıkça mesajlar gönderiyor. Bizim görevimiz ise bu mesajı dinlemek ve ona göre hareket etmek.

Baş ağrısı, kamburluk, sırt ağrısı bunların hepsi bize bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Bazen de bu fiziksel semptomlar, öncelikle baş edilmesi gereken çok daha derinlerdeki bir duygusal acıyı işaret ediyor. Peki bunu nasıl anlayabiliriz?

İlgili yazı: Zihin ve beden etkileşiminin düşünce yapısı üzerindeki etkileri

Eğer kronik ağrılarınızdan kurtulmak ve kendinizi iyi hissetmek istiyorsanız, öncelikle çok derinlere dalıp hayatta sizi en çok zorlayan şeylerin özüne ulaşmanız gerekir. Bu aslında pek kolay ve keyifli bir yolculuk olmayabilir. Çoğu zaman kafanızı kuma gömmek isteyebilirsiniz, “Ben iyiyim” diyerek geçiştirmeye çalışabilirsiniz. Böyle zamanlarda şu üç şeyi aklınızdan çıkarmayın:

– Öncelikle kendi öneminizin farkına varın. Kendinizi değersiz görmeyi bırakın. Başkalarına her şeyi verirken neden kendinize karşı cimri davranıyorsunuz? Veya kendinize karşı cömert davrandığınızda neden kendinizi suçlu hissediyorsunuz?

Sabahları güne başlamadan yapacağınız 5 dakikalık meditasyon, özenle hazırlanmış bir kahvaltı veya uyumadan önce kitap okumak sizi çok daha mutlu edebilir.

– Her zaman mükemmelci olmayın. Kendinizi en uç limitlere kadar zorlamayın. Kendiniz üzerinde bu kadar çok baskı kurmayın.

– Son olarak da, kendinizi hayatının mükemmel olduğunu düşündüğünüz o kişilerde kıyaslamayın. Belki de ağrılarınız aracılığıyla bedeniniz size işleri biraz daha yavaşlatmanız, hafife almanız gerektiğini anlatmaya çalışıyor olabilir. Bedeninizin üzerinde kurduğunuz baskıyı azaltın ve kendinizle ilgilenmeye başlayın.

İçselleştirdiğiniz bu alışkanlıkları değiştirmek çok kolay olmayabilir. Ancak bir yerde başlamazsanız, bedeniniz daha yüksek ses çıkarmaya, yani daha ciddi hastalıklarla size mesaj göndermeye başlayabilir.

İlgili yazı: Bedensel terapi ile kendinizi iyileştirin

Önce ufak değişiklikler yaparak başlayın. Etrafınızdakilerden bilgi alın. Sizde neyin işe yaradığının farkına varın ve gerisini boşverin. Sizi neyin sağlıklı ve iyi hissettirdiğini fark edin.

Kendinizi daha iyi hissetmek için uykuyla başlayabilirsiniz. Uykunun ne kadar önemli olduğunu şimdiye kadar fark etmemiş olabilirsiniz ancak bedeninizin kendini yenilemesi ve tazelemesi için uyku kaçınılmazdır. Bir gece iyi uyuyarak hiçbir şeyi düzeltemezsiniz, düzenli uykuyu bir alışkanlık ve öncelik haline getirin.

Kendinize özen gösterin. Kendine özen göstermek ne demek sizce? Saatler süren köpük banyoları, bir günlük spa, bir haftalık tatil mi? Bunlar değil. Gün içinde yaptığınız ufacık şeylerin önemi çok daha fazla. Örneğin sabahları güne başlamadan yapacağınız 5 dakikalık meditasyon, özenle hazırlanmış bir kahvaltı veya uyumadan önce kitap okumak sizi çok daha mutlu edebilir. Ufak şeyleri düzenli olarak yaptığınızda, hayatınızda büyük bir fark yaratabilirsiniz.

Vücudunuzun size gönderdiği bir başka işaret de yıllardır hayatınızda dengeyi bulamadığınız gerçeği olabilir. Bedeninizi dinleyin, onun size ne söylediğine kulak verin. İlk başta sadece nefes egzersizleriyle meditasyon yapabilirsiniz. Bedeninizi gözden geçirin, nerelerde rahatsızlık duyduğunuzu fark edin ve bedeninize size ne anlatmak istediğini sorun. Bedeninizde ne zaman bir rahatsızlık duysanız, kendinize şu soruyu sorun: Eğer bu ağrı bir duygudan ileri geliyorsa, bu duygu ne olabilir? Eğer aldığınız yanıt “üzüntü” ise bu sefer de kendinize “Hayatımda şu anda ne oluyor ve beni üzen şey ne” diye sorun.

Kendinizi üzgün, yalnız veya korku dolu hissetmenize neden olan şey neyse, onu bulmak için günlük tutabilirsiniz. Böylelikle kendinizi daha kolay gözlemleyebilirsiniz.

İlgili yazı: Anthony Robbins’ten duygu ustalığına giden yol: Beden, dil ve odak üçlemesi

Peki bedeninizin size gönderdiği fiziksel işaretler ne anlama geliyor? İşte birkaç örnek:

1. Omuzlarda ağrı

Eğer omuzlarınızda ağrı hissediyorsanız, bu tüm dünyanın yükünü omuzlarınızda taşıdığınız anlamına gelebilir.

Sırt ağrıları genellikle maddi problemleri işaret eder.

2. Boyun tutulması

Boyun tutulması sorunu olan kişiler, boyunlarını bir tarafa döndürmekte zorlanırlar. Bu, sizin onaylamadığınız bir seçim yapan yakınınızla uğraştığınız anlamına gelebilir. Sevdiğiniz kişinin aldığı karar sizi öylesine üzmüştür ki, başınızı öbür tarafa çevirip hayattaki diğer şeyleri göremez hale gelmiş olabilirsiniz.

3. Sırt ağrısı

Sırt ağrıları genellikle maddi problemleri işaret eder. Yeterli maddi özgürlüğe sahip olmadığı için isteklerini gerçekleştiremeyen ve bunu dert edinen kişilerde sırt ağrısı şikayeti sıkça görülür.

Aslında bu örnekler, bedenimizin ve zihnimizin nasıl da birbirine bağlı olduğunu gösteriyor. Oysa günümüzde kendimizden çok fazla şey beklediğimiz için aradaki bu bağı zaman zaman kaybediyoruz. Bedenimizle ilgili sorunlar karşısında kendi bedenimizi dinlemek yerine, sosyal medyanın veya bilgi toplumunun söylediklerini dinliyoruz.

Bedenimizde hissettiğimiz her şeyin yanıtı yine bedenimizde saklı.

Kaynak:
Tinybuddha

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale