X

Köy okullarına kitap seferberliği: Uber, kitap bağışlarınızı evinizden alıyor

Aşı olanlar ve aşıya karşı olanlar, hepiniz fark ettiyseniz pendemi bir rüzgar gibi gelip geçmedi. Hepimizin hayatlarının bir bölümü olarak kaldı, kayıplarımızla, etkisiyle, irili ufaklı izleriyle adeta bir parçamız gibi kaldı ama dönüştü.

Pandemi süreci öğrettikleriyle dönüştürdü. Hepimiz sabrımızla sınandık. Üretme kapasitemizle ve bir şeyi ne kadar uzun süre yapmadığımızda vazgeçtiğimizle. Hayata neresinden tutunduğumuzla ve zamanı nasıl tolere etmeyi seçişimizle…

Uzun süre işlerini yapamayanlar iflas etti. Bir şeye aşkla değil de ilk kez heves edenler yoldan geri döndü. Şevki kırılanlar, hayallerinden vazgeçenler oldu. Ama kimisi de hayallerini içinden geçerek, tanıyarak, algılayarak olup bitenle birleştirdi ve yoluna baş koydu, devam etti, severek inşa etti. İşini gerektiğinde araç, gerektiğinde amaç yaptı, çevreyle, sistemin ihtiyaçlarıyla dengelemeyi başardı.

Ben tüm bu süreçte aldığım ürünlerden, gittiğim etkinliklere kadar perde arkasında hep bu inanış ve samimiyeti aradım. Marka ismi veya kurum beni ilgilendirsin, ilgilendirmesin bu içtenliği bulduğum her yerin kulaktan kulağa ya da yazılı reklamını yapmaya çalıştım.

İşte Uber de bunlardan biri. Bugün basın mensubu olduğum için bana yollanılan maillerden birinde Uber’in yeni eğitim döneminde ihtiyaç sahibi okullara destek olmak için Herkese Kitap Vakfı işbirliğiyle kitap toplayacağını okudum. Projenin içeriğini çok takdir ettiğim için de Uplifers okurlarıyla basın bültenini altta paylaşmak isterim.

UBER ile Herkese Kitap Vakfı el ele vererek kitap dostlarından toplayacakları kitapları ihtiyaç sahibi okullara gönderecek. 19 Eylül Pazar günü, 11:00-17:00 saatleri arasında İstanbul il sınırları içinde UBER sarı taksi, çağıran herkese ücretsiz gidip bağışlayacakları kitapları alacak. Toplanan kitaplar Herkese Kitap Vakfı tarafından Türkiye’nin dört bir yanında kitabı olmayan okullara gönderilecek.

Türkiye’de kitap okumayı sevdirmek, yaygınlaştırmak ve ihtiyaç sahiplerine kitap iletmek için çalışmalar yaptıklarını belirten Vakıf kurucu başkanı Bülent Şenver, “Kitapsız ve kütüphanesiz okul kalmasın diye uğraşıyoruz. Tüm kitap dostlarının desteğine ihtiyacımız var. “UberKitap” uygulaması ile binlerce çocuğa ve gence ışık olacağımıza ve onlara yeni kapılar açacağımıza inanıyorum. İstanbul’da herkesi bu kampanyaya katılmaya davet ediyorum” dedi.

“UberKitap” projesi için heyecan duyduklarını belirten Uber Türkiye Genel Müdürü Neyran Bahadırlı, “Uber Türkiye olarak gençlerin ve çocukların kitap okuma alışkanlığı kazanmasını çok önemsiyoruz. Bu nedenle okulların açılmasıyla bu projeyi hayata geçirmek istedik. İstanbullular Uber uygulamasını kullanarak evlerinde duran ve kullanılmayan kitapları, Uber ve Herkese Kitap Vakfı aracılığıyla köy okullarına ulaştırabilecekler. Böylece hep birlikte ihtiyaç sahibi okulların kütüphanelerine destek olmuş olacağız” dedi.

Proje çerçevesinde Uber uygulaması kullanıcıları uygulama üzerinden “UberKitap” ürününü seçerek vermek istedikleri kitapları ücretsiz bir şekilde adreslerine gelecek taksiye teslim edebilirler.

İlginizi çekebilir: Tatilde okuyabileceğiniz 6 kitap önerisi

Günsu Özkarar: 1987 Ankara doğumluyum. 2008 yılında Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Viyola Ana Sanat Dalı’ndan mezun oldum. Ardından İsviçre’de Hocshule der Künste Bern’de yüksek lisansımı tamamladım. Yüksek lisansım sırasında Orchester der HKB, Schweizer Jugend Sinfonie Orchestra, The Women Orchestra of Switzerland’da çalarak, Christopher Warren­Green, Bruno Weil, Daniel Klajner, Jos van Immerseel, Kai Baumann gibi orkestra şefleriyle Avrupa’nın farklı şehirlerinde konserler verme deneyimi edindim. Tatjana Masurenko, Michael Kugel, Ruşen Güneş, Çetin Aydar, Danel Quartet, Marco Misciagna, Michel Michalakakos, Apple Hill Quartet, Siegfried Führlinger gibi hocaların ustalık sınıflarına katıldım. The World Youth Orchestra, The World Orchestra, Greek Turkish Youth Orchestra, Bilkent Youth Symphony Orchestra, Bilkent Youth Virtuosos, Jungenc Philharmonic Orchestra, AIMA Festival Orkestrası gibi ensemble/ orkestralarda ve Young Euro Classic, Schloss/Beuggen International Music Fest, Schlern International Music Fest, Bayreuth Youth Talented Artists ́s Music Fest, The Turco-British Association Bach Günleri, Datça Uluslararası Müzik Akademisi, T.R.N.C. Malta Dostluk Günleri, Klasik Keyifler Oda Müziği Festivali, Uluslararası Istanbul Müzik Festivali, Uluslararası D - Marin Klasik Müzik Festivali, AIMA Ayvalık Müzik Festivali ve Cervo International Music Fest gibi etkinlik ve festival konserlerinde yer aldım. İstanbul’a taşındıktan sonra CRR, AIMA Orkestrası, Orkestra Sion’da çalıştım. Ayrıca İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda Doçent Beste Tıknaz Modiri ile Sanatta Yeterlilik çalışmalarımı tamamlayarak, Okan Üniversitesi’nde öğretim görevliliğine başladım. Bitirme tezim “Tarihsel Süreçte Gelişen Viyola Ekolleri” kitap olarak yayınlandı. Trio Pax, Trio Tını gruplarının yanı sıra Okan Üniversitesi Orkestrası’nda üç yıl öğretim görevlisi olarak çalıştım. Psikoloji ve edebiyat her zaman ilgi alanım oldu. Çeşitli yaratıcı yazarlık kursları ile birlikte psikanaliz de gördüm ve bu sürecin ardından farklı dergilerde yazılarım yayınladı. Şimdi Milliyet Sanat, SanatAtak dergilerinde düzenli yazmaktayım ve Mayıs'ta İkinci Adam Yayınları’ndan çıkacak Küflü Virgül isimli ilk öykü kitabımı beklemekteyim.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale