X

Kötü alışkanlıklardan kurtulmak ve yeni alışkanlıklar edinmek üzerine ilham veren 7 TED Konuşması

Kötü alışkanlıklarımızdan kurtulmak ve yeni alışkanlıklar edinmek, üstüne üstlük bir de bu yeni alışkanlıkları ve yaşam tarzını sürdürebilmek yeni yıl kararlarının en zorlayıcı kısımlarından biri. Diş fırçalamak gibi bazı alışkanlıklarımız otomatikleşmiş davranış kalıpları haline geldiği için uygulaması konusunda bir sıkıntı yaşamasak da, söz konusu her gün 20 dakika egzersiz yapmak ya da sağlıklı beslenmek olduğunda pek çoğumuz aldığımız kararları sürdürmekte zorlanabiliyoruz. Peki, neden bazı alışkanlıkların kazanılması ve uygulaması kolayken, bazıları için fazladan motivasyona ve enerjiye sahip olmamız gerekiyor? Alışkanlık haline gelmiş bazı istenmeyen davranışlardan kurtulmak neden bu kadar zor?

Günlük davranışlarımızın %40’ını oluşturan alışkanlıkların nasıl oluştuğu, davranışlarımızın ve zihinsel kalıplarımızın alışkanlıklarımızı nasıl etkilediği, istenmeyen alışkanlıkları bırakmanın nasıl mümkün olabildiği gibi pek çok soru, alışkanlıklarla ilgili yapılan bilimsel araştırmaların yıllardır odağında olan konular. Her zaman bilimsel makale okuyacak kadar zamanımız ve bilgi birikimimiz olmasa da, TED konuşmaları sayesinde alanında önde gelen araştırmacıların muhteşem çalışmalarına, araştırmacıların kendi ağızlarından, keyifli aktarımlarıyla ulaşabiliyoruz.

Yeni bir alışkanlığın nasıl oluşturulabileceğinden istenmeyen alışkanlıklardan kurtulmanın yollarına kadar, alışkanlıklarla ilgili birbirinden ilginç ve ilham verici araştırmaların yer aldığı TED konuşmalarını sizler için derledik.

A Simple Way to Break a Habit – Judson Brewer

Alışkanlıktan Kurtulmanın Basit Bir Yolu

Bizim için kötü olduklarını bildiğimiz halde neden aşırı yemek yiyoruz, sigara içiyoruz ya da zaaflarımıza teslim oluyoruz? Kötü alışkanlıklarımızı merak edip sorgulayarak o alışkanlıklardan kurtulmayı öğrenmemiz mümkün mü? Psikiyatrist Judson Brewer konuşmasında, farkındalık tekniklerini kullanarak, özellikle sağlıksız beslenme ve aşırı yeme gibi alışkanlıklarımızdan kurtulabilmenin mümkün olduğunu söylüyor.

Brewer, sahip olduğumuz tüm kötü alışkanlıkların beyindeki gelişim sürecini ve farkındalık becerileri geliştirmenin, istemediğimiz davranış kalıplarımızdan ve bağımlılık haline gelmiş alışkanlıklarımızdan kurtulmamıza nasıl yardımcı olabileceğini anlatıyor.

Try Something New For 30 Days – Matt Cutts

30 Gün Boyunca Yeni Bir Şey Dene

Matt Cutts, Google’ın arama algoritması üzerinde yaptığı çalışmalarla tanınan bir mühendis. İş ve özel yaşamı arasında süregelen bir “tekdüzeliğin” içine sıkıştığını hisseden Cutts, Amerikalı filozof Morgan Spurlock’un ‘30 gün boyunca yeni bir şey dene.’ tavsiyesini denemeye karar veriyor. Cutts, bu kısa ama ilham verici TED konuşmasında 30 günlük değim yolculuğunda öğrendiklerinden bahsederek, hepimizi benzer bir değişim yolculuğuna davet ediyor.

Why Some People Find Exercise Harder Than Others – Emily Balcetis

Bazıları İçin Egzersiz Neden Daha Zordur

Sporu yaşamınıza dahil etmekte zorlanıyor, hareket etmemek için küçücük bahanelere sığınıyorsanız bu konuşma tam size göre! Bazılarımızın egzersizi günlük rutinimize entegre etmek konusunda neden diğerlerinden çok daha fazla çaba harcamak zorunda kaldığını merak eden Sosyal Psikolog Emily Balcetis, motivasyon seviyemizin ve hedeflerimizin yaşam tarzımız, daha genel haliyle dünyaya nasıl bir pencereden baktığımız üzerinde önemli bir etkisinin olabileceğini söylüyor. Balcetis konuşmasında, sağlıklı ve iyi yaşam konusunda bize rehberlik edebilecek araştırma sonuçlarını paylaşıyor.

How to Live to Be 100 – Dan Buettner

100 Yaşını Görmek İçin Nasıl Yaşamalıyız

Dünyanın dört bir yanında, insanların rekor yaşlara kadar yaşadığı bazı toplulukları mercek altına alan Dan Buettner, National Geographic ekibinde yer alan bir araştırmacı ve yazar. Dünyanın en uzun ömürlü insanlarını inceleyen Buettner’ın amacı, ortalama insan ömründen çok daha uzun yaşayan bu toplulukların yaşam alışkanlıklarını keşfederek uzun yaşamanın evrensel bir formülünü bulmak.  

Your Genes Are Not Your Fate – Dean Ornish

Genleriniz Kaderiniz Değildir

Sahip olduğunuz genlerin sağlık durumunuz ve yaşam süreniz konusunda belirleyici olduğunu düşünüyor musunuz? Yediğimiz yiyeceklerden ne kadar stresli olduğumuza kadar tüm seçimlerimiz ve yaşam tarzı alışkanlıklarımız, genlerimizin bedenimiz üzerindeki yansımaları, yaşlanma şeklimiz ve hatta beyinimizin ne kadar büyük ya da küçük olduğu üzerinde sandığımızdan daha güçlü etkilere sahip olabilir.

Dean Ornish konuşmasında, sağlıklı yaşam alışkanlıkları benimsemenin bizi genetik düzeyde ne kadar fazla etkileyebileceğini gösteren araştırmasının çarpıcı sonuçlarını paylaşıyor.

What Makes Some Technology So Habit-Forming? – Nir Eyal

Bazı Teknolojileri Alışkanlık Konusunda Bu Kadar Etkili Kılan Şey Ne

Akıllı telefonlardan Netflix’e, Twitter’dan Instagram’a günlük yaşamımızda kullandığımız pek çok uygulama ve teknolojik cihazın davranışlarımız üzerinde önemli etkilerinin olduğunu biliyoruz. Peki, tüm bu teknolojinin arka planındaki kişiler de ürettikleri şeylerin alışkanlığa dönüşebileceğinin farkında mı? Bu sorunun cevabını kolaylıkla tahmin edebileceğinizi düşünüyoruz. Araştırmalar, günlük davranışlarımızın %40’ının alışkanlıklarımızdan oluştuğunu gösteriyor. Teknoloji şirketleri de ürünlerini bu bilimsel çıktıya göre tasarladıkları bir modeli baz alarak oluşturuyor. Peki bu ürünler davranışlarımızı ne kadar manipüle ediyor? Cevap, Nir Eyal’in konuşmasında.

Why Dieting Doesn’t Usually Work – Sandra Aamodt

Neden Diyet Yapmak Genelde İşe Yaramaz

Diyet yapmanın artık norm haline geldiği günümüzde, diyetlerin işe yaramadığını söylemek oldukça iddialı bir duruş. Ancak sinirbilim uzmanı Sandra Aamodt’un araştırmasına göre diyetler yalnızca işe yaramamakla kalmıyor, faydadan çok zarar sağlayabiliyor. Aamodt, aç olduğunda yemek yiyen, tok hissettiğindeyse yemeyi bırakan; yani beslenme konusunda sezgilerine güvenen insanların aşırı kilolu olma olasılığının daha düşük olduğunu söylüyor. Bunun aksine, yedikleri konusunda fazla kontrollü davranan kişilerse stres, endişe, gerginlik gibi farklı tetikleyiciler karşısında aşırı yeme eğilimi gösterebiliyor.

 

Kötü alışkanlıklardan kurtulmak ve yaşamınızı daha iyi hale getirecek yeni alışkanlıklar kazanmak konularında ilham verici olabileceğini düşündüğümüz tüm bu TED konuşmalarını izledikten sonra, yeni yıl için aldığınız kararları bir kez daha gözden geçirmek isteyeceğinize eminiz!

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale