X

Köpeğinizle açık havada koşmaya başlamadan önce bilmeniz gerekenler

Açık havada zaman geçirmenin; koşmanın, yürümenin ya da egzersiz yapmanın sağladığı fiziksel ve zihinsel faydaların birçoğumuz farkındayız. Peki ya açık havanın tadını köpeklerimizle çıkarsak nasıl olur? Köpeğinizle bağ kurmanın, yaz mevsiminin keyfini sürmenin ve doğada olmanın zevkini yaşamanın harika bir yolu olarak köpeğinizle açık havada koşmaya ne dersiniz? Hem sizin hem de onun için keyifli anlar yaratmanın yanı sıra birlikte çok daha iyi hissedebileceğiniz bir yaz aktivitesi arıyorsanız açık havada köpeğinizle koşu harika bir alternatif olabilir. Ancak, köpeğinizin koşmaya hazır olup olmadığını, doğru ekipmanların neler olduğunu ve açık havada köpeğinizle koşarken nelere dikkat etmeniz gerektiğini bilmeniz şart. İşte köpeğinizle açık havada koşmaya başlamadan önce bilmeniz gerekenler:

Köpeğiniz koşmaya hazır mı?

Öncelikle köpeğinizin cinsini, genel sağlık durumunu ve aktivite seviyesini bilmeniz çok önemli. Örneğin, sağlıklı bir golden retrievereiniz varsa çok istekli bir koşu arkadaşı olmasını bekleyebilirsiniz; ancak köpeğiniz İngiliz bulldog cinsine sahipse daha düşük enerji seviyesine sahip olan bir tür olduğundan koşmak konusunda pek de hevesli görünmeyebilir. Öte yandan köpeğiniz halihazırda düzenli olarak egzersiz yapmıyorsa koşu, yoğun tempolu ve yorucu bir seçenek olabilir ve sağlığını tehdit edebilir. Bu nedenle köpeğinizin koşma yeteneği hakkında bilgi edinmek için bir veterinere danışmanız en doğrusu olacaktır. Ayrıca, aynı cins köpek sahibi yakınlarınız varsa onlara da danışarak bu konudaki bilgi birikiminizi artırabilirsiniz.

Köpeğinizle koşmaya nasıl başlayabilirsiniz?

İlk defa köpeğinizle koşmaya başlayacağınız zaman geçişleri oldukça yumuşak tutmanızda fayda var. Yani, bir sabah uyanıp hazırlıksız bir şekilde ısınmadan koşmaya başlamanız hem sizin hem de köpeğiniz için pek iyi olmaz. Bu nedenle adım adım ilerlemeli, hazırlıklarınızı önceden yapmalı, köpeğinizin açık hava koşularınıza eşlik edebileceğinden emin olmalısınız. Başlangıç olarak yavaş tempoda daha kısa mesafelerde koşabilir ve daha sonra koşacağınız mesafeyi uzatıp hızınızı artırabilirsiniz.

Öte yandan, egzersiz öncesi ısınmanın bedeni ve zihni hazırlamaktaki etkisini göz ardı etmemenizde fayda var. Nasıl ki bizler ısınma hareketleri ile vücudumuzu yapacağımız egzersizlere hazır hale getiriyorsak aynı durum köpeklerimiz için de geçerli. Ancak, onlar nasıl ısınacaklarını bilmiyorlar. Bu nedenle size önemli bir rol düşüyor. Köpeğiniz ısınmayı atlayarak dışarıya adımınızı atar atmaz hızlı bir şekilde koşmaya başlayabilir; bunu engellemek için önce tasması ile birlikte hafif tempolu 5-10 dakikalık bir yürüyüş yapmasını sağlayabilir, daha sonra kademeli olarak koşu moduna geçebilirsiniz. Sürecin devamı için koştuğunuz mesafeleri haftada yaklaşık %10 artırarak rutininize devam edebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Pomeranian Boo Özellikleri ve Bakımı

Köpeğinizle nerede koşabilirsiniz?

Doğru bir zemin ve uygun bir ortam açık havada koşmanın keyfini artırmanın yanı sıra daha güvenli bir şekilde hareket etmenizi kolaylaştırabilir. Örneğin, dağlık yollar köpeğinizin patilerine zarar verebilir. Ya da çok fazla böceğin olduğunu bildiğiniz bir ortam hem köpeğinizin hem sizin sağlığınızı tehlikeye atabilir. Sosyal medyada sıkça karşımıza çıkan arı yutan köpeklerin alerjik reaksiyonlar gösterdiği olumsuz durumlara benzer bir şeyler yaşamak istemeyiz. O yüzden koşu yapacağınız ortamı seçerken tüm şartları iyi değerlendirmeniz şart. Toprak veya çimenli bir zemin, arıları çekebilecek çok fazla çiçeğin bulunmadığı bir alan koşu için ideal olabilir. Öte yandan şehrinizde bulunan özel yürüyüş ve koşu parkurlarını da incelerek kendinize en uygun rotayı belirleyebilirsiniz.

Köpeğinizle açık havada koşmak için hava koşulları nasıl olmalı?

Kışın buz kesen soğuğunda ya da yazın kavurucu sıcaklarında koşmak hem zor hem de tehlikeli olabilir. Aşırı sıcaklık değişimlerinden tıpkı bizler gibi köpekler ve tabii birçok hayvan da hızlı bir şekilde etkilenebiliyor. Bu nedenle özellikle sıcakların zirvelere ulaştığı yaz ortasında köpeğinizi sıcak basmalarından, güneş çarpmasından ya da susuz kalmaktan korumanız çok önemli. Yazın daha serin olan sabahın erken saatlerini ya da akşamüstü güneş batışa geçtikten sonraki zamanları tercih edebilirsiniz. Güneşin yakıcı bir etkisi olmadığını düşündüğünüzde bile eğer köpeğiniz normalden çok daha yavaş hareket ediyorsa, isteksiz davranıyorsa ve koşmaya gönülsüzse zorlamamanızda fayda var. Öyle bir durumda koşmak yerine eve geri dönmeniz en iyisi olacaktır. Ayrıca, yanınızda mutlaka taşınabilir bir su kabı bulundurarak köpeğinizi sıcağın olumsuz etkilerinden koruyabilirsiniz.

Peki, köpeğiniz ne zaman evde kalmalı? Aşırı sıcaklık, yaralanma, olumsuz sağlık durumları, isteksizlik, düşük enerji seviyesi gibi durumlar köpeğinizin açık hava koşusunda size katılıp katılmayacağını belirleyebilir. Minik dostunuzun sağlık durumundan ve her şeyin yolunda olduğundan emin olmadan açık havada koşuya çıkmamanızda fayda var. Dilerseniz, sağlığını tehdit eden bir durum yoksa ve evde siz olmadan kalabilecekse siz tek başınıza açık havada koşuya çıkabilirsiniz. Emin olun köpeğiniz eve döndüğünüzde sizi selamlamaktan ve terli yüzünüzü yalamaktan çok mutlu olacaktır .

Not: Açık havada yapacağınız koşular esnasında köpeğinizin tuvalet ihtiyacını karşılarken aynı zamanda çevreyi de temiz tutmak adına yanınıza özel kaka torbalarından alabilirsiniz. Ayrıca, taşınabilir su kabı, tasma ve ihtiyaç duyabileceğiniz birçok ürünü minik dostlara özel olarak oluşturduğumuz Evcil Hayvan Bakımı koleksiyonumuzda bir arada bulabilirsiniz.

Kaynak: self

İlginizi çekebilir: Sıcak havalarda evcil hayvanlarınızı serin tutmanın yolları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale