X

Kıskançlığınızın altında kıyaslama yatıyor olabilir: Bu duyguyla baş etmek için ne yapabilirsiniz?

İnsan sosyal statüsünün hayatını etkilediği, hatta yönettiği bir toplumun içinde yaşar. Yaşadığı bu topluluğun içinde de sahip olduğu durumu değerlendirmek için kendisini başkalarıyla kıyaslamayı tercih eder. Bu durum insan ve toplum açısından sosyal kıyaslama olarak geçer. Pozitif ve negatif olarak bilinen kıyaslama modellerinin insanın kendine anlam kazandırma yolculuğunda hizmet ettiği belirli noktalar vardır.

Kıskançlık; dengesiz ilişkilerin yol açtığı acı veren bir sosyal duygudur. Sosyal kıyas ve kendini değerlendirme ile ilgilidir. Bu yüzden kıskançlığa bazen sosyal bir termometre gibi yaklaşabiliriz. Sosyal statümüzü belirlememize ve statümüz her zaman istediğimiz gibi değilse harekete geçmemize yol açar.

Peki kıskandığımızda nasıl tepki veririz? Kıskançlık durumlarında iki tipte insan gözlemlenir ve iki tipin de farklı yöntemleri vardır. Bunu bir sonraki kısımda konuşacağız.

Temel olarak iki tip vardır: Mülayimler ve (başkalarının mutsuzluğundan keyif alan) kinciler. Mülayimler diğerlerinin başarısından dolayı kötü hisseder fakat onların başına kötü bir şey gelmesini dilemezler. Bu tipteki insanlar kıskandıkları kişinin seviyesine ulaşmaya çalışırlar. Bunu kıskandıkları insanın işlerine burunlarını sokmadan başarabilirler.

Kinci bir şekilde kıskanç olanlar, diğer insanların sahip oldukları şeylere sahip olmayı istemelerinin yanı sıra, onların başına kötü şeylerin gelmesini isterler. Bir şeyi geliştirmek için çaba sarf etmezler; amaçları kıskandıkları insanı değersizleştirmek ya da hatta o insanı gözden çıkararak statüsünü azaltmaktır.

Gelin şimdi birlikte konuya farklı bir açıdan bakalım. Bu iki durumu hissediyor olmanızın hayatınıza bir katkısı var desem? Hissettiğiniz diğer duygular gibi kıskançlık da insanın doğasında olan bir duygu aslında… Her duygunun ortaya çıkmasının hemen öncesinde bir düşünce, arkasından da bir davranış ortaya çıkar. Akılcı ve olumlu düşünce becerisiyle kendini yönetebilen kişilerin, bilişsel esneklik sayesinde bu duygularla baş etmesi daha kolaydır.

Biz zannederiz ki hissettiğimiz duygular düşüncelerimizin özgürce dışavurumudur. En büyük yanılgı burada ortaya çıkıyor. Bizden öncesi dediğimiz gen hafızasından tutun da, kolektif bilinç dışına kadar birçok alanda bir dolu veriye sahibiz… Hayatı her yönüyle deneyimlerken, sizde var olan potansiyeli performansa dönüştürmek için yaşam karşınıza kişileri ve olayları çıkarıyor. Bu kişi ve olay örüntülerinin arasında hissettiğiniz bazı duygularda sıkışmışlık, bazılarında da ferahlık hissi sizi karşılıyor.

Ferahlık hissi ile karşılaşınca neden bu kadar ferah hissediyorum diye kendimizi sorgulamayız genelde. Sorgulama daha çok hissettiğimiz ferahlıkta azalma başlayınca ortaya çıkıyor. Yani kendi duygu halimizi de sürekli bir önceki ve bir sonraki ile kıyaslama yarışındayız. Sonrasında neler mi oluyor dersiniz? Şimdi ve burada dediğimiz o muazzam ve tekrarsız anla ilişki kuramadan, içimizde tepişen duygu hallerinin arasında sıkışıp kalıyoruz. Bu sıkışmışlık hali kendini kendisiyle kıyaslamaktan sıkılınca bu sefer de, çevresindeki ya da daha önce hiç tanımadığı kişilerle kıyaslama yapmaya başlıyor… Bu tekrar döngüsünün içinde sıkışıp kalan insanlar olarak bizlerin de, belirsizliğin yarattığı endişeye doğru lastiği patlamış bir araç gibi gitmemiz tesadüf olmasa gerek…

Peki ne mi yapmalı?

Öncelikle kıskançlığın insani bir duygu olduğunu kabul ederek işe başlayabiliriz. Sizde olmayan başkasında olan ne varsa buna karşı kıskançlık hissiniz ortaya çıktığında, onu bastırmak yerine bu duyguyu izleyin. İşte tam orada aslında bu duygunun size söylemek istediği bir şey var… Bilişsel düzeyinizin esnekliği ne kadar çoksa bu durumu kendi lehinize çevirmeniz de o kadar mümkün. Aksi takdirde yönetemediğiniz bir kıskançlık duygusu sizi yaşamda alıkoyarak, yerini yıkıcı hasete bırakabilir. Bu da işten özel hayata kadar, en önce de kendinizle olan ilişkide ciddi sarsıntılar yaratabilir. Yeni yıla çok kısa bir süre kala içinizde dışarıya akmak isteyen ne kadar duygu varsa hepsini özenle ve şefkatle karşılayın. Unutmayın ki; iyi ya da kötü duygu diye bir şey yoktur. Sadece ve sadece hissettiklerinizin ne kadar farkında olduğunuz gerçeği vardır…

Şimdiden hepinize duygularınızla barışık olduğunuz yeni bir yıl diliyorum…

İlginizi çekebilir: Başkalarını memnun etme ihtiyacı sizi hayatta nereye sürükler?

Nurgül Koçak: Profesyonel Gelişim ve Değişim Koçu Nurgül Koçak, Yeditepe Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünden başarıyla mezun oldu. Üniversitede eğitim aldığı süre boyunca kurumsal eğitim şirketlerinde staj yapmıştır. Özel sektörde pazarlama alanında iş tecrübeleri oldu. 2018 yılında Profesyonel Koçluk eğitimi alarak ‘Gelişim ve Değişim Koçu ünvanı kazanarak mesleğine yeni bir boyut katmıştır. Şu anda Mersin’de Çağ Üniversitesi’nde Tezli Psikoloji Yüksek Lisans yapmaktadır. Aynı zamanda psikoterapi yaklaşımlarından Transaksiyonel Analiz Uygulama eğitimini tamamlamıştır. Şu an kurumsal firmalara ve bireylere koçluk yapmakta ve iletişim eğitimleri vermektedir.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale