Ailenizdeki birinin huyunu kendinizde yakaladığınız oldu mu? Babanızın inadı, annenizin sosyalliği ya da kardeşinizin daha temkinli oluşu size ne kadar tanıdık geliyor?
Kişiliğimiz yalnızca nasıl yetiştirildiğimizle açıklanmıyor. Genlerimizin de bu hikâyede bir payı var. Ancak bu, “Kişiliğimiz doğduğumuz anda belirleniyor” anlamına gelmiyor. Araştırmalar, kişiliğimizin yalnızca yaşadıklarımızla şekillenmediğini gösteriyor. Genetik mirasımız da bazı kişilik özelliklerine yatkınlığımızda rol oynuyor. Fakat hangi özelliklerin nasıl ortaya çıkacağı, yaşam deneyimlerimiz ve çevremizle birlikte şekilleniyor.
Peki kişiliğimizin ne kadarı genlerimizden geliyor? Genetik mirasımızın kişilik özelliklerimiz üzerindeki etkisini, çocuklukta ortaya çıkan mizaç özelliklerini ve kişiliğin zaman içinde değişip değişemeyeceğini birlikte inceleyelim.
Genler kişiliğimizi nasıl etkiliyor?
Genetik yapımız, belirli kişilik özelliklerine yatkınlığımızda rol oynayabiliyor. Ancak genler tek başına nasıl biri olacağımızı belirlemiyor.
Yetiştirilme biçimimiz, yaşadığımız deneyimler, sosyal çevremiz ve içinde bulunduğumuz kültür de bu özelliklerin nasıl ortaya çıkacağını etkiliyor. Aynı genetik eğilimlere sahip iki kişinin birbirinden oldukça farklı kişilikler geliştirebilmesinin nedenlerinden biri de bu.
Yani kişilik söz konusu olduğunda genler ve çevre birbirinden ayrı iki hikâye değil. Birbirleriyle etkileşim içinde ilerliyorlar.
Kişiliğin ilk izleri çocuklukta görülebiliyor
Kişiliğimizin bazı ipuçlarını daha çocukluk döneminde görmek mümkün. Bunun en erken örneklerinden biri mizaç.
Bazı çocuklar daha hareketli ve sosyal olurken bazıları yeni insanlara ve ortamlara alışmak için daha fazla zamana ihtiyaç duyabiliyor. Araştırmalar, mizacın da belirli ölçüde genetik faktörlerle ilişkili olduğunu gösteriyor. Ancak mizaç ve kişilik aynı şey değil.
Mizaç, dünyaya verdiğimiz tepkilerdeki doğuştan gelen eğilimleri ifade ederken kişilik; düşüncelerimizi, duygularımızı, davranışlarımızı ve zaman içinde geliştirdiğimiz özellikleri daha geniş bir çerçevede kapsıyor.
Çocuklukta daha çekingen olan birinin yetişkinlikte de aynı şekilde davranması gerekmiyor. Çünkü deneyimler, ilişkiler ve çevre kişiliğin şekillenmesinde rol oynamaya devam ediyor.
Peki kişilik zamanla değişebilir mi?
Uzun süre kişilik özelliklerinin yaşam boyunca büyük ölçüde sabit kaldığı düşünülüyordu. Ancak araştırmalar, kişiliğin tamamen değişmez olmadığını gösteriyor. Elbette bu, birkaç yıl içinde bambaşka birine dönüşeceğimiz anlamına gelmiyor. Kişilikteki değişimler çoğunlukla daha küçük ve zamana yayılan farklılıklar şeklinde ortaya çıkıyor.
Örneğin oldukça dışa dönük biri, yaş aldıkça daha sakin ortamlardan hoşlanmaya başlayabilir. Bu, kişinin tamamen içe dönük birine dönüştüğü anlamına gelmez. Daha çok, kişiliğinin bazı yönlerinde zaman içinde küçük bir değişim meydana geldiğini gösterir.
Kişiliğimizi hangi özellikler oluşturuyor?
Psikolojide kişiliği anlamak için kullanılan en yaygın modellerden biri Büyük Beşli Kişilik Modeli.
Bu modele göre kişilik beş temel boyutta ele alınıyor:
- Deneyime açıklık: Yeni fikirlere ve deneyimlere açık olma, yaratıcılık ve merak.
- Sorumluluk: Düzenli olma, hedeflere bağlı kalma ve düşünerek hareket etme.
- Dışadönüklük: Sosyallik, konuşkanlık ve dış dünyayla etkileşim kurma eğilimi.
- Uyumluluk: Nezaket, güven, şefkat ve iş birliğine yatkınlık.
- Nevrotiklik: Kaygı, endişe ve duygusal dalgalanmalara daha açık olma.
Araştırmalar, bu özelliklerin her birinde genetik etkilerin bulunduğunu gösteriyor. Ancak bu özelliklerin hiçbiri tek başına bir insanın nasıl biri olduğunu açıklamaya yetmiyor.
Genleriniz sizi tanımlamıyor
Belki de bütün bu araştırmaların ortaya koyduğu en önemli nokta şu: Kişiliğimiz ne yalnızca genlerimizden ne de yalnızca çevremizden oluşuyor.
Doğuştan getirdiğimiz bazı eğilimler olabilir. Fakat bunların nasıl şekilleneceğini yaşadıklarımız, kurduğumuz ilişkiler, içinde bulunduğumuz ortam ve zaman içinde üstlendiğimiz roller de etkiliyor. Bu yüzden ailenizde kendinizden bir parça bulduğunuzda, bunu yalnızca “Genetik işte” diyerek açıklamak gerekmiyor. Çünkü kişilik, bize aktarılan özelliklerle yaşadıklarımızın kesiştiği yerde şekilleniyor.
Kaynak: verywellmind
İlginizi çekebilir: Kişilik nedir ve ilişkilerimizi nasıl etkiler?