X

Kişi değiştikçe kendine dönüşür: Dönüşüm için kendi sorularınızı keşfedin

Sürekli değişebilmeli insan. Özünü bozmadan sürekli yenilenmeli, bazı şeyleri yıkmalı, bazılarını da yapmalı. Aslında sadık kalması gereken özüne de ancak böylece yaklaşabilir zaten. Hayat biraz da o öz dediği şeyi damıtma işi çünkü. Simyacı olmayı öğrenmeli insan. Acısını, çatışmasını, eğrisini, doğrusunu, neşesini, bildiğini, bilmediğini eritebilmeyi öğrenmeli. Ancak bunları yaparsa kendine yaklaşabileceğini fark etmeli.

Sürekli mutluluk vaadinin peşinde koşmak, sadece haz arayıp hazzı da dapdar kalıplarda yaşamak, huzurun kaçmaması için konfor alanına saplanıp kalmak kişiyi tarihsiz ve tarifsiz kılar. Herkesin “biri” olmaya çalıştığı bu düzende kimseden farkı olmayan “herhangi biri” olmaktan da öteye geçemez.

Oysaki kişinin “kendiliği” sahip olduğu en değerli hazinedir. Ve bu “kendilik” hali adeta yaşayan bir organizma gibi sürekli yenilenmeyi gerektirir. Çünkü hiçbir mevsim yerinde saymaz, bazen yapraklarını döker insan, bazen de meyveler verir ve tüm bunlar hem gereklidir hem de hayatın akışına dahildir. Her bir düşen yaprak da, açan çiçek de değiştirir insanı ve eğer bütünlüğün farkına varırsa değişimin de farkına varır. Öze ulaşmak için sadece sevinçler damıtılmamalıdır, kişinin kendine has acıları da işlenmelidir. Bu yüzdendir ki “en kendi” olmaya yaklaşmış kişiler acıdan kaçan değil, onunla ne yapacağı konusunda beceri kazanmış kişilerdir.

Damıtma işinin özü ise sormaktır. Doğru cevaplar var mıdır bilinmez, ancak doğru sorular vardır ve insanın hayatında fark yaratan da onlardır.

İçinde bulunduğumuz çağda belki de daha önce karşılaşmadığımız kadar köklü değişimler deneyimliyoruz. Bugüne kadar sabit kalmaya çalışmış, bırakılması gerekenlere tutunmuş, akıntıya direnmişsek bile, artık bunun bize yetmediğini fark etmeliyiz.

Kendi sorularımızın peşine düşmeliyiz. İlerlemek için bizlere sadece “yapmamız” gerektiği salık verilmiş olabilir. Ancak ilerlemek için “yıkmak” da gerekli olabilir ve bu da sağlıklı bir şeydir aslında. Bir bina eğer zarar gördüyse kolonlara destek eklemek, yaklaşan bir yıkımdan korumayabilir binayı. Ancak binayı yıkıp yepyeni, güvenli ve sağlam bir bina inşa etmek de mümkündür. Maharet, neyi yıkıp neyi yapacağını ve nerede desteğe ihtiyaç duyduğunu iyi seçebilmektir.

Değişim, bazen huzuru kaçırır, rahatını kaçırmayı ve emek harcamayı gerektirir. Ancak herkesin bildiğinden ve gördüğünden fazlasının peşine düşen ve kendi yolunda yürümek isteyen kişi için de tek yol budur. Kişi kendi yolunda yürüdükçe kendine dönüşür.

İlginizi çekebilir: Hayatımızdaki “ben”ler arasında bir yolculuk: En güzeli en gerçek olanı

Ceyda Tepret: İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümü mezunudur. Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimi alıp, Madrid’deki IE Business School’da International MBA programında eğitimini tamamlamıştır. Pazarlama alanında bir kariyer tercih etmiştir ve bu alandaki çalışmalarına devam etmektedir. İnsan davranışları ve psikolojiye duyduğu ilgi onu koçluk eğitimi almaya yöneltmiştir. ICF sertifikalı profesyonel bir koç olarak, danışanlarına kendi yolculuklarında destek vermektedir. Pazarlama profesyoneli kimliğiyle marka hikayelerinin, profesyonel koç kimliğiyle de insan hikayelerinin peşindedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale