X

Kış sofralarına mor çok yakışıyor: Mor lahananın faydaları

Mor lahana, Brassica bitki cinsine aittir. Bu grup, brokoli, Brüksel lahanası ve lahana gibi besin açısından yoğun diğer sebzeleri de içerir. Yeşil lahana gibi bir tadı vardır. Bununla birlikte, mor lahana daha güçlü kemikler ve daha sağlıklı bir kalp için de daha faydalıdır. 

Mor lahananın ayrıca iltihabı azalttığı ve belirli kanser türlerine karşı koruduğu düşünülmektedir. Dahası, çiğ, pişmiş veya fermente edilmiş şekilde tüketilebilir. Ayrıca çeşitli yemeklere de ekleyebilirsiniz.


Fotoğraf: yemek.com

Mor lahananın kalorisi düşüktür, iyi bir lif kaynağı olmasının yanı sıra, A, C, K ve B6 vitamini açısından da zengindir. Ayrıca az miktarda diğer vitamin ve mineralleri de içerir. Aynı zamanda yüksek miktarda antioksidan içerir. Kalp hastalıkları riskinizi azaltabilecek yararlı bitki bileşikleri olan zengin bir antosiyanin kaynağıdır.

Mor lahana, sağlıklı kemikler oluşturmak ve korumak için gerekli olan C ve K1 vitaminleri bakımından zengindir; ayrıca daha az miktarda da olsa kalsiyum, manganez ve çinko gibi kemiklere yarar sağlayan diğer besinleri de içerir.

Vücudunuzu belirli kanser türlerine karşı korumaya yardımcı olabilecek sülforafan ve antosiyaninler gibi yararlı bileşikler içerir. Bununla birlikte, bu etkileri tam olarak söyleyebilmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Özellikle günümüzün en büyük sorunlarından birisi olan bağırsaklar için de faydalıdır; iltihabı azaltarak, bağırsak lezyonlarını önleyerek ve ülserleri tedavi ederek fayda sağlar.

Daha birçok yararını sayabileceğimiz kırmızı ya da mor lahana dediğimiz gıda, diyetimizde kesinlikle bulunması gereken, özellikle bu soğuk havalarda immün sistemimizi kuvvetlendiren ve destek sağlayan mucize bir besindir. 

İlginizi çekebilir: Kış aylarında sağlığınızı korumak için beslenmenizde nelere dikkat etmelisiniz?

Hanife Kara: Diyetisyen Hanife Kara, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarıyla mezun oldu. Üniversitede aldığı eğitim süresince birçok kamu ve özel sağlık kuruluşunda uzun dönemli stajlar yaptı. Sağlıklı yaşam ve zihinsel gücün insan vücudu üzerine etkisi kavramları ile yakından ilgili olan Pozitif Diyetisyen; 2018 yılında aldığı eğitim programını başarı ile tamamlayarak, “Yaşam Koçu” unvanını kazanmış ve mesleğine yeni bir boyut katmıştır. Ege Üniversitesi Fitorerapi Yüksek Lisansı ile eğitim hayatı devam etmektedir. Şu an İzmir'de Pozitif Diyetisyen Hanife Kara beslenme ve diyet danışmanlığı merkezinin kurucu diyetisyenidir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale