X

Kendinizle aranız nasıl: 9 adımda kendinize yaklaşın

Bak bakalım kendinle ilişkin nasıl?
Hayatına gelen bir deneyimi nasıl karşılıyorsun?
Hayatın iyi olanı çekmeye çalışarak, kötü olanı da itmeye çalışarak mı geçiyor?
Çabada mısın, yoksa denge de mi?

Eğer kendi merkezinde değilsen, kim olduğunu bilmiyorsan gerçekten bir ilişki kuramazsın. Osho “Bir ilişkiye ihtiyaç duymanın tek nedeni tek başına kalamamandır” der. İhtiyaçtan doğan tüm ilişkiler bir süre sonra seni bir girdaba sokar. Beklentiler yaralar, gerçek gücünü kaybeder ve zayıflamaya başlarsın. Gerçek bir ilişki sevgiye ve kabule dayalıdır. Orada özbenlik korunur ve her iki taraf için de özgürlük alanı vardır. Gerçek bir ilişki kurmak, önce kendine karşı samimiyetten gelir. Bunun için kendinle bir bütün olmalısın.

  1. Geçmişi ve kendini affet. Her ne yaşandıysa yaşandı ve söylenenler söylendi. Alman gereken şey ne? Dönüştürmen gereken davranışın ne? Davranış değişmezse deneyim de değişmez.
  2. Şikayet etmekten vazgeç artık. Her ne yaşıyorsan sana getirdiği faydaya bak. Çünkü hiçbir deneyim tek taraflı iyi ya da kötü değildir. Bütündür ve senin nasıl gördüğünle alakalıdır.
  3. Kendini sev ve kendi değerini kendin oluştur. Dışarıdan yapılan hiçbir eylem veya söylenen bir söz seni değerli hissettiremez. Sen kendini değerli hissetmedikçe.
  4. İfade et. Kırıldığında veya kızdığında o duyguyu sakın içinde biriktirme. O anda doğru zamanda ifade etme yeteneğini geliştir. İfade etmek senin sorumluluğun, kırılıp kırılmaması ise karşı tarafın sorumluluğu. Yalan bir ilişki yaşamak istiyorsan tabii politik davranabilirsin. Ben gerçek bir ilişkiden, çıkarların ötesinde bir ilişkiden bahsediyorum.
  5. İdeallerden vazgeç. Hepsi suçlayıcıdır. Kendi ihtiyaçlarını ve duygularını gözlemlediğin kadar karşı tarafın da ihtiyaçlarını ve duygularını gözlemlemeye çalış. Onun neye ihtiyacı var? Neden bu şekilde davranıyor?
  6. Kıyaslama ve kendin ol. Kıyaslamalar her zaman eksiklik yaratır. Her zaman senden daha iyileri var her zaman senden daha kötüleri var. Önemli olan kendine nasıl davrandığındır.
  7. Karnına nefes al. Çünkü karın demek merkezin demek, ben demek ve özgüvenin, özdeğerin, yaratıcılığın can bulduğu yer demek.
  8. Bencil ol diyemem ama ihtiyaçlarını ve duygularını arka plana atma. Unutma her şey senin kendinle olan ilişkinin yansıması. Çocuğunla ilişkin, partnerinle, ailenle, iş arkadaşlarınla, kardeşinle sosyal ilişkilerin hepsi senin bir yansıman. İçeride bir savaş varsa bu dışarıya yansıyor, içeride bir naziklik varsa bu yine dışarıya yansıyor.
  9. Kendine nazik davran. Nokta.

İlginizi çekebilir: Kişisel illüzyonlara son vermek: 15 adımda daha huzurlu bir yaşam

Tuba Kaytaş: Türkiye’nin ilk nefes koçlarından olan Tuba Kaytaş, Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. İlk nefes eğitimini 2005 yılında Judith Kravitz’ten aldı. Nefesin hayatına ve kendisine yaptığı muazzam değişikliği fark edince deneyimlediği tüm güzellikleri insanlarla paylaşabilmek için yoluna nefes eğitmeni olarak devam etmeye karar verdi. 2009 yılında Ommira Kişisel Gelişim Merkezi’ni kurdu. Bu süreçte yaptığı çalışmaları ve deneyimlediklerini Özgür Kocaeli Gazetesi’nde kişisel gelişim konularında yazılar yazarak paylaştı. Yıllardır içinde bulunduğu nefes seminerlerinin ardından bilgi ve tecrübelerini 2012 yılında yayımlanan ilk kitabı Nefes’le Mucizelere Giden Yol adlı kitabında topladı. Araştırmacı ve yenilikçi bakış açısıyla, nefesle ilgili her konuyla ilgilenerek yoluna devam eden Kaytaş, Nefesimizin düşüncelerimizi etkilediğini fark edince kendi yöntemini geliştirip nefesi duygularla bütünledi. 8 yıllık çalışmaları ve eğitimleri sonucu geliştirdiği Nefs-i Terapi yöntemini aynı isimli kitapla paylaşmaya karar verdi. 3. Kitabı olan Bedenin Şifresi ile okuyucularına bedeni tanımanın ve şifanın yollarını sundu. 4. Kitabı olan 1 ile ilişkilere farklı bakış açısıyla bakabilmeye rehber oldu. Türkiye’nin İlk Transformal Nefes Koçları’ndan olup, daha sonra kendi sistemini kuran Kaytaş, nefesin en doğal halini Bütünsel Nefes’te birleştirdi. Şu anda Nefes Kampları düzenliyor, sorgulanabilir sertifikalı olan Profesyonel Nefes Uygulayıcılık Eğitimleri veriyor ve kendi sitesi olan www.nefesatolyesi.com da yazı yazmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale