X

Kendinizi sevin: Başkalarına gösterdiğiniz şefkati kendinize de verin

İnsan doğası gereği dünyaya geldiği andan itibaren birileriyle ya da bir şeylerle iletişim kurmaya başlar. Bu iletişim sözlü, duygusal ya da davranışlarla olabilir. Hatta biraz geçmişe gidecek olursak iletişim aslında anne karnında var olmayla birlikte başlar. Anne karnındaki bebek özellikle ilk olarak annesi ile bir bağ kurar. Onu sever, üzüldüğünü hisseder, kaygılarını anlar, konuşmalarına tepki verir. Kurulan tüm bu ilişkilerin dışında hayatımızda kurduğumuz en önemli ilişki ise kendimizle kurduğumuz ilişkidir.

Diğer yandan, zihnimiz sürekli olarak düşünce akışı içerisindedir. Olumlu ve olumsuz düşünceler zihnimize devamlı olarak gelip gitmektedir. Bu düşünce akışı ile birlikte başkalarıyla ilgili görüşlerimiz olduğu kadar kendimizle ilgili de bazı görüşlerimiz oluşmuştur, ancak kendimizle ilgili oluşan farkındalığımız, başkalarıyla ilgili oluşan farkındalığımızdan daha azdır. Örneğin, yeni tanıştığımız biriyle vakit geçirdikten sonra “Çok anlayışlı birine benziyor”, “Sevdim ben bu çocuğu”, “Pek fazla ısınamadım”, “Sanki iyi anlaşacak gibiyiz” gibi cümleler kuruyoruz. Peki, bu cümleleri kendimiz için de sarf ediyor muyuz? Yani, kendimiz hakkında ne düşündüğümüzü içeren cümleler ya da görüşler üretiyor muyuz? Her şeyden önemlisi gerçekten kendimizi seviyor muyuz?

Duygu ve düşüncelerimizi detaylı inceleyecek olursak başkalarından çok kendimize daha çok eleştiri yaptığımızı, daha çok yargıladığımızı ve daha acımasızca davrandığımızı fark edebiliriz. Kendimize karşı daha acımasız olduğumuzda ne yazık ki başkaları önceliğimiz haline gelebilir. Başkalarının düşüncelerini daha fazla önemsemeye başlayarak başkalarından onay beklemeyi alışkanlık haline getirebiliriz. Oysa öncelikli olarak kendimize merhamet göstermeli, sevgi, şefkat ve kabulleniş ile yaklaşmalıyız. Unutmamalıyız ki biz kendimize nasıl davranırsak, ne kadar sevgi ve saygı gösterirsek başkaları da bizi öyle sever ve sayar.

Peki, “Başkalarından önce kendime değer vermek istiyorum ama bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum” diyor musunuz? İşte tam da bu noktada önceliğimiz kendimize nasıl davrandığımız hakkında farkındalık oluşturmak olmalıdır. Kendimize nasıl davrandığımızı fark edince, bunu değiştirme gücünü de kazanmış oluyoruz. Hangi noktalarda şefkate ihtiyacımız var, hangi alanlarda desteğe ihtiyacımız var, güçlü ve zayıf yönlerimiz nelerdir, takdir ettiğimiz özelliklerimiz nelerdir? Aslında genel potansiyelimizin farkına varıp özellikle desteğe ihtiyaç duyduğumuz alanlarımızda kendimize şefkat ve merhamet ile yaklaşmalıyız.

En değerli hedefiniz kendinizi sevmek ve kabul etmek olsun. Siz kendi içinizde değerinizi artırdıkça, başkaları da sizin değerinizi daha çok bilecek. Siz başarılarınızı olduğu kadar hatalarınızı da kabul ettikçe, başkaları sizi hatalarınızla vuramayacak. Başkalarının başına geldiğinde onlara karşı affedici olduğunuz ama kendi başınıza geldiğinde kendinize karşı suçlayıcı olduğunuz tüm tecrübeleriniz için önce kendinize kucak açın, kendinizi sahiplenin ve sevin çünkü siz bunu hak ediyorsunuz!

Benimle iletişim kurmak, paylaşımlarımı takip etmek ve online/yüz yüze terapi hizmeti almak için @klinikpsikologbetulcavlak Instagram hesabımı takip edebilirsiniz.

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Neden onaylanmaya böylesine ihtiyaç duyuyoruz?

Betül Cavlak Akdaş: TED Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra uzmanlığını Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünden onur öğrencisi olarak almıştır. Yüksek lisans tez konusu "Yetişkin Bireylerin Ebeveynleşme Olgusunda Obsesif İnanışların ve Kaygı Düzeylerinin Rolü"dür. İş hayatına özel bir kurumda devam eden Uzman Klinik Psikolog/Yazar Betül Cavlak Akdaş, online olarak terapi yaparak da danışan görmektedir. Ruh sağlığı alanında almış olduğu Bilişsel Davranışçı Terapi, Objektif Testler, MMPI, Aile Danışmanlığı, Sanat Terapisi gibi eğitimlerinin yanında, psikoloji bilimine yazılarıyla da katkı sağlamayı hedefleri arasına almıştır. Daha önce farklı dergilerde de Yazar olarak bulunan Betül Cavlak Akdaş'ın, "Erteleme Davranışı", "Mimari Yapı ve Psikoloji", "Benlik Saygısı" konuları üzerine araştırma projeleri mevcuttur. Ayrıca, Türkiye Buz Pateni Federasyonu bünyesinde İl Hakemliği yapmaktadır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale