X

Kendinizi özgürleştirin: Korku – kontrol döngüsünü kırmak

Kendinizi kontrolcü bir insan olarak tanımlar mısınız? Ya da soruyu şu şekilde değiştirerek soralım: Siz mi korkularınızı kontrol edersiniz, yoksa korkularınız mı sizi kontrol eder?

Psikologlara göre kontrol tutkunu insanlar, bu özellikleri sayesinde hayatta hiçbir şeyden korkmadıklarını ya da korkularının onları etkilemesine izin vermediklerini söylüyor. Peki ya durum başkaysa? Yani kontrol tutkumuz aslında korkularımızı maskelemek için takındığımız sanal bir tavırsa?

İlginizi çekebilir: Korkunun esiri olmadan mutluluğu yakalamanın formülü

Kontrolcü davranışınızın kökeni ne?

Her kontrolcü davranış biçiminin yıkıcı bir etkiye sahip olduğunu iddia etmek pek de doğru olmaz. Bunun için öncelikle kontrolcü davranışın kökenine ve ortaya ilk çıktığı alanı analiz etmek gerekir. Eğer hayatınızı daha da iyileştirmek ya da her şeyi “kusursuzlaştırmak” gibi bir amaç yüzünden kontrolcü davranışlar sergiliyorsanız, bu davranış iç dünyanızda güvence duygusu arayışında olduğunuzu gösteriyor olabilir.

Veya yaşanabilecek olaylar karşısında sadece bir B planı yapmakla yetinmeyip her sonucu tahmin etmeye ve buna göre stratejiler üretmeye çabalıyorsanız, belirsizlik duygusu sizi fark etmeden feci şekilde korkutabilir. Bu noktada hayatın kanunu olan spontane akışa ayak uydurmakta güçlük çekmeniz kaçınılmaz olabilir.

Korku ve kontrol döngüsü

Bazı endişe ve korkular yüzünden aşırı kontrolcü bir davranış biçimine girebilir ve bu davranış biçimi içindeyken bile işlerin istediğimiz gibi gitmeme ihtimalini düşünüp korkuya kapılabiliriz. İşte bu ardışık davranışa korku – kontrol döngüsü adı veriliyor. Bu döngüyü bir noktada kıramamak kişiyi aşırı saplantılı bir ruh haline sokarak, büyük ve anlamlı resmi görmek yerine önemsiz detaylarda boğulmasına neden olabiliyor.

Gerçekte neden korkuyoruz?

Hayatımızı son derece kontrolcü bir şekilde yaşamaya çalışırken aslında pek çok farklı amacımız oluyor. “Mükemmel”e ulaşmak, daha az hayal kırıklığına uğramak, sosyal açıdan daha az yara almak ve maddi – manevi kayıp yaşamamak gibi. Ancak kendi içimizde kutsadığımız tüm bu amaçlar için koşulsuzca kontrol etmeye çalışmak yerine kendinize şu soruları sorarak spontane yaşamak için bir adım atabilirsiniz:

  • Şimdiye kadar hayatta gerçekten neyi kontrol edebildim?
  • Neyi neden kontrol ediyorum?
  • Başınıza gelmesinden delicesine korktuğunuz şeyler neler?

Elinize bir kağıt kalem alarak, bu üç soruyu en dürüst halinizle yanıtlamak sizin için son derece iyi bir başlangıç olacaktır.

 

Kaynak:

Lifehack.org

 

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale