X

Kendinize liderlik edebilirsiniz: Liderlik gelişiminize katkıda bulunacak varsayımlar

Bu makalede, insanlara, geleceğe, kendine, liderlik gelişimine en büyük etkiyi ve yatırım getirisini yaratmak için ne gerektiğine dair bazı varsayımları ve fikirleri paylaşacağım.

Varsayım 1: Geçmişteki liderlik anlayışlarımız ve yaklaşımlarımız, günümüz dünyasının çeşitliliği, karmaşıklığı ve belirsizliğine uyum sağlamak ve bu dünyada gelişmek için yetersiz kalmıştır. Liderleri ve liderliği nasıl geliştirdiğimize dair kesin bir pivot ve değişiklik olmadan, bu yaklaşım ve anlayışlar yarın daha da az etkili olacaklar.

Varsayım 2: İşin geleceğinde liderlik herkes için temel bir beceridir. (Aslında her zaman öyleydi.) Başkalarına liderlik etmiyor olabilirsiniz, ancak hayatınızın, eğitiminizin ve işinizin her alanında kendinizi nasıl yöneteceğinizi bilmek, diğer her şeyin temelidir.

Varsayım 3: En uygun olanın hayatta kalması, “en güçlünün hayatta kalması” ile değiştirilecektir. Burada “gelişme”, canlılık üreten işe eşittir ve en uygun olan, uyum sağlama, büyüme ve çeviklik, kırılganlık, canlılık ile liderlik etme yeteneğine ve kapasitesine sahip olanları tanımlar.

Varsayım 4: Kendi kendine liderlik için kapasite ve yetenekle doğarız. Gelişim yıllarımız ve eğitimimiz boyunca bu yeteneği nasıl kullanacağımız konusunda çok fazla rehberlik almamış olsak da, asla çok geç değildir.

Varsayım 5: Kendi kendine liderlik, boyadan önceki astardır. Ya da demirbaşlardan ve mobilyalardan önce temel… Kendimizi lider olarak tanımadan liderlik stratejilerini ve taktiklerini uyguladığımızı ve olma tarzımızın yaptığımız her şeyi nasıl etkilediğini düşünürsek, çabalarımız etkisiz ve hatta zararlı olabilir.

Tersine, liderlik edenler olarak yaptığımız şey, başkaları ve gezegen üzerinde bir etkiye sahiptir. Kendi hayatımızın yazarı, yönetmeni ve baş aktörü ve başkalarıyla birlikte yaratıcıları olarak öne çıktığımızda, var olma ve ilişki kurma şeklimizde yaptığımız küçük değişiklikler, hayatımız üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Ailelerimizi, topluluklarımızı ve gezegenimizi de etkileyebiliriz.

Gelecekteki bir makale ve podcast dizisinde, kendi kendine liderliğin üç direği hakkında daha fazlasını paylaşacağım. Ancak şimdilik bu kısa tanıtımı sunacağım:

Kendi kendine liderlik sütunu 1 – Güç: Bir faillik duygusuyla hareket etmek. Aksiliklere ve koşullara rağmen yaratma ve liderlik etme konusunda tam sorumlulukla bireyler olarak kendimizi gerçekleştirme dürtümüzü entegre etmek.

Kendi kendine liderlik sütunu 2 – Amaç: Kendimizden daha büyük bir şeyi takdir etmek ve onunla bağlantı kurmak. Var olana karşı minnet duygusuyla, başkalarının yaşadıklarına karşı empatiyle ve yarattığımız etkiyle ilgili tam sorumluluk duygusuyla hareket etmek.

Kendi kendine liderlik sütunu 3 – Varlık: Sabit ve genellikle sınırlayıcı senaryolarımızı askıya alma ve bir dizi farklı insan, bakış açısı ve olasılık ile birlikte yaratmaya hazır, tamamen mevcut ve uygulanmış olarak ortaya çıkma yeteneği ve kapasitesi.

Bu üç sütun birlikte geliştirildiğinde, insanların başarılı olduğu ekipler ve kültürler yaratmasına, kendi hayatı için ise uyumlu ve bütünleştirici liderler olmamıza yardımcı olur. Ve liderlik gelişimine yatırım getirinizi katlanarak artırabilirler.

Bir soru ile yazının sonuna geliyorum: Hayatınızdaki herkes kendi kendine liderlik temelinde hareket ediyor olsaydı ve işlerinde başarılı olsalardı, bunun hayatınız üzerinde ne gibi bir etkisi olurdu?

5 Aralık Pazartesi günü Campusplus Bursa’da 20.00-22.00 saatleri arasında fiziksel olarak gerçekleştirilecek bu atölye çalışmasında Gelecek Tasarımı atölyesi ile adım adım ilerleyen bir süreci paylaşacağım.

Katılım ve detaylı bilgi almak için Instagram hesabım üzerinden bana ulaşabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Yeni normalde yeni kariyer yönelimleri

Işıl Çetinkaya: Anka Koçluk Okulundan temel koçluk eğitimlerini tamamladıktan sonra Amerika University of Northwest "Yönetici Koçluğu ve Mentörlük" yüksek lisans programı "Transaksiyonel Analiz", "Gestalt Psikoloji", "Bilişsel ve Pozitif Psikoloji", "Sistemik Takım Koçluğu", "Fasilitasyon" alanlarında eğitim görmektedir. Ayrıca Analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung koçluk ekolüne bağlı Jungian Coaching School’dan eğitimler almıştır. Yalnızca Hedeflerinize ulaşmak değil, gerçek öz benliğiniz ile temas kurup yaşamınızda kalıcı ve sürdürülebilir değişiklikler yapmalarına yardımcı olan Jung Teorisi, Doğu Maneviyatı ve Sosyal Sinirbilime dayalı bir koçluk modelini uyguluyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale