X

Kendini dinlemek: Tek yapman gereken akan suyu takip etmek

Çok söyleyecek söz yok, derinden akan yeraltı sularının şıkırtılarıyla ilerliyoruz. Öyle çağlayanlardan, fırtınalardan bahsetmeye kalksak sanki kulaklarımız tırmalanacak. Soğuk kış günü, her yeri kapatmış, şömine etrafında usulca ısınan bebeler misali, odun çıtırtısını ninni yapmış içimizde akan yeraltı sularının şarkılarını dinliyoruz.

Ara ara karanlık mağaraların en karanlık pasajlarında tınıyor debisi, ürksek de, dışarıda tipi var, mecbur buradayız… 
İçerisinin ve dışarısının tınıları farklı, “tin”i farklı!

Sanki her geçen gün biraz daha aşağılara iniyoruz, yavaşlamanın başka bir katmanında, dinlemenin, “kendini dinlemenin” bir başka haline deviniyoruz. Aklımıza eskiye dair o anı geldiğinde, isyanla “hayır, suçlu ben değilim” diyen, direnmeden dinlemeye az daha gönüllü sanki… 
Bu acelecisizlik, çocukluğa dair bir his, okul öncesine. Ondan sonra asla yaşamadığımız. Ama okuldan önce… Hep olduğun yerdeydin! Sanki hiç doğmamış gibi ananın karnından. Kangurunun yavrusu misali biraz da cepte dolaştığımız zamanlar hani… Tadı geldi mi diline?
Şimdi yine ordayız.

Sadece senin bildiğin o beden kokusu, ağız tadı içinde. Karında, yumak gibi duruyoruz.
Daha merkezden, daha yargısız bakıyoruz biriktirdiklerimize. Bu dolaştığımız yerlerde, her şey çok hassas çünkü. Öyle büyük laflar edip, çığlıklar atabileceğimiz yerler değil. Mazallah, bir haykırışta çökertiveririz kristal mağaranın duvarlarını!
Biz sadece usul usul akan yer altı suyunun peşinden gidiyoruz, sessizce, ılık nefeslerle…
Kabaca süpürdüğümüz kimliklerin, maskelerin ardında duran acının kilometrelerce derine gömülmüş tohumuna bakmaya gidiyoruz. Öyle “baltalar elimizde…” şarkılarıyla hoyratça yürüyerek değil, cücelerimizin hepsini dışarıda bırakarak!
Zarafetle.
saygıyla.
Nezaketle.
Şefkatle.
Keskinlikle.
Kusursuz bir acımasızlıkla.
Çırılçıplak.
Sessiz yürü, çok sessiz… Gafil avlamak için değil, saygıdan, terbiyeden.
Burası kutsal alan. Burası, sadece senin girip senin değiştirebileceğin senin kabenin toprakları. Burası senin kitabının yazıldığı yer.
Bu yolculuk, mabedine yolculuk.

Hislerin, yeraltı kaynak suları. Usulca, kendi zihninin gürültüsünden kurtularak, sessizce takip et onları. Seni karanlık düşlerine, anılarına çekse bile, az bir mesafeden izle ve geç. Akan suyu takip et, bazı yerler o kadar sıkışık olacak ki, iyice incelip küçülmen gerekecek, eğ boynunu ufal ve geç oralardan. Sakın dağılıp bırakma, su yolu senin yolun. Usulca yürü, yumuşacık sakin adımlarla… Sonra hiç beklenmedik o düzlükte bulacaksın mabedinin kutsal alanını.
Sadece akan suyu takip et.
Sadece ağzındaki tadı, bedendeki kokuyu takip et.
Zihnine, gözüne başka bir şey karıştırtma. Saf ol, safi sen ol.
Yargısız ve savunmasız.
Şimdi orada otur ve sadece;
Dinle.

İlginizi çekebilir: İçinizdeki tombul cücelere kulak asmayın: Yarın yok, şimdi var

Esra Uyman: Lise yıllarında başlayan kişisel gelişim, ruhsal gelişim ve metafizik konularına duyduğu yoğun merak onu yurt içi ve yurt dışında birçok özel eğitim çalışmalarına katılmaya yönlendirdi. İlk eğitmenlik diplomasını ‘World Initiatives School of Esoteric Studies’den alan Uyman’ın katıldığı çalışmaların bazıları; Organizasyon Konstelasyonu, Aile Sergileri, Vernon Frost eğitimleri, Louis Franco’dan aldığı çeşitli eğitimler, Anthony Robbins Unleash the Power Within San Jose semineri, Charlie Morlay Lucid Dreaming eğitimi, Tayland da Tantrik Yoga (RYT-200) eğitmenliği eğitimi, Peru, Amerika, Şili, G.Afrika ve Türkiye’de katıldığı Şamanik çalışmalar ve seremonilerdir. Bunların yanı sıra TGA İleri Seviye Metafizik Semineri, Ziya Azazi’nin Dervish in Progress Çalışması gibi pek çok özel çalışmaya katıldı ve eğitmenlik eğitimini aldı. Masssuma Altın Enerji I-II enerji uyumlamasını alan Esra Uyman, Avi Gören-Bar Jungian Coaching School (ICF) (ACSTH) dan koçluk sertifikasını aldı. Tüm bu çalışmalar ve eğitimlerle kendi uyanış deneyimini birleştiren Esra Uyman, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor. Kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, çarpıcı bir vizyon ve perspektif değişimi sunan, yaşamda üstlendikleri sorumluluklarda anlam bulmalarını sağlayan, merak, heyecan ve umut duygularını yükselten, tüm insanlık deneyiminin derinliğini kavramaya yardım eden ve çarpıcı yüzleşmeleri şefkatle yaşamalarını sağlayan eğitimler gerçekleştiriyor. Yaşamın Sorumluluğunu Almak, Kendimiz Olmak, Bizi Engelleyen İnançlar, Metafizik ile Özgürleşme Yolculuğu, Seçimlerimiz ve Biz, Gözlemci Bilinci, Nefes ve Meditasyon Teknikleri başlıkları altında kurumlara webinar ve uygulamalı eğitimler veriyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale