X

Kendi içinize bakın: İyilik hayatın neresinde?

“Benim dinim çok basit; benim dinim iyilik.” Dalai Lama

Hayatımız boyunca evham içindeyiz… Bir öğrenciyken okulu bitirmek için, üniversitedeyken iyi bir iş bulabilmek için, mezun olduğumuzda iyi bir eş bulabilmek için ve bir aile kurduğumuzda ise iyi çocuklar yetiştirebilmek için evhamlanıyoruz… Andan sonrayı düşünürken, sonraya odaklanırken, bugünü çoktan unutup gidiveriyoruz… Hal böyle olduğunda bu koşuşturmanın içinde kimiz, nereden geldik, nasıl geldik, ve en önemlisi bugün bu yazımızın da konusu olan “ne için geldik” soruları aklımızın ucundan bile geçmiyor…

Bazılarımız için hayatın amacı başarılı olmak oluyor, bir okul, bir master, bir doktora derken yıllar geçiyor. Diğerlerimiz için hayatın amacı para oluyor, iyi bir iş, yeni bir araba, sonra daha iyi bir iş ve sonra yeni bir ev ve henüz bunlar bize “yetmemeye” başlamışken bizler sonraki işimizi, sonraki arabamızı, sonraki evimizi, sonraki çantamızı, sonraki pahalı saatimizi düşünüyoruz…

Ben bu yazımda sizlerle birlikte bambaşka bir noktaya gidelim istiyorum. Bu yoğun, dur durak bilmeyen, her an yeni hedeflerle, yeni isteklerle yeni “elde edileceklerle” aklımızın ve kalbimizin dopdolu olduğu bu akışa “İyilik bunun neresinde?” sorusu ile yaklaşalım!

Evet, yanlış okumadınız, iyilik bizim hayatlarımızın hangi noktasında duruyor? Bir araba daha eksik almak ama “o muhteşem eksikliğimizi” belki de 3 gencecik üniversite öğrencimize burs vermek ile doldurmak mümkün müdür? Bugün bir salata için ödediğimiz önemli paraları, belki de karnını 3 gündür doyuramamış olan çocuklarına yemek götürmek üzere dilenmeye mahkum olmuş bir anne ile “paylaşmak” mümkün müdür? Milyarlar harcadığımız düğün törenlerimizde biraz olsun “farkındalık” yaratmak üzere lösemili çocuklar için yardım toplamak mümkün müdür? Onlarca takımızın birazını olsun bu ihtiyaç sahipleri için kullanmayı seçmek mümkün müdür?

İyilik bunun neresinde? Belki de sabah uyandığımızda işe giderken sırf sokakta kuşları besleyebilmek üzere bir simit kadar küçük bir ayrıntıda saklıdır iyilik… Belki de karşıdan karşıya geçerken yürümek için çokça emek veren ayağı incinmiş bir teyzeye yardım elimizi uzatmak kadar yanıbaşımızdadır… Belki de henüz bulunduğumuz şehre ailesinden ve sevdiklerinden koparak kocaman bir üniversite okumak için gelmiş olan gencecik bir kız çocuğuna korkmaması, kendisini ailesinin yanında gibi hissetmesi ve en önemlisi dünyada hala iyi (ama gerçekten iyi) insanlar olduğuna inanması ve biraz olsun inanmaya devam edebilmesi için kol kanat germektir, bir bardak demli çayı ikram etmektir iyilik… İyilik bunun neresinde diyeceksiniz?

İyilik her ay heyecanla beklediğimiz maaşın bize evren tarafından bahşedilmesine teşekkür etmeyi bilip, bunu paylaşabilecek kadar bu teşekkürü daha da büyütmek üzere niyet edebilecek kadar alçak gönüllü olmaktadır belki de… Sadece 25 lira, sadece 20 lira, sadece X lira olması fark etmez iyilik olması için. Ve evet biliyorsak iyiliğin ne kadar “kocaman” olduğunu, bizim ölçülerimizle “ölçüp biçilemeyecek” kadar küçük veya büyüklüğü yoktur aslında gerçek iyiliğin… O yalnızca “iyiliktir” güzelliktir parıl parıldır iyi niyettir…

İyilik bunun neresinde? İyilik kimseye hesap vermeyi kimseye göre kıyaslamayı gerektirmez. O kadar “kolaydır ki” fakat işte burada bize bir yazı yazdıracak kadar da “zordur ki” gerçekten gönülden kalpten tüm samimiyetimizle iyilik olabilmek… Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız hayatınıza “iyilik bunun neresinde?” sorusuyla bakmanızı dilerim…

Kendinize sorun iyilik sizin bu yaşam zamanınızın, size bahşedilmiş olan bu muhteşem yaşamın neresinde? Sabah kalktığınızda paylaştığınız bir gülümsemede mi, balkonda “yaşam” yolunuza eşlik eden küçük menekşeye bir bardak su vermekte mi, sevgili annenizi küçücük bir hediye ile sevindirmekte mi, iyilik bunun iyilik hayatınızın neresinde? Belki cevabınız “bilemiyorum” oldu… Olsun! Geç değil gelin küçük küçük başlayalım, bir çocuğumuza burs verelim, ihtiyacı olan bir kimseyi sevindirelim, bilgimizi, elimizdekileri, bize bahşedilenleri gönlümüzün verdiği ölçüde açmayı paylaşmayı ve paylaşarak çoğaltmayı deneyelim…

İşte iyilik burada… İşte iyilik hayatımızda… İşte iyilik bizlerle birlikte bu evrenin en güzel köşelerinde… İşte iyilik kalplerimizde… İşte iyilik ruhlarımızda… İşte iyilik burada!

 

İlginizi çekebilir: Açık, net ve çelişkisiz olmak: Hayalleri gerçeğe dönüştürmek için reçete

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale