X

Kendi hikayenizi yazın: İnsanların hakkınızda neler söylemesini isterdiniz?

“Eli görmeyen kişi, yazıyı kalem yazdı sanır…”
Mevlana Celaleddin Rumi

Belki de kendimizce iyi bir dostuz. Belki kendimizce kıymetli bir çalışanız. Belki kendimizce emek vereniz, paylaşanız, yapanız, ter dökeniz… Belki kendimizce “nasıl olsa bir gün daha aynı şekilde geçirecek” olanız… Belki kendimizce kendimiz için bu dünyada en bulunmaz olanız… Belki kendimizce kendimiz için her şey bizden sorulmalı, her şeyi en doğru bileniz, her şeye yetişeniz, her şey tabii ki bizden sorulacaktır…

Peki kendimizi anlatan, bizi anlatan kendi referansımız mıdır? Yoksa başkalarının bizim için, bizim arkamızdan söyledikleri mi? Aradaki bu ince çizgiyi sizlerle birlikte değerlendirelim istiyorum bugün bu yazımda… Bir insanın gerçekliği kimin yorumu kadardır? Bir insan birine göre çok çalışkan ise ve diğerine göre aslında sadece öylesine çalışıyor ise bu insanın gerçekte “ne olduğuna” kim nasıl karar verecektir?

Biz buna kendimizi yorumlamak diyoruz. Kendimize genel olarak kendi penceremizden bakmaktayız. Peki bir şey olduğunu düşünelim; o anda hayattan silindik diyelim, bizi arayan bir kişi bile olur mu? Bizim yokluğumuzu hisseden bir kişi olur mu? “Nerede, ne yaptı, neden gelmedi, ihtiyacımız var” diyen olur mu?

İşte bu soruların hepsi bizim için… Hayata kattığımız anlamı, hayatta bulunduğumuz yeri, hayatın bizim için anlamını, önemini genel olarak tek pencereden görmekteyiz. Kendi penceremizden… Kendimiz, kendimizin arkasından konuşacaklarımız ile değerlendirmekteyiz. Fakat bu hayata gelmemizin çok ama çok önemli bir sebebi daha var; diğerlerine hizmet etmek, diğerleri ile paylaşmak, diğerlerine bize verilmiş olan hediyelerden bahşetmek, diğerlerinin hayatlarına dokunabilmek…

Bu yüzden hayat bizim kendimizi yorumlamamız ile “değer” bulamamaktadır… Yıllar önce çok sevdiğim birini kaybettiğim bir cenazede, hiç tanımadığım biri evine gelip onun yemeğinden yeme şansını bulduğunu söylemişti… Lezzeti, güzelliği, tazeliği ile o yemek ve misafirperverlik hala aklından silinmemişti… Gülümseyerek hatırlıyordu. Güzel sözler ve güzel dilekleriyle… İşte hayatın anlamı budur. Bir gün geldiğinde ve biz kendi hakkımızda konuşamadığımızda diğerleri bizim için konuşacak; paylaştıklarımızla, yaptıklarımızla, verdiklerimizle, kazandırdıklarımızla, gösterdiklerimizle, büyüttüklerimizle…

Ve o gün geldiğinde biz kendimizi için tek kelime bile söyleyemeyeceğiz… O gün geldiğinde başkaları bizim arkamızdan konuşacak, evet… Evet, düşünün bir, sizin güzel hikayeniz nasıl hatırlanacak? Yardımsever olarak mı, önemli bir kişilik olarak mı, sanatkar olarak mı, yoksa sadece yoldan geçen bir teyzenin elinden tutup da karşıya geçmesine yardımcı olmuş biri olarak mı, küçücük çocukları sevindirmek için elinden geleni yapan olarak mı, kocaman kalpli bir anne olarak mı? Söyleyin, sizin hikayeniz nasıl hatırlanacak?

İlginizi çekebilir: Zamana yetişemeyenlere bir sır: Sizden öte yar yok

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale