X

Karşınızdaki kişileri kolayca etkilemenizi sağlayacak pratik iletişim becerileri

Günlük hayatta farkında olmadan sergilediğimiz bazı davranışlar ve mimikler, karşımızdaki insanlar üstünde tahmin edemeyeceğimiz etkiler bırakabiliyor. Konuşurken ellerimizi nasıl hareket ettirdiğimizden bakışlarımıza kadar vücut dilimizle ya da kelimelerimizle ifade ettiğimiz düşünceler ve bu düşüncelerin karşımızdaki kişiler tarafından nasıl algılandığı, o kişiyle olan iletişimimizin doğrultusunu belirleyen en önemli şeylerden biri.

İletişiminizde kullanacağınız küçük ancak etkili bir kaç yöntem, karşınızdaki kişilerde ummadığınız etkiler bırakabilir. Pratik ve etkili iletişim becerilerini Uplifers olarak sizler için derledik;

Arkadaş grubunuzla bir aradayken herhangi bir konuya gülüyorsanız, içgüdüsel olarak gruptaki en yakın olduğunuz ya da kendinizi en yakın hissettiğiniz kişiye bakarsınız.

Gergin ve endişeli hissettiğiniz zamanlarda sakız çiğnemek ya da bir şeyler yemek sizi rahatlatır. Bir şeyler çiğnediğinizde ya da yemek yediğinizde, beyniniz temel ihtiyaçlarınızın karşılandığı sinyalini alır ve vücudun gerginliğini azaltır.

Biri size sinirlendiğinde sakinliğinizi korumanız, karşınızdaki kişiyi daha fazla sinirlendirir ve sonrasında duyduğu pişmanlık ve suçluluk duygusunu artırır.

Birisine soru sorduğunuzda o kişiden tam olarak istediğiniz cevabı alamıyorsanız, uzun süreli göz kontağı kurun ve hiç bir şey söylemeden, yalnızca gözlerinin içine bakın. Cevap veren kişi verdiği cevabın yetersiz olduğunu düşünecek ve açıklama yapmaya devam edecektir.

Etrafımızdaki uyarıcılara karşı verdiğimiz duygusal tepkilerin yüzümüzde yarattığı mimikler, duygunun pekiştirilmesine neden olur. Bu nedenle sebepsiz yere de olsa gülümsemeye başladığınızda kendinizi mutlu hissedersiniz.

Karşınızdaki kişiyle konuşurken ya da yazışmalarınızda ‘’Bence…’’, ‘’Bana göre…’’ gibi ifadeler kullanmayın. Söylediğiniz şeylerin sizin fikriniz olduğunu belirtmeniz gereksizdir ve özgüveninizin düşük görünmesine sebep olur.

İş görüşmesine gitmeden önce, görüşme yapacağınız kişinin eski bir arkadaşınız  olduğunu hayal edin. Bu, durumunuzun daha çok farkında olmanızı, empati kurabilmenizi ve kendinizi daha rahat hissetmenizi sağlayacaktır.

Çevrenizdeki insanlarla olan iletişiminizde mutlu olduğunuzu karşı tarafa hissettirdiğinizde ve ilgi dolu davrandığınızda, gelecek sefer bu kişiler size daha fazla ilgi gösterecek ve sizinle görüşmekten daha mutlu olacaklardır. Bu, köpeklerin insanlar üstünde sıkça kullandığı bir stratejidir.

Stresin vücutta yarattığı etkiler, çok mutlu ve enerjik olduğumuzda görülen fiziksel tepkilerle aynıdır (derin nefes almak, hızlı kalp atışları gibi). Kendinizi stres altında hissettiğiniz durumları meydan okuma gibi algıladığınızda, stresinizin mutluluğa dönüştüğünü görebilirsiniz.

Grup çalışmalarında sorumluluk almak istediğinizde ya da öne çıkmak istediğinizde, yöneticilerinizin ya da size görev verecek kişinin yanına oturun. Birine fiziksel olarak çok yakın olmanız, o kişinin kendisini tehlikede hissetmesine ve tehdit unsurunu ortadan kaldırmak için isteklerinize olumlu olarak cevap vermenize neden olur.

Bir çok kişi mükemmellik ve özgüven arasındaki farkı açıklayamaz. Bu nedenle ne yapıyor olursanız olun, o işi çok iyi yaptığınızı ve kendinize güvendiğinizi karşınızdakine hissettirebildiğiniz sürece karşınızdaki kişiden saygı görürsünüz.

Müşterilerle bire bir ilişki içinden olduğunuz bir işiniz varsa (bankacılık, kasiyerlik gibi) oturduğunuz masanın arkasına müşterilerin kendilerini görebilecekleri bir ayna koyun. Kaba ve asık suratlı görünmek istemeyecekleri için size karşı çok daha nazik ve güler yüzlü olacaklardır.

Biriyle tanıştığınızda göz renginin ne olduğunu dikkatlice inceleyin. Bu, farkında olmadan o kişiyle uzun süreli göz kontağı kurmanızı ve karşınızdaki kişinin size daha sıcak davranmasını sağlayacaktır.

Hoşlandığınız kişiyle olan ilk buluşmanızda, heyecanlı deneyimler yaşayabileceğiniz bir yer tercih edin. Bu, o kişinin sizi heyecan ve mutluluk duygularıyla bağdaştırmasını sağlayacaktır.

Karşınızdaki kişiyle konuşurken gizlice ayaklarına bakın. Ayakları size dönük değilse, muhtemelen konuşmaktan sıkılmıştır.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale